






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL), Yıl 2023 Sayı 78</title>
    <link>https://smartofjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2839</link>
    <description>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Application of The Cooperative Catalyst Method in Education Research in The 21st Centur   </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73238</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73238</guid>
      <author>Kemal Doymuş</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bilişim Teknolojileri Alanındaki Meslek Lisesi Öğrencilerinin Siber Güvenliğe Yönelik Bilgi Düzeylerinin Belirlenmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73684</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73684</guid>
      <author>Ahmet Naci Çoklar Selim Aslan </author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mesalihi Mürselenin Kullanılırlığı ve Modern Fıkha Etkisi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=66152</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=66152</guid>
      <author>Vasım Armanazı Adnan Algül </author>
      <description>İçtihadın en önemli bölümlerinden biri de maslahatlar ve insanlara fayda sağlayanın aranması bölümüdür. Maslahat her neredeyse Allah’ın şeriatı da ordadır denilebilir. Bilindiği gibi maslahat üç çeşittir: Birincisi Şâriin itibara aldığı, ikincisi Şâriin lağvettiği, üçüncüsü Şâriin sustuğu yani hakkında herhangi bir hüküm vermediği ki buna mesâlih-i mürsele denir.&#13;
Peki hangi maslahat, teşrînin amaçlarına ve Şeriat-ı ğarrânın ruhuyla bağdaşır, Şâri’in sessiz kaldığı ve akla gelen her maslahat itibara alınabilir mi ve ona binaen şeri bir hükmün verilmesinde bir kaynak olarak kabul edilip ona itimat edilebilir mi?&#13;
 Bu nedenle bu araştırma, fukahanın geçmişte takip ettiği ve muasır araştırmacıların kabul ettikleri maslahatla ilgili kuralları incelemek için ele alınmıştır. Araştırmanın amacı, özellikle günümüz fıkhi meselelerde karşılaştığımız problemlerin çözümünde bu kuralları ve onlarla alakalı hususları açıklamaktır. Zira maslahat iddiasında bulunan herkesin sözü, bu kriterlere uygun olmadığı müddetçe, kabul edilmemektedir.&#13;
 Maslahatla ilgili kurallar açıklandıktan sonra, maslahat olduğu gerekçesiyle öne sürülen lakin bu kurallara uymadığı için haddi zatından maslahat olmadığı tesbit edilen bazı örnekler zikredilmiştir. Bunun yanı sıra mesalih-i mürselenin itibar edildiği ve yeni meselelerde uygulanabileceği bazı güncel örneklere de yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Rusya Ukrayna Savaşı ve Türkiye’nin Enerji Politikaları</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72829</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72829</guid>
      <author>Murat Aktaş Abdulgafur Bağra </author>
      <description>Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna topraklarını işgal etmesiyle başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı, bir yandan genel olarak enerji fiyatlarının yükselmesine, diğer yandan Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin bir enerji krizi ile karşı karşıya kalmasına neden oldu. Avrupa Birliği ülkeleri enerji kaynaklarını çeşitlendirmek suretiyle kısa süreli bazı önlemler alarak krizi atlatmayı başardıysa da krizin maliyetleri ağır oldu. Yüksek enerji fiyatları AB ekonomisi için önemli bir soruna dönüştü. Enerji sorunlarını hala kalıcı olarak çözememiş olan AB ülkeleri alternatif enerji kaynaklarına ihtiyaç duymaktadır. Bu arada Avrupa Birliği ülkeleri gibi fosil enerjiler konusunda Rusya’nın en büyük müşterilerinden biri olan Türkiye de, bu süreçte bir yandan enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışırken, diğer yandan Bulgaristan, Macaristan ve Romanya gibi AB ülkeleri ile enerji tedariki konusunda bazı anlaşmalar imzaladı. AB ile petrol ve doğal gaz ihraç eden ülkeler arasında bir tür enerji merkezi rolü oynamak isteyen Türkiye, bunu başarabilecek mi? Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Türkiye’nin enerji politikalarına etkilerini ele alan bu çalışma, Türkiye’nin bu süreçte enerji konusunda nasıl bir rol oynayabileceğini analiz etmektedir. Bu süreçte savaşın tüm tarafları ile görüşen ve ilişkileri sürdürebilen tek ülke olan Türkiye, bu süreci iyi değerlendirmesi halinde bir yandan enerji kaynaklarını çeşitlendirerek Rusya’ya bağımlılığını azaltabilir, diğer yandan Avrupa’nın enerji kaynaklarının yeniden yapılandırılması sürecinde rol oynayarak büyük avantajlara sahip olabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmenlerinde Sınıf Yönetimi Becerileri</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73023</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73023</guid>
      <author>Mehmet BalÖzlem Eriş ,Arda Tan ,Burhan Ayabil ,Gülten Yorulmaz  ,Semra Çapun </author>
      <description>Sınıf yönetimi kavramı genel anlamıyla, önceden belirlenmiş eğitim hedeflerine erişebilmek için gerçekleştirilmesi planlanan, örgütlenen, uygulanan ve değerlendirmeye tabi tutulan işlevlerine ilişkin kavram, ilke, kuram, tekniklerin ve modellerin bilinçli ve sistematik bir biçimde uygulanmasına yönelik etkinlikler bütünüdür. Sınıf yönetimi sınıfta yaşantıların yönetilmesi ve düzenlenmesi, öğrenme ortamının sağlanması ve öğretmenlerin sorumluluğu şeklinde kabul görmektedir. Eğitim amaçlarının gerçekleştirilebilmesi için sınıf yönetiminin en etkili öğesi öğretmendir. Bu nedenle öğretmenin sınıf yönetimi kapsamında yer alan konulardaki yetkinlik düzeyi arttıkça, öğrencilerin eğitsel çabalarını yönetebilme ve onlara liderlik edebilmesinin kolaylaşacağı düşünülmektedir.Hazırlanan bu çalışmada sınıf yönetimi kavramına yönelik olarak hazırlanmış “Google Akademik” veri tabanından elde edilmiş 20 adet makalenin bir takım değişkenler ışığında analizi yapılmıştır. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mesleki Öğrenme Toplumu Oluşturmada Okul Müdürünün Rolü</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73024</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73024</guid>
      <author>Sait CandanHalil Ata ,Fikret Talha Aslantaş ,Kenan Canan ,Berrin Çıdık ,Fazilet Öztürk </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı okul müdürlerinin mesleki öğrenme topluluklarının oluşturmadaki rolünü araştırmaktır. Bu bağlamda nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Çalışma grubunda maksimum çeşitliliği sağlamak için kıdem, cinsiyet gibi değişkenler dikkate alınarak Manisa ili Ahmetli ilçesinden 13 öğretmen seçilmiştir. Çalışma verilerini toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; öğretmenlerin mesleki öğrenme toplumları, olumlu işbirlikçi davranışlar, huzurlu ve zenginleştirici ortamlar olduğunu gösteren davranışlardır. Okullar için profesyonel öğrenme organları olarak öğretmenlere sahip olmanın avantajı, öğretmenlerin daha ahlaki olarak motive olmaları ve daha yüksek başarı oranlarına sahip olmalarıdır. Öğretmenlerin profesyonel öğrenen topluluklar haline gelebilmeleri için okul yöneticilerinin öğretmenlerin görüşlerini dikkate almaları gerektiği anlaşılmaktadır.Buna ek olarak, profesyonel öğrenme organları, okul öğretmenleri öğretim ve eğitim deneyimlerini ve en iyi uygulamaları paylaşır, birbirlerine ilham verir, ilham verir ve en iyi uygulamaları yayar. Kendi alanlarımızda edindiğimiz beceri ve bilgileri paylaşarak, birbirimizin uzmanlıklarından yararlanabileceğimiz sürekli gelişme ve öğrenme ortamı yaratıyoruz. Velilerin bu okullara ilgisi artıyor. Anne babalar okullara güvenerek çocuklarının gelişimine katkıda bulunurlar. Okul yöneticileri profesyonel öğrenen bir toplum olmak için ekip çalışmasına önem verirler. Bu okullar insanları ortak bir vizyonda buluşturur ve güçlerini birleştirerek birbirlerini tamamlarlar.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Beşinci Sınıf Öğrencilerinin Ortaokula Uyumuna Yönelik Branş Öğretmenlerinin Görüşleri</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73222</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73222</guid>
