






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL), Yıl 2024 Sayı Cilt 10 Sayı 4</title>
    <link>https://smartofjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3075</link>
    <description>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>İhracatçı İşletmelerin Karşılaştıkları Lojistik Sorunlar Ve Covid 19’un Etkisi: Konya Gıda Sektörüne Yönelik Bir  Araştırma</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76096</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76096</guid>
      <author>Hamza UsluFatih Cura ,Mine Üzümcüoğlu </author>
      <description>Küreselleşme sürecinde, ulusların birbirleriyle olan ticaretlerinde lojistik süreçlerin sorunsuz bir şekilde yürütülmesi durumu önemini giderek arttırmaktadır. Firmaların hem yerel hem de uluslararası pazarlardaki faaliyetlerini kusursuz biçimde gerçekleştirebilmeleri adına lojistik sorunları iyileştirici çalışmalar ve rekabet adına sürdürülebilir lojistik performansı ile ilişkili kavramlar ön plana çıkmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmada, ihracatçı işletmelerin karşılaştığı lojistik sorunlar ele alınmış ve bu sorunlar lojistik firmaların sunduğu hizmet kalitesi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, Covid 19 pandemi sürecinin ihracatçı firma faaliyetleri üzerindeki etkileri ayrıca irdelenmiştir. Bu doğrultuda; çalışmada öncelikle literatür taramasına yer verilmiş ve konuya ilişkin kavramların tanımları, sınıflandırmaları, süreçleri ve benzer çalışmalar ortaya konulmuştur. Daha sonra, araştırma verilerinin toplanması amacıyla alan araştırması yapılmış, ilgili firmalara anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya Konya ilinde gıda sektöründe faaliyette bulunan ve ihracat yapan 73 adet firma katılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, işletme içi ve işletme dışı (ulusal) çevrede karşılaşılan lojistik sorunlar ile lojistik hizmet kalitesi arasında anlamlı ilişkilere ulaşılmıştır. Aynı zamanda işletme dışı (uluslararası) çevrede karşılaşılan sorunlar ve Covid 19’un etkileri ile çalışılan lojistik firmaların hizmet kalitesi arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Online Learning Attitude and Communication Proficiency in Emergency Distance Education: Insights from Tourism Students </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76785</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76785</guid>
      <author>Meltem Altınay Özdemir </author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Müşteri E-Şikâyetlerinin Değerlendirilmesi: Öz Has ve Cesur Bingöl Turizm</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76372</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76372</guid>
      <author>Zeki Gürbüz</author>
      <description>Şikâyetler, memnuniyet üzerine kuruludur. Memnuniyet de müşteri yorumlarına bağlıdır. Bu araştırmada Bingöl ilinde faaliyet gösteren Öz Has Bingöl ve Cesur Bingöl Turizm firmalarını tercih eden müşteri şikâyetlerinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda ilgili firmalar ile yolculuk yapan müşterilerin www.şikayetvar.com sitesinde 01.01.2023 - 29.04.2024 tarihleri arasındaki 348 şikâyeti incelenmiştir. Bu çalışmada www.şikayetvar.com sitesinde iki firmaya yönelik şikâyetler içerik olarak seçilmiştir. Şikâyetlerin tamamı incelendikten sonra bu şikâyetlerin hangi konulara yönelik olduğu belirlenerek kategorilere ayrılmıştır. Araştırmada kelime bulutu analizinde daha net bir görünümün elde edilebilmesi amacıyla nicel araştırma yöntemlerden frekans tekniği de kullanılmıştır. Analiz sonucunda müşterilerin her iki firmaya yönelik en fazla şikâyette bulunduğu konuların başında otobüs kalkış – varış zamanlarının uyuşmaması ve firma personelinden de çok fazla memnun kalmadıkları tespit edilmiştir.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hardt ve Negri’nin Çokluk Kavramı Çerçevesinden Müzik Olgusundaki Çokluğun Olanakları </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76461</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76461</guid>
      <author>Ramazan Ertel </author>
