Bu çalışma, Yukarı Çukurova’da (Osmaniye) XVI. yüzyıldan günümüze çeltik üretiminin tarihsel süreç içerisindeki değişimini, mekânsal örgütlenmesini ve nihayetinde ortadan kalkış sürecini tarihî coğrafya perspektifiyle incelemektedir. Araştırma, farklı dönemlere ait arşiv ve istatistik verilerini bütüncül bir yaklaşımla ele almakta; XVI. yüzyıl mufassal tahrir defterleri, XIX. yüzyıl salnameleri ve Cumhuriyet dönemi tarım istatistiklerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmektedir. Çeltik üretim alanları, su kaynakları, topoğrafya, alüvyal toprak özellikleri ve yerleşme düzeniyle ilişkilendirilmiş; lokalizasyon yöntemi kullanılarak tarihsel üretim sahalarının günümüz mekânsal karşılıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bulgular, XVI. yüzyılda Ceyhan Nehri ve kollarına bağlı alüvyal taban arazilerinin çeltik üretiminin temel mekânsal zeminini oluşturduğunu ve üretimin Osmanlı iaşe politikaları kapsamında hassa ve öşür sistemi aracılığıyla sıkı biçimde denetlendiğini ortaya koymaktadır. XVI. yüzyılda yaklaşık 292 ton olarak hesaplanan üretim, Cumhuriyet dönemi tarım istatistiklerinde 1938 yılında 3.490 tona ulaşmıştır. Ancak durgun suya dayalı üretim modelinin sıtma riskini artırması nedeniyle getirilen yasal sınırlamalar, bataklıkların kurutulması uygulamaları ve üreticilerin yerfıstığı ile pamuk gibi daha yüksek gelir sağlayan ürünlere yönelmesi, çeltik tarımının giderek gerilemesine yol açmıştır. 1990’lı yıllardan itibaren üretim Kadirli havzasında yoğunlaşmış, 2017 yılında 91 ton seviyesine kadar düşmüş ve bu tarihten sonra bölgede ticari ölçekte çeltik üretimine ilişkin herhangi bir kayıt tespit edilememiştir. Sonuç olarak çalışma, çeltik üretiminin sona erişini fiziki coğrafi potansiyelin yetersizliğinden çok çevresel sağlık riskleri, devlet müdahalesi ve üreticinin değişen ekonomik tercihleri bağlamında açıklamaktadır.
This study examines the historical transformation, spatial organization, and eventual disappearance of rice production in Upper Çukurova (Osmaniye) from the sixteenth century to the present within a historical-geographical framework. The research adopts a comprehensive and comparative approach by analyzing archival and statistical sources from different periods, including sixteenth-century Ottoman cadastral-tax registers (mufassal tahrir defterleri), nineteenth-century provincial yearbooks (salnames), and agricultural statistics from the Republican era. Rice production areas are evaluated in relation to water resources, topography, alluvial soil characteristics, and settlement patterns, and historical production sites are localized to identify their present-day spatial correspondences. The findings indicate that in the sixteenth century rice cultivation was concentrated on the alluvial lowlands irrigated by the Ceyhan River and its tributaries and was strictly regulated under Ottoman provisioning policies through the hassa and tithe systems. Rice production, estimated at approximately 292 tons in the sixteenth century, reached 3,490 tons in 1938 according to Republican-era agricultural statistics. However, legal restrictions imposed because of the malaria risks associated with stagnant-water cultivation, the drainage of marshlands, and producers’ shift toward more profitable alternative crops such as peanuts and cotton gradually led to the decline of rice farming. From the 1990s onward, production became concentrated in the Kadirli basin, fell to 91 tons by 2017, and thereafter no official record of commercial rice cultivation in the region has been identified. The study concludes that the disappearance of rice production resulted not from environmental inadequacy but from public health concerns, state intervention, and changing economic preferences of producers.