      <author>Hatip KayaMuamber Yılmaz </author>
      <description>Okula uyum, okulun mevcut anlayış ve işleyişinin öğrencilerin özellikleriyle uyumlu bir şekilde birleşerek etkili bir öğrenme ortamı oluşturma sürecidir. Okula uyum sağlayan öğrencilerin, akademik performansları yüksek, akranları ve öğretmenleriyle kurmuş oldukları ilişki güven temeline dayanmaktadır. Okula uyum problemi yaşayan öğrenciler, akranları ve bulunduğu sosyal yapı içerisinde olumlu bir kişilik geliştirmede problem yaşayan, akademik yönden yetersiz öğrencilerdir. Türk eğitim sisteminde 2012 yılında yapılan değişiklikle beraber 4+4+4 zorunlu eğitim sistemine geçilmiştir. Bu sistem değişikliği; okula başlama yaşı, beşinci sınıfın ortaokul bünyesinde yer alması gibi değişimlere sebep olmuştur. Bu çalışmanın amacı, beşinci sınıf öğrencilerinin ortaokula uyumuna ilişkin branş öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2023- 2024 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan 24 ortaokul branş öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel model kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak 4 maddeden oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Görüşme formunun hazırlanmasında uzman görüşünden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde verilen yanıtların frekanslarına bakılıp yüzdelik hesaplaması yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bulgulardan bazıları şöyledir: Çalışmaya katılan 24 branş öğretmeninden %50’si beşinci sınıf öğrencilerinin ilkokul bünyesinde yer alması gerektiğini ifade ederken %50’si ortaokul bünyesinde yer alması gerektiğini belirtmiştir. Yine çalışma sorularına verilen yanıtlar incelendiğinde branş öğretmenleri, beşinci sınıf öğrencilerinin ortaokula ve branş öğretmenlerine uyum sağlamada problem yaşadıklarını ifade ederken, beşinci sınıf öğrencilerinin akran zorbalığına maruz kaldıklarını da belirtmişlerdir.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Uzaktan Eğitim Sürecinde Köy Öğretmenlerinin Karşılaştığı Güçlükler</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73426</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73426</guid>
      <author>İnci Önder Halil İbrahim Önder </author>
      <description>Bu çalışma , Covid-19 dönemi  okulların kapanması ile başlayan uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin deneyimlerinden yola çıkarak uzaktan eğitim ile ilgili köy öğretmenlerinin yaşadığı güçlükleri tespit etmek amacı ile gerçekleştirilmiştir. Köyde görev yapan ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin “Uzaktan Eğitim” sürecinde karşılaştıkları sorunları ortaya koymak ve tespit edilen sorunlara çözüm yolları bulmak , konuyu derinlemesine değerlendirme ve öneriler sunmak ve ileriki zamanlarda yapılacak olan “Uzaktan Eğitim “ çalışmalarına ışık tutmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi  kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Samsun ilinin Ayvacık ilçesindeki 8 ilkokulda görev yapan toplam 14 köy öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler ; araştırmacı tarafından alan yazın tarama sonucunda oluşturulan görüşme sorularının köy öğretmenlerine sorulup görüşlerinin belirtilmesi sonucunda elde edilmiştir. Verilerin analizi; içerik analizi yapılarak sağlanmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formunun katılımcılar tarafından doldurulması ile elde edilmiştir. Her bir öğretmene gizlilik esası dikkate alınarak  Ö:1 , Ö:2 …gibi kodlar verilmiştir. Elde edilen verilerden yola çıkılarak kavramlar ilk olarak kodlanmış ve katılımcılardan alıntı ile desteklenmiştir. Elde edilen verilerin bilgiye dönüştürülmesi için verilen cevaplardan elde edilen bulgular