      <description>Fordist dönemden postfordist döneme geçilmesiyle birlikte üretim tüm toplumsal alana yayılmış ve gayri maddi metalar egemen hale gelmiştir. 1968 yılında başlayan toplumsal hareketler fordist dönemin yol açtığı bir bunalımın sonucu ortaya çıkmış ve sermayenin üretimde postfordist bir dönüşüme gitmesine neden olmuştur. Hardt ve Negri gibi otonomist yaklaşımın temsilcileri de biyopolitika kavramını çokluk yaklaşımlarının merkezine oturtarak, bir özgürleşim çerçevesi çizmektedirler.  Müzik duygulanımsal emek olarak kitleleri harekete geçiren ve bir araya getiren bir güç olarak 68’li yılların politik ruhunun yayılmasında rol oynamıştır. Müziğin zaman ve mekândan bağımsız olarak yayılma imkânın yeni iletişim teknolojileri ile birlikte ortaya çıkmasıyla birlikte farklı müzik tarzları birbirine eklemlenerek çokluğa katkı sunduğu düşünülmektedir.  70’li yıllarda radyonun egemen bir iletişim teknolojisi olarak kullanıldığı çağda bile kitleleri dönemin konjonktürel ruhuna uygun bir şekilde bir araya getirebilmiş, engelleri kaldırmış ve bireylerin politik duruşunun sesi olarak iktidara meydan okumuştur. Müzik bünyesinde barındırdığı aura ile tekillikleri bir araya getirme ve sınırları ortadan kaldırma gücüne sahiptir. Günümüzde ise bu güç maksimum seviyeye çıkmıştır. Bu bağlamda bu çalışmada müzik olgusu çokluk ve biyopolitika kavramları ile birlikte müzikteki çokluk olanakları tartışılmaktadır. Çalışmamızın ana problemini oluşturan “müzikteki çokluk imkânları” sorunsalı,  Avrupa’da ortaya çıkan müzik türleri ile bu türlerin Türkiye’ye yansıması ve Şilili bir feminist grup olan “Las Tesis”in protesto şarkısının tüm dünyada kısa zamanda politik bir direniş akımına dönüşmesi örnekleri üzerinden tartışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okuma Güçlüğünü Gidermede Pratik Stratejilerle Erken Okuryazarlığa Yardım (Helps) Akıcı Okuma Stratejisinin Önemi </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76515</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76515</guid>
      <author>Nesrin Özdoğan Şahin İBRAHİM COŞKUN </author>
      <description>Okuma becerisi kişilerin  günlük yaşam içerisinde   bağımsız yaşayabilmeleri için önem arz eden beceri olarak yer almaktadır. Bireylerin hayatları süresince kullanacakları   temel bilgi edinme yollarından biri okuma becerisidir. Okuma becerisi ilkokul kademesinde  kazanılan temel beceriler içerisinde yer almaktadır. Bireylerin büyük bir kısmı  ilköğretim birinci sınıfta okumayı öğrenir  ve  öğrenim hayatlarının büyük bir kısmını da okuma materyallerinde sunulan bilgileri okuyarak edinirler. Ancak bazı öğrenciler için okuma öğrenmekte zorluk çektikleri ve akıcı okumada sıkıntı yaşadıkları bir beceri olarak yer almaktadır. Okuma sürecini tamamlayabilseler dahi  bu beceriyi uygun  şekilde yerine getirmekte, akıcı okumada, okuduğunu anlamada sorun yaşamaktadırlar. Okul ortamında bu zorluğu yaşayan öğrenciler akranları tarafından dışlanmakta ve akran zorbalığına maruz kalmaktadırlar. Türkiye’ de özellikle temel eğitim kademelerinde okuma güçlüğüne sahip  çok sayıda öğrencinin  mevcut olduğu bilinmektedir. Okuma güçlüğüne sahip olan öğrencilere sahip aileler ve  öğretmenler bu durum ile nasıl baş edeceklerini bilememektedirler. Ancak  öğretmenler  ve aileler için akıcı okuma yetersizlikleri için   faydalanabilecekleri birçok yöntem ve strateji  bulunmaktadır. Bu stratejilerden biri olan  HELPS akıcı okuma stratejisi okuma güçlüklerinin giderilmesinde  ve akıcı okuma becerilerini geliştirilmesinde etkilidir. Yapılan bu çalışma   HELPS akıcı okuma stratejisinin okuma güçlüklerinin gidermedeki önemini ele alan derleme araştırmasıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Nuri Bilge Ceylan Sinemasının Resimsel ve Sinematografik Bakımdan Anlatımı</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76584</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76584</guid>
      <author>Evrim Özeskici Murat Çalışkan </author>
      <description>Fotoğrafın icadıyla beraber sanatta büyük değişimler yaşanmaya başlamıştır. Fotoğraf ve sinema, tıpkı resim gibi sanatın birer parçaları olmayı başarmışlardır. Plastik sanatların ün kazandığı bu süreçte yeni ve önemli sanatçılar ortaya çıkmıştır. Nuri Bilge Ceylan, fotoğraf ve filmleriyle önemli sanatçılardan biri olmayı başarabilmiştir. Ceylan, sahnelerinde toplumsal çelişkileri, insanın kendisiyle ve toplumla olan sorunlarını ele almaktadır. Sahnelerinde, geniş ve kuşbakışı bir görünüme yer vererek izleyiciye aktarmıştır. Ceylan’ın sahneleri, sinematografik ve resimsel bakımdan incelendiğinde, Pieter Bruegel’in kuşbakışı manzaraları, Rembrandt’ın ışık-gölge sahneleri, Cezanne’ın mekân-figür kompozisyonları ve Caspar David