Bu araştırmanın amacı, Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) görev yapan İngilizce öğretmenlerinin, üstün yetenekli öğrencilere yabancı dil öğretimi sürecinde karşılaştıkları güçlükleri belirlemek ve bu güçlüklerin çözümüne yönelik öneriler geliştirmektir. Çalışma, nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) yaklaşımıyla yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen ve ... ilindeki BİLSEM’lerde görev yapan 10 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcıların verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş; kodlar, kategoriler ve temalar aracılığıyla sistematik biçimde değerlendirilmiştir.
Bulgular, öğretmenlerin yabancı dil öğretiminde üç temel boyutta zorluk yaşadıklarını göstermektedir: (1) Müfredat boyutu, (2) Öğretmen motivasyonu ve mesleki doyum, (3) Öğrenci profili ve bireysel farklılıklar. Müfredat düzeyinde en sık dile getirilen sorunlar; program standardizasyonu eksikliği, uygulama birliği yetersizliği ve materyal desteği sınırlılığı olmuştur. Öğretmen motivasyonu boyutunda çok yönlü iş yükü, zaman baskısı, öz-yeterlik belirsizliği ve kurumsal destek eksikliği öne çıkmıştır. Öğrenci profili açısından ise dil yeterlik düzeyi, ilgi alanı, sosyoekonomik durum ve teknoloji erişimi farklılıkları öğretim sürecini zorlaştıran temel faktörler olarak belirlenmiştir.
Araştırmanın sonuçları, BİLSEM’lerde yabancı dil öğretiminin niteliğini artırmak için esnek ancak yönlendirici bir çerçeve programın oluşturulması, farklılaştırılmış öğretim yaklaşımlarının yaygınlaştırılması, bölgesel mentorluk sistemleri ve açık kaynaklı materyal paylaşım ağlarının geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, öğretmenlerin mesleki doyumunu güçlendirmek için kurumsal destek, ödüllendirme ve ekip çalışmasına dayalı yapıların güçlendirilmesi önerilmektedir.
This research investigates the challenges that English teachers in Science and Art Centers (BİLSEMs) face while teaching foreign languages to gifted students and offers practical, evidence-based recommendations to address these challenges. Adopting a phenomenological approach within the qualitative research tradition, the study involved ten English teachers working in BİLSEMs across the province of …., selected through purposive sampling. Data were collected through semi-structured interviews designed by the researcher. The data obtained were analyzed using content analysis and evaluated systematically through codes, categories and themes.
The analysis indicated that teachers encountered difficulties in three interconnected areas: (1) curriculum and instructional design, (2) professional motivation and well-being, and (3) student diversity and individual learning needs. Within the curricular dimension, the absence of a standardized framework, inconsistencies in practice, and limited access to suitable materials emerged as key issues. In relation to teacher motivation, participants frequently mentioned challenges such as heavy workloads, limited preparation time, uncertainty about teaching efficacy, and a lack of institutional support. Concerning student diversity, variations in proficiency levels, interests, socioeconomic background, and access to technology were seen as major factors complicating classroom dynamics.
Overall, the findings emphasize the importance of developing a curriculum framework that balances flexibility with coherence to enhance the effectiveness of foreign language instruction in BİLSEMs. The study recommends promoting differentiated teaching strategies, establishing regional mentoring and collaboration networks, and creating open-access platforms for sharing teaching resources. Additionally, strengthening institutional support structures, recognition and reward mechanisms, and collegial professional communities could foster greater motivation and satisfaction among teachers.