özelliklerine göre sınıflandırılıp tablo haline dönüştürülmüştür. Bilgiler tabloların altında birleştirilerek analiz edildikten sonra bulguların yorumları yapılmıştır. Bu araştırmada öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda büyük bölümü uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutmadığını belirtmiş,  Covid-19 Pandemisi’ nden dolayı ilk kez uzaktan eğitim faaliyetlerine katılan öğretmenlerin uzaktan eğitim faaliyetlerine etkili ve verimli şekilde katılamadıkları anlaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EĞİTİM DENETİMİ VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73471</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73471</guid>
      <author>Seda GürHasan Cemil Akkaşoğlu ,Yusuf Gür </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı eğitim denetimi ve güncel yaklaşımların incelenmesidir. Eğitim faaliyetlerinde denetimin doğru ve etkin bir şekilde sürdürülmesi öğrenci başarısı ve öğretmen memnuniyeti açısından önemli bir konuma sahiptir. 2011 yılı itibariyle eğitim denetimlerinin okul müdürleri tarafından yapılması kapsamında önemli problemlerde beraberinde gelmiştir. Öğretmenlerin genel olarak okul müdürlerine yönelik algıları değerlendirildiğinde öğretmenlerin önemli bir kısmı okul müdürlerinin önyargılı düşündüklerini belirtmiştir. Ayrıca zaman sınırının olması nedeniyle gerekli denetim faaliyetlerinin etkin bir şekilde sürdürülmemesi önemli problemler arasında görülmektedir. Öğretmenlerin genel olarak okul müdürlerinden denetime yönelik beklentileri arasında adaletli ve saygılı bir yaklaşımın benimsenmesi yer almaktadır. Denetim kriterleri çerçevesinde eksiksiz bir şekilde eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi önemli olarak görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pair Mikrofonlar ile Bağlama Kayıt Teknikleri</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73567</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73567</guid>
      <author>Bekir TANYERİ</author>
      <description>Bu çalışmada Türk Halk Müziği’nin en önemli çalgılarından birisi olan Bağlama’nın dijital ortama aktarımında çoklu mikrofon kullanım tekniği incelenmiştir. Bağlamanın yapısından ve grup bağlama kullanımının yaygınlaşmasından bahsedilmiştir. Farklı pozisyonlara yerleştirilen mikrofonların Spectrum Grafik Analizleri oluşturulup incelenmiştir. Mikrofonlardan gelen sinyal seviyeleri karşılaştırılmıştır. Faz hareketlerine göre mikrofonların en doğru konumları belirtilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda, frekans seviyelerinde eksiklikler belirlenip önerilerde bulunulmuştur. Kanal kayıt tekniği ile grup bağlama tınısı elde edilmeye çalışılmıştır. Kayıtlar esnasında 3 farklı bağlama kullanılmıştır. Bağlamaların hepsi birbirinden farklı ölçülerde olup farklı akortlarda kaydedilmiştir. 45 cm tekne boyutuna sahip olan divan bağlamadan alınan örnekler incelenmiştir. Analizler ham veriler üzerinden yapılmıştır. Son bölümde bu veriler doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yöneticilerinin Tükenmişlik Durumlarının Araştırılması</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73624</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73624</guid>
      <author>Emin ÇelebioğluSerkan Akbaba ,Ercan Üre ,Özkan Karakoç ,Seniha Demir Dolu ,Şeyda Okumuş </author>