Friedrich’in yalnızlık sahnelerinin resimsel ve üslupsal etkileri fark edilmektedir. Özellikle Pieter Bruegel’in resimlerindeki doğa ve insanın bütünlüğü, kuşbakışı manzaraları ve geniş bir peyzaj içerisine konumlanan farklı fakat eş zamanlı olay örgülerini, Nuri Bilge Ceylan’ın sahnelerinde de görebilmek mümkündür. Filmlerinde durağan sahnelere, sıradan ve günlük olaylara yer veren sanatçı yaşamın içinde var olan herhangi bir anın filme konu olabileceğini göstermektedir. Ceylan’ın filmleri bu bağlamda Tarkovsky sinemasıyla ve Rus edebiyatının durağanlığıyla benzerlik göstermektedir. Ceylan’ın filmlerinde Çehov tarzı öykücülüğü sinematografik açıdan görebilmek mümkündür. Araştırma kapsamında Nuri Bilge Ceylan’ın sahnelerinin özellikle Pieter Bruegel resimleriyle olan ilişkileri incelenmiş, Nuri Bilge Ceylan’ın fotoğraf ve film sahneleriyle Pieter Bruegel’in resimleri karşılaştırılarak gözlemlenmiştir. Araştırmanın bulgular ve resimlerle desteklenerek anlatımı güçlendireceği öne sürülmüştür.                   &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tarih Öğretmen Adaylarının “Dijital Okuma” Tutumu Üzerine Bir İnceleme </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76724</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76724</guid>
      <author>Tuba Şengül Bircan </author>
      <description>Teknolojinin hâkim olduğu 21.yüzyılda dijitalleşmenin okuma kültürüne etki ettiğini ve dijital okuma eyleminin bireyler arasında arttığını görmekteyiz. Dijitalleşmenin ortasına doğan neslin eğitiminde yönlendirici olan öğretmenlerin dijital yeterliklerinin geliştirilmesi oldukça mühimdir. Bir becerinin gelişiminde o beceriye ilişkin tutum ve bakışın etkisini inkâr etmek zordur. Dijital okumanın tarih gibi okuma ağırlıklı alanlarda ders stratejilerini çeşitlendirmesi, alanın öğretmen ve öğretmen adaylarının dijital okuma tutum ve yeterliklerini sorgulatmaktadır. Bu bağlamda tarih öğretmen adaylarının dijital okuma tutumlarını incelemek üzere çalışma, İç Anadolu Bölgesindeki üniversitelerde eğitim gören 160 tarih öğretmen adayı ile e-posta yoluyla gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmada “Dijital Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği (DOTÖ)” (Yurdakal ve Susar-Kırmızı, 2021) kullanılmıştır. Ölçeğin Cronbach-alpha güvenirlik katsayısı 0,86 olarak hesaplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS (27.0) paket programından yararlanılmış ve gerekli istatistiki teknikler kullanılarak analizler yapılarak, sonuçlar yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; tarih öğretmen adaylarının dijital okuma düzeyi yüksek olarak bulunmuştur. Öğretmen adaylarının dijital okuma tutumlarının cinsiyete, sınıf düzeyine, dijital kitap okuma tercihine göre değişmediği tespit edilmiştir. Tarih öğretmen adaylarının dijital okuma tutumları ile günlük dijital okuma süreleri arasında; 1 saat ve altı dijital okuma yapan adaylar ile 2-3 saat dijital okuma yapan adaylar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Antagonistic Death of Pinocchio as a Modern Protagonist</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76772</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76772</guid>
      <author>Funda Özşener </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;Pinokyo, Karakterin Ölümü sorunsalında, -hikâye her iki finaliyle de- sıra dışı bir modern insan metaforu yaratır. O, edebi açıdan protagonist olarak yaratılmasına rağmen finalde antagonist olarak öyküden ayrılacaktır. Bu durum Fuchs’un, Karakterin Ölümü (1996) adlı kitabında dile getirdiği, karakterin sonu anlayışının, Beaver öncesi ve sonrasını da kapsayan tespitleriyle örtüşme gösterir. Modern bir karakter olarak; Leave It to Beaver (1957-1963)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;televizyon dizisinin ikonik, çocuk kahramanı olan Theodore Cleaver (The Beaver/Kunduz) 1979 yılında, Leave It to Beaver Is Dead adlı performans gösterisinde, Dennis adıyla tekrar karşımıza çıkmış ve alegorik anlamda, çoktan sonlanmış modern kendisinin, artık bambaşka bir dünyadaki, postmodern yaşam deneyimlerine dâhil olmuştur. Pinokyo da tıpkı Beaver (Theodore-Dennis) gibi iki kez ölür ya da sonlanır fakat onun edebi ölümleri, tarihsel olarak modernizm içinde meydana gelir. Postmodern anlamda karakterin ölümü, Pinokyo açısından yazarın öngörülerinin, yaratıcı işaretlerinin –büyük olasılıkla erken- teorik açıdan zengin, izlerini taşımaktadır. Yoksa Pinokyo, daima canlıdır. Ölümü ile sadece geçiş (protagonistten, antagoniste) yaşamıştır. Dennis’in ise başından beri ya çocuk ya da tıp fakültesini terk ederek şehrine dönen bir delikanlı olarak protagonist rolü hiç değişmemiş fakat edebi değerler silsilesi içinde, her zaman önce antagonist sonra da ölü olarak kalmıştır. Bu çalışma Pinokyo hikâyesi üzerinden, karakter ölümleri problematiği çerçevesinde, kıyaslamalı olarak gerçekleştirilmiştir. