Osmanlı İmparatorluğu sosyal yapı ve kültürel yönden kozmopolit bir özellik göstermiştir. Bu özelliği itibariyle siyasal ve toplumsal olaylardan daha hızlı bir şekilde etkilenmek suretiyle çöküş süreci hız kazanmıştır. Yusuf Akçura tarafından 1904 yılında Kahire’de yayımlanan Üç Tarz-ı Siyaset adlı ünlü makale bu kozmopolit yapı içerisinde devletin içinde bulunduğu sorunlara çözüm üreten manifesto niteliğinde olmuştur. Akçura Üç Tarz-ı Siyaset’te öncelikle Osmanlıcılık, sonra İslamcılık son olarak da Türkçülük fikrinin Osmanlı’nın içinde bulunduğu sorunlara uygulanabilirliğini olumlu ve olumsuz özellikleri iç ve dış engeller bakımından analiz etmiştir. Üç Tarz-ı Siyaset’te kültürel, sosyal yönlerden olduğu kadar tarihi, siyasi ve ideolojik yönlerden de önemli tespit ve değerlendirmeler ortaya konulmuştur. Bu açıdan Üç Tarz-ı Siyaset siyasi tarih yönünden çağına göre oldukça ileri denebilecek bir analiz ile gelecekteki Türk Dünyası gerçeğine ve dış politikaya ışık tutacak nitelikte olmuştur. Üç Tarz-ı Siyaset içerisinde Türkçülük, devletin kurucu unsuru konumundaki Türklerden oluşan imparatorluğun kozmopolit yapısından ulus devlet yapısına geçiş sürecinde ideolojik olarak kaynak etmesi bakımından kuramsal bir temel oluşturmuştur. Bu özelliklerinden dolayı Üç Tarz-ı Siyaset, yazıldığı tarihten sonra üzerinden bir asırdan fazla süre geçmesine rağmen tarihi, siyasi ve ideolojik yönlerden önemini ve güncelliğini korumaya devam etmektedir.
The Ottoman Empire showed a cosmopolitan characteristic in terms of social structure and culture. Due to this characteristic, the process of collapse accelerated by being affected more rapidly by political and social events. The famous article titled Üç Tarz-ı Siyaset (Three Styles of Politics), published by Yusuf Akçura in 1904 in the Turkish newspaper in Cairo, was a manifesto that produced solutions to the problems of the state within this cosmopolitan structure. In Üç Tarz-ı Siyaset, Akçura first analysed the applicability of the ideas of Ottomanism, then Islamism and finally Turkism to the problems the Ottoman Empire was facing in terms of their positive and negative features and internal and external obstacles. In Üç Tarz-ı Siyaset, important determinations and evaluations have been put forward in terms of cultural and social aspects as well as historical, political and ideological aspects. In this respect, Üç Tarz-ı Siyaset has shed light on the reality of the Turkic World and foreign policy in the future with an analysis that can be called quite advanced for its time in terms of political history. Within the Three Styles of Politics, Turkism constituted a theoretical basis in terms of its ideological source in the process of transition from the cosmopolitan structure of the empire consisting of Turks, the founding element of the state, to the nation-state structure. Due to these characteristics, Üç Tarz-ı Siyaset continues to maintain its historical, political and ideological importance and topicality even though more than a century has passed since it was written.