      <description>Okul yöneticilerinin tükenmişlik düzeylerine etki eden faktörlere ilişkin görüşlerinin incelendiği bu çalışma kapsamında literatür taraması yapılmıştır. Çalışmalar sıklıkla tükenmişlik ile bireysel değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemekte. Ayrıca bu konuyla ilgili güncel bir çalışmaya da rastlanmamıştır.Çalışma alan yazına katkı sağlayacaktır. Okul yöneticilerinin tükenmişliklerini etkileyen öğrenci nedenlerinin en belirgin nedeni öğrenci ilgisizliğidir. Bunu disiplin sorunları ve kötü okul performansı izledi. Bu durum, ilgisiz ve sorumsuz özellikleriyle bilinen Z kuşağı olarak da adlandırılan bu kuşağın klasik sorununun bir belirtisi olarak görülebilir. İlgi ve disiplin olmadan bilimsel başarıdan söz edemeyiz. Orta düzey akademik performansla mücadele etmek tamamen normaldir. Okul yöneticilerinde tükenmişliğin derecesi üzerine yapılan araştırmalar, bu konuyu araştıran lisansüstü tezlerin çoğunun öncelikle yüksek lisans düzeyinde yapıldığını ve büyük örneklem büyüklüğü ve veri toplama ile niceliksel araştırmalardan büyük ölçüde etkilendiğini ortaya koymuştur. Araştırmada anket tarzı ölçekler ve benzeri yöntemlerle toplanan veriler nicel bir tasarıma uygun olarak uygulanmıştır. İstatistiksel analizler en etkili analizler olarak algılanmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Öğretmenlerinin Kapsayıcı Eğitim Faaliyetleri ve İhtiyaçları</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73626</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73626</guid>
      <author>Esra Hatun Sert</author>
      <description>Dezavantajlı olsun veya olmasın, toplumun tüm kesimlerinin bir arada ve eşit düzeyde eğitim almasını savunan kapsayıcı eğitim anlayışı, Türkiye’de de yurt içi ve yurt dışı göçlerin yaşanması, kaynaştırma uygulamaları, her sosyoekonomik ve sosyokültürel kesimden bireylerin birlikte eğitim alması gibi durumlardan dolayı son dönemlerde dikkat çeken bir konu hâline gelmiştir. Bu sebeple bu çalışmada, sınıflarında öğrenme farklılıkları/zorlukları olan ve/veya geçici koruma altındaki öğrencileri bulunan ortaokul öğretmenlerinin, kapsayıcı eğitim doğrultusunda yaptıkları uygulamaların ve ihtiyaçlarının neler olduğunun ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışma, nitel araştırma paradigmasına uygun olarak tasarlanan betimsel bir çalışmadır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği tercih edilmiştir. Çalışmada amaçlı örnekleme yöntemi çerçevesinde hareket edilmiş ve 2022 Eylül ayında Kayseri ilinin iki merkez ilçesindeki iki farklı ortaokulda görev yapan 2’si kadın, 8’i erkek olmak üzere 10 gönüllü öğretmen çalışmanın katılımcıları olarak belirlenmiştir. Katılımcıların görev yaptığı okullarda kaynaştırma uygulaması yapılmakta olup özel eğitim sınıfları da bulunmaktadır. Bununla birlikte çalışma yapılan okullarda geçici koruma altında bulunan ailelerin çocukları da yoğun olarak bulunmakta ve görüşme yapılan öğretmenler bu öğrencilerin de derslerine girmektedir. Ayrıca bu okullardaki öğrenciler, genellikle alt ve orta sosyoekonomik düzeylerde bulunan ailelerin çocuklarıdır. Görüşmelerden elde edilen veriler dijital ortama aktarılarak birebir transkriptleri alınmış ve betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Analiz sonucunda tüm öğretmenlerin, sınıflarındaki kaynaştırma öğrencileri için BEP’e sahip oldukları; fakat sınıflarındaki geçici koruma altındaki öğrencileri ve diğer öğrenme farklılıkları/zorlukları bulunan öğrencileri için ayrıca planlama yapmadıkları ortaya çıkmıştır. Bunlarla birlikte öğretmenlerin çoğunun kapsayıcı eğitim doğrultusunda dijital araçları önemli bulduğu, öğrencilerin motivasyon ve katılımlarını artırmada, çoklu temsil araçları sağlamada ve çoklu eylem ve ifade seçenekleri sunmada çeşitli materyallere ve yöntemlere başvurdukları ama başta finans desteği ve materyal desteği, geçici koruma altındaki öğrencilerin dil problemlerinin giderilmesi, sınıf mevcutlarının azaltılması gibi ihtiyaçlarının olduğu ve mevcut BEP’lerini de ilgili ihtiyaç ve problemler sebebiyle tam olarak uygulayamadıkları tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Örgütsel Demokrasi ile Örgütsel Güven Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73641</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73641</guid>