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özel Güvenlik ve Koruma Programlarında Yer alan Öğretim Elemanlarının 2023-2024 Eğitim Öğretim yılında Yapmış Oldukları Akademik Çalışmalara Yönelik Nitel Bir Çalışma</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76777</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76777</guid>
      <author>C. Gazi UçkunAykut Tosun ,Orkun Konak  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı üniversitelerde Mülkiyet Koruma bölümü altında yer alan Özel Güvenlik ve Koruma Programında yer alan öğretim Elemanlarının 2023 -2024 Eğitim Öğretim yılı içersinde yapmış oldukları akademik çalışmaları ve öğretim elemnalarının akademik ünvan dağiılımlarını incelemektedir. Araştırmada konusunu oluşturan bigiler Google arama motoru ve üniversitelerin elektronik sayfalarında yapılan tarama sonucu elde edilmiştir. Bu çalışma; 2023- 2024 Eğitim Öğretim döneminde yapılan verilerle sınırlıdır. Çalışmada elde edilen veriler, Öğretim elemanlarının akademik çalışmaları ve unvan dağılımı doğrultusunda değerlendirilmiştir. Araştırma nitel tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar incelendiğinde Programda görev yapan toplamda 163 Öğretim elemanı olduğu ve öğretim elemanlarınında 2022-2023 akademik yılında 218 gibi bir yayın çalışması yaptıkları görülmüş, ancak yapılan bu 218 çalışmada sadece 18 tanesinin çalışmaya bahsi geçen Özel Güvenlik ve Koruma Programı ile alakalı olduğu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman';"&gt;tespit edilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Aborijin Efsanelerinde Ateş Motifi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76845</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76845</guid>
      <author>Semih Yılmaz Cemal Özdemir </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Dünyanın yaşayan en eski kültürüne sahip Aborijinler, binlerce yıldır nesilden nesile sözlü olarak aktarılan efsaneleriyle de incelenmesi gereken bir fenomendir. Aborijin efsanelerinde inançtan yaşam felsefesine, uyulması gereken yasaklardan ve kurallardan avcılığa; doğum, evlilik, ölümle ilgili ritüellerden doğayı tanıma ve ondan faydalanma adına her türlü bilgiye ulaşılabilir. Günümüzün taş devri insanları olarak adlandırılan Aborijinlerin ateşi nasıl bulup kullandıklarına dair de pek çok efsaneleri vardır. Ateş motifi dünya mitolojisinde en fazla kullanılan doğa motiflerinden biridir. Bu çalışmanın amacı Aborijin efsanelerinde ateş motifinin nasıl kullanıldığına dair bir araştırma yaparak elde edilen bulguların diğer mitolojilerdeki benzerliğine dikkat çekmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi, gözlem ve röportaj teknikleri kullanılmıştır. Araştırma süresinde İngilizce ve Türkçe kaynaklar taranmış, bazı Aborijin kabileleriyle bir süre zaman geçirilerek efsaneleri ile ilgili ilk kaynaktan veriler toplanmıştır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;  &lt;/span&gt;Araştırmanın sonucunda Aborijin efsanelerinde ateşin bulunması ile ilgili anlatılan bilgilerin farklı kültürlerin efsanelerinde anlatılanlarla benzerlik taşıdığı görülmüştür.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni Dışavurumculuk: Resmin Geri Dönüşü</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76853</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76853</guid>
