Kodak'ın hikayesi, inovasyon ile dijital dönüşümün zorlukları arasındaki etkileşimi içerir. George Eastman tarafından kurulan Kodak, fotoğrafçılıkta önemli ilerleme kaydederek bir mükemmellik standardı oluşturdu. Ancak şirketin dijital dönüşüme uyum sağlayamaması düşüşe yol açtı ve bu durum iflasın eşiğine gelmesiyle sonuçlandı. İlk dijital görüntüleme cihazının mucidi olmasına rağmen Kodak, kimliğini ve iş modelini yeniden tanımlamayı başaramadı. Film geliştirme konusundaki tarihsel odağı ile yeni nesil dijital paradigma arasındaki bu kopukluk, yerleşik iş kimliklerinin “yeniliği” nasıl engelleyebileceğini gözler önüne sermektedir. Çağdaş analizde Kodak'ın yolculuğu, fotoğrafçılıkta ve daha geniş kurumsal bağlamlarda erişilebilirlik ve uyarlanabilirliğin önemini işaret etmektedir. Liderlik kararları, katı iş modelleri ve teknolojik gelişmeleri benimsemenin zorlukları arasındaki etkileşim, dijitale uyum sağlayamamanın getirdiği çöküş nedeniyle kurumsal gerilemenin uyarıcı bir öyküsüdür. Kodak'ın izlediği yol, dijital çağda inovasyon ve iflasın dinamiklerine ilişkin kritik bilgiler sunarak, değişen pazar koşulları karşısında sürekli gelişimin gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu çalışmada, fotoğrafçılık alanındaki değişimler iki rakip firma olan Kodak ve Fujifilm özelinde ortaya konuldu ve Kodak’ın inovasyon yolculuğu, foto muhabirlik ve medya üzerine etkisi ele alındı. Buna ilaveten dijitalleşme sürecinde Kodak’ın çöküşü irdelendi. Kodak örneği, inovasyonun sadece yeni ürünler geliştirmek değil, aynı zamanda iş modellerini ve şirket kültürünü de dönüştürmek anlamına geldiğini göstermektedir.
Kodak's story illustrates the interplay between innovation and the challenges of digital transformation. Founded by George Eastman, Kodak made significant advances in photography and set a global standard of excellence. However, the company's failure to adapt to the digital transformation led to a sharp decline and near bankruptcy. Despite inventing the first digital imaging device, Kodak was unable to redefine its identity and business model. This disconnect between its historic focus on film development and the emerging digital paradigm illustrates how entrenched business identities can stifle innovation. Contemporary analysis of Kodak's journey underscores the importance of accessibility and adaptability in photography and broader business contexts. The interplay between leadership decisions, rigid business models, and the challenges of embracing technological advances is a cautionary tale of corporate decline due to collapse brought on by failure to adapt to digital. Kodak's path provides critical insight into the dynamics of innovation and bankruptcy in the digital age, emphasizing the necessity of continuous improvement in the face of changing market conditions. In this study, the changes in the field of photography were revealed specifically in the context of two rival companies, Kodak and Fujifilm, and Kodak's innovation journey, its impact on photojournalism and media were discussed. In addition, the collapse of Kodak during the digitalization process was examined. The Kodak example shows that innovation means not only developing new products, but also transforming business models and company culture.