      <author>Şeyma YücesoyBerivan Kocakaya ,Hatice Dinler ,Fesih Güngör ,Mesut Uğurlu ,Pınar Derin Uğurlu </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin örgütsel güven ve örgütsel demokrasi algılarının araştırılmasıdır. Yapılan analizler sonucunda demografik değişkenlere göre çalışanların örgütsel güven ile iş tatmini ilişkisi arasında anlamlı bir farklılığa rastlanılmamıştır. Katılımcıların Okullarda Örgütsel Demokrasi Ölçeği puanları ile Örgütsel Güven Ölçeği puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü yüksek düzey bir ilişki olduğu görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Malatya Tarihi Tahtalı Hamamın Plastik Eser Yansımaları</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73689</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73689</guid>
      <author>Fatma Berna Akalın</author>
      <description>Maddi ve manevi olarak arınarak temizlenmenin ve sosyalleşmenin sağlandığı mekân olan hamamlar, ülkemizde yer alan kültürel tarihi yapılardandır. Hamamlar, yapıldıkları dönem ve coğrafya itibariyle farklı mimari özellikleriyle, Türk Mimarlık Tarihi ve kültüründe de önemli bir yere sahiptir. Doğal yapısı korunarak günümüze kadar ayakta kalan hamamlar, fonksiyonelliği doğrultusunda kullanılmaya devam ederken, restorasyon geçiren yapılar ise; çoğu zaman yeniden işlevlendirilerek kullanılmaktadır. Müzelerin kapsam genişlemesi, yeni mekanlara ihtiyacı artırmış, modern ve tekdüze galeri mekanları, yerini geçmişin izlerini taşıyan tarihi mekanlara bırakmıştır. Malatya’da aslına uygun restorasyon süreci geçiren birçok tarihi hamamdan biri ve yaşayan müzeye dönüştürülen tek hamam olan Tarihi Tahtalı Hamam, sürdürülebilirlik kapsamında da değerlendirilmektedir. Sahip olduğu hafıza sayesinde birçok özel güne şahitlik eden, buluşma ve kaynaşma noktası olan yapı, tarihsel gelişim süreci, mimari özellikleri, işlevselliği ve mekânda kullanılan malzemeler ele alınarak, bu çalışmaya ve oluşturulan plastik eserlere esin kaynağı olmuştur.  Tasarlanan sanatsal ve endüstriyel üretimler, mekânın hafızasına ve sahip olduğu koşullara uygun, gerçek boyutlarında hazırlanarak sergilenmiştir. Kültüre ait öğelerin gelecek nesillere tanıtımı ve aktarımı noktasında farklı malzeme kullanımı ve uygulama teknikleriyle yeni bir anlatım dili oluşturulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÂB-I HAYÂT İLİM MİDİR? Meselenin Ahmedî’nin İskendernâme Adlı Eseri Çerçevesinde Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73706</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73706</guid>
      <author>Kadriye Aydoğdu Sema Önal </author>
      <description>İlim, sözlükte ‘&lt;em&gt;bilmek&lt;/em&gt;’ anlamına gelmekle birlikte genel bir ifadeyle “&lt;em&gt;bir şeyin hakikat ve mahiyetini kavrayıp idrak etmek&lt;/em&gt;” demektir. İlim hem yaratan hem de yaratılan için kullanılan bir kelimedir. İlâhî bir sıfat olarak ilim, “&lt;em&gt;Allah’ın gerek duyular âlemine gerekse duyu ötesine ait bütün nesne ve olayları bilmesi&lt;/em&gt;” şeklinde tanımlanabilir. Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın en yetkin şekliyle bilen bir varlık olduğu &lt;em&gt;alîm&lt;/em&gt;, &lt;em&gt;habîr&lt;/em&gt;, &lt;em&gt;şehîd&lt;/em&gt;,&lt;em&gt; hâfız&lt;/em&gt;, &lt;em&gt;muhsî&lt;/em&gt;, &lt;em&gt;vâsi‘&lt;/em&gt; gibi isimlerle ifade edilmiştir. Bu kavramlar çerçevesinde ilim “zaman ve mekân sınırı olmaksızın küçük büyük, gizli aşikâr her şeyi ve her hadiseyi müşahede etmişçesine hakkıyla bilmek” demektir.  Dolayısıyla biri (ilahî boyutta) derin ve sonsuz; diğeri (insanı boyutta) ise sığ ve sonlu bir ilmi gösterir. İnsan, kendisini diğer canlılardan ayıran yegâne unsur olan aklı vasıtasıyla bilmektedir. Akıl ilim serüveninde bizi belirli bir noktaya kadar getirir. İnsana âb-ı hayât’ı sunan ilim, aklın bizi getirdiği noktadan devralacak olan ilahî bilgide saklıdır.&#13;