      <author>Ayhan Sönmez  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 0cm; line-height: normal; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;Bu makale, 1980’lerde ortaya çıkan Yeni Dışavurumculuk akımının, postmodern sanat dünyasında nasıl bir “yeniden doğuş” sağladığını inceler. Yeni Dışavurumculuk, özellikle Amerika ve Avrupa’da, modernist sanat anlayışlarına meydan okuyarak, daha duygusal ve subjektif bir ifade biçimini benimsemiştir. Bu çalışma, akımın kökenleri, temel özellikleri ve önemli temsilcilerini ele alırken, sanatçıların eserlerindeki yenilikçi teknik ve temaları da değerlendirmektedir. Ayrıca, Yeni Dışavurumculuk akımının sanat eleştirisi ve sanat piyasası üzerindeki etkilerine değinilmekte, akımın sanatsal ifade ve anlamlandırma üzerindeki yenilikçi yaklaşımları incelenmektedir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 0cm; line-height: normal; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;Araştırmanın ilk aşamasında, tarihsel ve kültürel geri plana dayanarak, Yeni Dışavurumculuğun kökleri ve sanat dünyasındaki gelişimi üzerinde durulmuştur. Daha sonra, akımın estetik yansımaları, kuramsal altyapısı ve farklı ülkelerdeki sanatsal ifadeleri üzerinde yoğunlaşılmıştır. Her bir ülkeden birer sanatçı seçilerek, üç sanatçının sanat anlayışı ve belirgin eserlerinin analizi yapılmış, böylece akımın evrensel ve yerel yansımaları ortaya konmuştur. Veri toplama süreci, genel tarama modeline uygun olarak kitaplar, akademik dergiler ve güvenilir internet kaynaklarından yararlanılarak gerçekleştirilmiş; elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Sanatçıların eserlerindeki içerik ve ifade biçimlerindeki yenilikler incelenmiştir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 0cm; line-height: normal; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;Bu çalışma, Yeni Dışavurumculuğun sanatın sınırlarını nasıl zorladığını ve sanatın toplumsal meseleler ile bireysel ifadelerde nasıl yeni perspektifler açtığını göstermektedir. Bu, sanatın evrensel bir ifade aracı olarak sürekli gelişim gösterdiğini ve kültürel diyaloglara yeni boyutlar kazandırdığını ortaya koymaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yazma Güçlüğüne Yönelik Sınıf Öğretmenlerinin Görüşleri</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76928</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76928</guid>
      <author>Muamber Yılmaz </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Yazma güçlüğü, bireyin bilişsel ve eğitim seviyesinin gerektirdiği yazma becerilerini sergilemede geride kalmasıdır. Yazma güçlüğüne sahip öğrenciler, sınıf içindeki yazma etkinliklerinde akranlarına yetişemezler, sürekli geride kalırlar. Bu tür öğrencilerin yazmayla ilgili ev ödevlerini tamamlamaları uzun zaman alır. Nitelikli harf üretemedikleri için, hatalı ve okunması güç bir yazı ortaya koyarlar. Harfleri satır üzerinde uygun yere yazmazlar, harfler ve kelimeler arasındaki uygun boşlukları ayarlamazlar. Yazı üretmeyle çok fazla meşgul oluklarından dolayı yazmada stres yaşarlar. Bu araştırmanın amacı yazma güçlüğüne yönelik sınıf öğretmenlerinin görüşleri incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 öğretim yılında Bartın il merkezinde görev yapan 20 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma betimsel modeldedir. Çalışmada, araştırmacı tarafından hazırlanan ve 5 maddeden oluşan yarı yapılandırılmış görüş formu kullanılmıştır. Görüşme formunun hazırlanmasında uzman görüşü alınmıştır. Araştırmanın verileri sınıf öğretmenlerinin yarı yapılandırılmış görüşme sorulara verdikleri cevaplardan elde edilmiştir. Verilerin analizince içerik analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin frekansları alınmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin yarıdan fazlası, yazmada en fazla harflerin yazılış yönlerini karıştırma sorunu ile karşılaştıkları, yazma güçlüğünün sebebi olarak öğretmenlerin yarıdan fazlasının öğrencilerin ince motor kaslarının yeterince gelişmemiş olduğu,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; color: #212529; mso-fareast-language: TR;"&gt;sınıf öğretmenlerinin yazma güçlüğü yaşayan öğrencilere en fazla dikte çalışması yaptırdığı,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt; yazma güçlüğü konusunda sınıf öğretmenlerinin kendilerini yeterli gördükleri, yazma güçlüğünün giderilmesine yönelik sınıf öğretmenlerinin dikte çalışmasını önerdiği yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Köprülü Kanyon Milli Parkı’nın Jeomorfositleri ve Turizm Potansiyeli (Antalya)</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76955</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76955</guid>
      <author>Mehmet Ali Özdemir Oğuzhan Çırak </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu araştırmada Orta Torosların karstik kuşağı içinde yer alan, 1972 yılında Milli park statüsüne dahil edilen ve 1. derece doğal sit ve arkeolojik sit statüleri ile de korunmakta olan Köprülü Kanyonu Milli Parkı’nın Dünyada nadir bulunan eşsiz doğa harikası jeomorfositleri ve turizm potansiyelleri ele alınmıştır. Araştırma alanı sınırları içerisindeki jeomorfolojik açıdan ilgi çekici ve turistik değere sahip jeomorfositleri ortaya çıkarmak, tanıtmak ve bilimsel tanıtımını yapmak amacıyla kapsamlı ve sistematik jeomorfosit çalışması yürütülmüştür. Yatay yapıdaki çalışma sahasının karstik arazileri üzerindeki tektonik hareketler ve flüviyal süreçlerin etkili olduğu Köprülü Kanyon Milli Parkı’nın başta dik yamaçlı derin kanyonları olmak üzere şelale, mağara, düden, ırmak adası, antropojenik kökenli anıt yer şekilleri, konglomera sütunları, konglomera karstı, lapyalar ve kaya kompleksleri gibi jeomorfosit alanları belirlenmiş, bu alanların jeomorfolojik oluşum ve gelişimi süreçleri açıklanarak, turizm potansiyeli Kubalikova 2013 yöntemi ile değerlendirilmiştir. Kubalikova 2013 göre de Köprülü Kanyon Milli Parkı jeomorfositlerinin turizm değeri 5 başlık altında ele alınmıştır. Birinci grupta; jeomorfositlerin merkezi değeri olan bilimsel ve içsel değeri, ikinci grupta; eğitim yönü ile çevre ve eğitim içeriğini vurgulayan eğitim değeri, üçüncü grupta; yerel halka fayda ve turistlere memnuniyet sağlayan ekonomik değeri, dördüncü grupta; sürdürülebilirlik, arazi korunması ve planlaması gibi ilkelere dayandırılan koruma değeri, son olarak beşinci grupta; kültürel ve ekolojik yönleri de alan katma değerine yer verilmiştir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gelenekselden Dijitale Tv Yayıncılığının Dönüşümü: Medya Çalışanları Üzerine Bir Araştırma </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77055</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77055</guid>
      <author>Uğur Kahraman </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-bidi-theme-font: minor-bidi;"&gt;Televizyon, kitle iletişim araçları içerisinde birden fazla duyuya hitap edebilme özelliğiyle insanlar tarafından uzun yıllar boyunca çok fazla ilgi gören bir mecra olmuştur. Ancak internet teknolojisinin yaygınlaşması, yakınsak teknolojilerin gelişmesini hızlandırmış bunun sonucu olarak da kullanıcının içeriğe ulaşma şekli tamamen değişmiştir. Televizyon özellikle de son yıllarda çok daha fazla kullanıcı tarafından takip edilmeye başlanan dijital medya platformları karşısında izleyici kaybetmiştir. Dolayısıyla da geleneksel televizyon yayıncılığı eski gücünü geri kazanmak adına bir değişim ve dönüşüm çabası içine girmiştir. Geleneksel televizyon yayıncılığının aksine dijital medya platformları birçok farklı teknolojik cihazdan erişilebilir olması, zaman ve mekân kavramından bağımsız olarak izlenebilmesi, geleneksel televizyon yayıncılığındaki gibi belli bir yayın akışına bağlı kalmak durumunda olmaması, geleneksel televizyona göre reklam ve sansür gibi olgulardan bağımsız hareket etmesi ve en önemlisi zengin ve kaliteli içerik sunmasıyla televizyon karşısında çok daha avantajlı bir konum elde etmiştir. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-bidi-theme-font: minor-bidi;"&gt;Bu araştırmanın amacı, geleneksel televizyon yayıncılığının dijital platformlar karşısında geçirdiği dönüşümü bizatihi sektörün içinde çalışan dolayısıyla da dönüşüme tanıklık eden medya çalışanlarının gözünden anlatmaktır. Araştırmanın yöntemi, nitel araştırma yöntemleri çerçevesinde ilerlemiş, veri toplama tekniği olarak derinlemesine görüşme yöntemi kullanılmıştır. Amaçlı örneklem çerçevesinde tipik durum örnekleme yöntemi ile CNN Türk televizyonunda çalışan 10 medya çalışanı araştırmaya örneklem olarak seçilmiştir. Araştırma sonucunda geleneksel televizyon yayıncılığının özellikle ülkemizde dijital dönüşüme yeteri kadar ayak uyduramadığı ve bu değişime gerekli refleksi gösteremediği takdirde özellikle günümüz çocuklarının büyümesiyle çok daha az bir izler kitle tarafından takip edileceği sonuçlarına varılmıştır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Belleğin Yeniden İnşası Bağlamında Zhang Xiaogang’ın Resimleri</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77102</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77102</guid>