Bu makalede Ahmedî’nin İskendernâme adlı eserinin doğrudan felsefi yönü ele alınarak ilim konusu değerlendirilecektir. Bu çerçevede öncelikle eserin yazıldığı dönem, yazarı ve eser hakkında genel bilgilendirme yapılacaktır. Ardından İskendernâme’nin kısa bir özeti verilip İskendernâme’ye konu edinen İskender, İskender’in yaşamı, savaşları, aşkı ve hikâyede yer alan diğer karakterlerin neleri temsil ettiği üzerinde durulacaktır. Bu olay örgüsü içerisinde âb-ı hayât’ın neden ilim olduğu konusu değerlendirilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Heybeliada ve Terk-i Dünya: “Talip Olduğun Yolu Yokuşuyla Seveceksin!”</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73762</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73762</guid>
      <author>Serhat Soyşekerci</author>
      <description>&lt;table&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td&gt;&#13;
İstanbul Adaları’nın tarihi üç büyük imparatorluğa (Doğu Roma, Bizans ve İstanbul) başkentlik yapmış olan İstanbul’un tarihiyle yakından ilgilidir. İstanbul’un bir ilçesi olan Adalar, idari statüsü gereği 1867’den günümüze dek çok fazla değişikliğe uğramadan varlığını sürdürmektedir. İstanbul Adaları; Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedefadası, Kaşıkadası, Sivriada, Yassıada ve Tavşanadası olmak üzere dokuz takımadadır. Heybeliada, bunlar arasında büyüklüğü açısından ikinci sırada, konumu açısından da Adalar’ın merkezindedir. Heybeliada’nın eni 2,7 kilometre, boyu 1,2 kilometre olup İstanbul’a yaklaşık olarak 10 mil uzaklıktadır. Adayı birbirine bağlayan dört liman vardır. Çam Limanı ve Bahriye Limanı stratejik önem taşıdığı için en önemlileridir. Eskiden Çam Limanı’nda bakırla karışık demir yatakları olduğu için Yunanca “bakır” anlamına gelen “&lt;em&gt;halki”&lt;/em&gt; sözcüğü buradan gelmektedir. Kadim zamanlardan beri Çam Limanı kazıla kazıla Ay biçimini almıştır. Uzaktan bakıldığında Değirmen Tepesi ve Ümit Tepesi Ada’ya yere bırakılmış bir ‘heybe’ görünümü kazandırdığı için zamanla buraya Heybeliada denilmiştir. Heybeliada; Taş Ocağı Tepesi ve Makarios Tepesi, üzerinde Papaz Mektebi olan Ümit Tepesi, en yüksek tepe olarak içinden değirmen yıkıntısı geçen Değirmen Tepesi şeklinde dört tepeye sahiptir. Bu dört tepe kadim tarihin çukurunu açarcasına hatıraların içine gömülüdür. &lt;em&gt;Hagios Spyridon&lt;/em&gt; ya da Terk-i Dünya Manastırı, Çam Limanı mıntıkasında hilâl biçimindeki büyük koyun Batı yakasındadır. Grekçe’de manastır “tek” anlamında “&lt;em&gt;monos” &lt;/em&gt;kelimesinden türediği için bu&lt;em&gt; &lt;/em&gt;terim münzevi hayatı vurgulayan &lt;em&gt;monasterion’&lt;/em&gt;un Türkçe karşılığıdır. Bu yazıda ismi gibi dünyayı terk eden bir manastır ve onun ritüelleri betimlenmektedir.  &#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çağdaş Fotoğrafta Boşluk Kavramına Dair Bir Okuma</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73819</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73819</guid>
      <author>Emine Tuba Erdoğan Murat Han Er </author>
      <description>Sanat evrensel bir dildir ve izleyiciye derin, karmaşık ve özgün deneyimler sunmaktadır. Sanat eserlerinin anlamını çözümlemek ve onları derinlemesine anlamak için kullanılan araçlar ve kavramlar, bu deneyimi daha da zenginleştirmektedir. Sanatın görsel dilini anlamak ve aktarmak için kullanılan bir çok önemli  kavram bulunmaktadır. Bu kavramlardan biri de sanat eserlerinin yapılandırmasında önemli bir unsur olan ‘boşluk’ ya da diğer bir ifadeyle negatif alandır. Boşluk tüm sanat disiplinlerinde önemli bir yapılandırma kavramı olarak karşımıza çıkar ve fotoğrafta da çerçevenin düzenlenmesinde estetik ve içerik bağlamında kullanılmaktadır. Çalışma kapsamında, temel tasarım ögelerinden biri olan boşluğun çerçevenin içerisinde temel kullanımından ziyade fotoğraf sanatçılarının boşluğu bir kavram ve içerik üretimi olarak kullanmaları ele alınmıştır. Bu kavrama yönelik eğilimler ise, boşluğun fotoğraf dilindeki önemini ve işlevini anlamak ve bu evrensel dilin anlaşılması ve yorumlanması için, Gombrich'in kullandığı araçlar ve bu araçların boşlukla olan ilişkisi üzerinden incelenmiştir.&#13;