      <author>Bülent Bulduk </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Zhang Xiaogang (1958, Çin), çağdaş Çin sanatının önde gelen ressamlarından biridir. Çin’de yaşanan Kültür Devrimi (1966) hem hayatının hem de sanat hayatının en önemli kırılma noktası olmuştur. Çalkantılı bir gençlik süreci yaşayan Xiaogang, Sichuan Güzel Sanatlar Enstitüsünde sanat eğitimi aldı (1977). Sanatçı, ülkesini ve kişisel yaşamını etkileyen devrim sürecini ve sonrasını sanat pratikleri bağlamında dramatik ve sembolik göstergelerle inşa etmiştir. Kimlik, bellek ve aile kavramları ekseninde dönüp duran Xiaogang’ın çalışmaları Çin’in yakın siyasi tarihinin kültürel zeminine oturmaktadır. Xiaogang, kişisel hayatının çelişkilerinden ve uyumsuzluklarından beslenmektedir. Bu uyumsuzluk ve çelişkiler zinciri onun sanatında dinamik göstergeler olarak değil birbirini tekrarlayan imgelerle açığa çıkmaktadır. Bu araştırma kapsamında Çin sanatının en ünlü ressamlarından Zhang Xiaogang’ın kişisel belleğinin etkisiyle ortaya çıkan sanat pratikleri anlatılmaya çalışılacaktır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pandemi E-Çapraz Satın Alma Davranışını Nasıl Etkiledi? Türk Tüketicilerle Bir Araştırma</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77170</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77170</guid>
      <author>Mustafa AslanÇağrı Selman İğde ,Elif Kocagöz </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-theme-font: minor-fareast; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-no-proof: yes;"&gt;Çalışmanın amacı, tüketicilerin e-çapraz satın alma davranışını, algıladıkları fayda, fiyat avantajı, impulsif ve panik satın alma eğilimleri ve deneyim alanı açısından incelemektir. Bu inceleme, Covid-19 pandemisi öncesini yansıtan genel dönem ve pandemi süreci şeklinde bir ayrımda kurgulanan çeşitli modeller aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel araştırma tekniklerinden anket yöntemi kullanılmış, kolayda örnekleme yöntemiyle 417 katılımcıdan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Pandemi öncesi dönemde sergilenen genel e-çapraz satın alma davranışını, algılanan fiyat avantajı ve impulsif satın almanın açıkladığı; pandemi döneminde ise bu değişkenlerle birlikte panik satın almanın da e-çapraz satın alma davranışı üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Deneyimin yer aldığı modellerde ise açıklayıcılık oldukça yükselmiş, ancak modellerin işleyiş mekanizması önemli ölçüde değişmiştir. Bulgular sonuç bölümünde uygulamacılar ve izleyen araştırmalar açısından tartışılarak açıklanmıştır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Atıl Kalmış Doğal Taş Ocaklarının Yeniden Kullanımı</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77176</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77176</guid>
      <author>Şenay Çabuk </author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-left: 2.0pt; mso-element-top: .25pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p style="margin: 0cm 0cm 12pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt;Teknolojik ilerlemeler ve nüfus artışı, toplumsal yapıda ve doğal kaynakların kullanımında önemli değişikliklere yol açmaktadır. Madencilik faaliyetleri, enerji ve yapı sektöründe kullanılan hammaddelerin temini için kritik öneme sahiptir. Özellikle doğal taş ocakları, hızlı kentleşme ve kentsel dönüşüm projeleriyle artan hammadde talebini karşılamada önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, bu faaliyetlerin çevresel etkileri de göz ardı edilmemelidir. Madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerini en aza indirmek ve sürdürülebilir kaynak kullanımını teşvik etmek için çeşitli yöntemlerin uygulanması gerekmektedir. Bu yöntemler hem çevreyi koruma hem de madencilik endüstrisinin sürdürülebilirliğini sağlama noktasında hayati önem taşımaktadır. Terk edilmiş taş ocaklarının rehabilitasyonu ve yeniden kullanımı, çevresel sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda açısından oldukça önemli bir konudur. Bu ocakların dönüşümü, sadece doğal güzellikleri geri kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda toplum için yeni rekreasyonel ve kültürel alanlar yaratır. Atıl kalmış doğal taş ocaklarının rehabilitasyon ve yeniden kullanım projeleri, çevresel etkileri azaltmak, doğal kaynakları verimli kullanmak ve topluma hizmet eden alanlar yaratmak açısından incelenmesi ve analiz edilmesi gereken bir konudur. Bu tür projeler, atıl durumda olan bu alanların ekonomiye kazandırılması ve sosyal fayda sağlanması açısından da önemlidir. Bu çalışma kapsamında ele alınan mimari ölçekteki yeniden kullanım uygulamalarının dünyadaki örnekler üzerinden incelenmesi ve farklı işlevlerle topluma kazandırılmış bu alanların tasarım yaklaşımlarının tespit edilmesi ile ülkemizde bilinilirliği az olan bu konuya dikkat çekilmiş olacaktır. Makalede gerçekleştirilen bu &lt;span style="color: black; mso-color-alt: windowtext; background: white;"&gt;analiz çalışmasının atıl durumda olan doğal taş ocaklarının potansiyellerinin belirlenmesi ve bu alanlara nasıl yeni işlevler kazandırılabileceği konusunda önemli ipuçları vermesi beklenmekte, elde edilen bu ipuçlarının benzer projelerin planlanması ve uygulanması aşamasında rehberlik edeceği düşünülmektedir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çalışan Kadınların Saç Tasarım Tercihlerinde Sosyal Medyanın Etkisi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77177</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77177</guid>
      <author>Emine Koca Serdar Kurnaz </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Çalışan kadınların saç tasarım tercihlerinde sosyal medya kullanımının etkisini belirlemenin amaçlandığı bu betimsel araştırmada; genel tarama modelleri arasından ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Hatay ilinde yaşayan, kamu ve özel sektörde çeşitli meslek dallarında çalışan sosyal medya kullanıcısı kadınlar arasından tesadüfi örnekleme ile seçilen 401 kadın çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. &lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Araştırmanın verileri, alt amaçlara yanıt verecek şekilde geliştirilen ölçme aracı (anket) ile toplanmıştır. &lt;/span&gt;Çevrimiçi olarak uygulanan anket ile katılımcıların demografik özellikleri, çalışan kadınların saç tasarım tercihlerinde etkili olan faktörler, çalışan kadınların sosyal medyayı kullanım amaçları ve saç tasarımına yönelik platformları takip etme durumları, çalışan kadınların sosyal medyada beğendikleri saç tasarımlarını kendilerine uygulama durumları frekans tabloları ile sunulmuştur. Demografik özellikler ile saç tasarım tercihlerine etki eden faktörler ve sosyal medyada beğenilen saç tasarımlarını uygulama durumları arasında ilişki ki-kare testi ile belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, çalışan kadınların giyim tarzına uygun; vücut tipi, yüzün fiziksel yapısı, ten rengi ve saç özelliği &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;ile uyumlu sık bakım gerektirmeyen, uzun süre kullanabileceği saç tasarımlarını tercih ettikleri ve &lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;saç tasarımına yönelik platformları bilgi amaçlı takip ettikleri,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;çoğunlukla sosyal medyada gördükleri saç tasarımlarını beğenmekle birlikte kendine uygulamaya cesaret edemedikleri için arkadaşlarının veya kuaförlerinin görüşlerinin kendilerini yönlendirdiği belirlenmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bireysel Girişimcilik Yönelimi ve Analitik Düşünme Becerileri: Yordamsal Bir Araştırma</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77308</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77308</guid>
      <author>Zeynep İşlekMelis Yeşilpınar Uyar </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Araştırmanın amacı meslek lisesi öğrencilerinin analitik düşünme becerilerinin ve bireysel girişimcilik yönelimlerinin belirlenmesi, ilgili değişkenler arasındaki yordamsal ilişkilerin incelenmesidir. Araştırmada yordamsal araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmaya 437 meslek lisesi öğrencisi katılmıştır. Verilerin toplanmasında “Bireysel Girişimcilik Yönelimi Ölçeği” ve “Analitik Düşünme Ölçeği” kullanılmıştır. Toplanan veriler, basit doğrusal regresyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin bireysel girişimcilik yönelimlerinin yüksek, analitik düşünme becerilerinin ise orta düzeyde olduğunu belirlenmiştir. &lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Analitik düşünme beceri düzeylerinin bireysel girişimcilik yönelimlerini anlamlı bir şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Analitik düşünmeyi oluşturan ayrıntılara dikkat etme, bilgiyi çözümleme&lt;/span&gt; &lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;ve çalışma stratejileri becerilerinin bireysel girişimcilik düzeyini anlamlı bir şekilde yordadığı, bilgiyi özümseme becerisinin ise anlamlı bir şekilde yordamadığı sonucuna ulaşılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