Ayrıca, sanatın görsel diliyle etkileşime girildiğinde, pozitif ve negatif alanların bir arada nasıl çalıştığını anlamak, izleyicinin görsel deneyimini daha derin ve anlamlı hale getirmektedir. Görüntüde biçim ve boşluk etkileşimi, izleyicinin görsel deneyimini zenginleştirirken, sanatsal içeriği de derinleştiren önemli bir unsurdur. Bu nedenle örnek çalışmalar üzerinden, fotoğrafın fotoğraf alanı içinde yer alan içeriği aktarma yetisi üzerinde, bu etkinin fotoğraflardaki kusurlu-kusursuz yapılar aracılığıyla gerçeklikle birleşerek izleyici üzerinde bıraktığı sonsuzluk çağrışımları gibi etkiler ele alınmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bill Nichols’un Belgesel Sinema Biçemleri Bağlamında Çağdaş Türk Belgesel Sinemasına Bakmak: “Asfaltın Altında Dereler Var!” Örneği</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73825</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73825</guid>
      <author>Erdinç YılmazGülperi Alkan </author>
      <description>Sinema toplumsal dönüşüm süreçlerinden ve teknolojik gelişmelerden etkilenerek sürekli değişen ve gelişen bir sanattır. Bu değişim ve gelişim belgesel sinemada da varlığını göstermektedir. Geçmişten günümüze kadar var olan sürece bakıldığında birçok yönetmenin kendine has kuralları ile belgesel sinemaya dahil olan eserler ortaya koydukları görülmektedir. Teknolojinin gelişmesi, seyircinin talepleri ve yönetmenlerin alışılmışın dışında anlatı arayışları belgeselin tür başlığı altında kategorilere ayrılmasına yol açmıştır. Farklı araştırmacıların belgesel filmleri farklı türler altında gruplandırması belgeselin kesin ve net bir çerçeveye yerleştirilemeyeceğinin göstergesidir. Çağdaş belgesel sinema araştırmacısı Bill Nichols belgesel sinemayı biçemsel olarak incelemiş ve bir tür olarak belgesel sinemayı tanımlamak noktasında yardımcı olacak bir gruplandırma yapmıştır. Şiirsel biçem, açıklayıcı biçem, gözlemci biçem, dönüşlü biçem, edimsel biçem ve katılımcı biçem başlıkları altında toplanan bu gruplandırma belgesel sinemayı biçemsel bir kuram içerisinde analiz etmeye yaramaktadır. Türk Belgesel Sineması’nın da özellikle sinemanın dijital teknolojilerle değişim sürecine girdiği ve yaygınlaştığı son dönemde biçemsel açıdan zenginleştiği görülmektedir. Günümüzde birçok platformda farklı biçemleri işlevsel bir şekilde barındıran Türk belgesel yapımlarıyla karşılaşmak mümkündür. Bu çalışmada Türk Belgesel Sineması’nın biçemsel zenginliğinin Bill Nichols’un biçem gruplandırılması aracılığıyla ortaya konması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda “&lt;em&gt;Asfaltın Altında Dereler Var!”&lt;/em&gt; (Semiz, 2019) belgeseli örneklem olarak seçilmiş ve Bill Nichols’un biçemleri bağlamında betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda örnekleme konu olan belgeselin ağırlıklı olarak katılımcı ve açıklayıcı bir üslubu benimsediği fakat dönüşlü biçem dışında diğer biçemleri de işlevsel bir şekilde kullandığı saptanmıştır. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tasarıma Postmodern Yaklaşım: David Carson’ın Tasarım Sürecinde Yöntem Analizi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73836</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73836</guid>
      <author>Sare Şeyma Duran</author>
      <description>Toplumların düşünsel, kültürel ve teknolojik olarak geçirdiği her türlü değişim, tasarım alanına da yansımaktadır. Özellikle görsel iletişim tasarımı alanında bu değişim postmodernizm olarak adlandırılan dönemde net bir biçimde gözlemlenebilir. Bu alanda 1970’li yıllara denk gelen ve 1990’larda zirveye ulaşan postmodernizm, modern dönemde ortaya çıkan akımların 20. yüzyılın ortalarından başlayarak tasarıma giderek katı kurallar getirmesine tepki olarak gelişmiştir. Modernizmle birlikte görsel iletişim tasarımında öne çıkan düzen, sadelik, işlevsellik gibi unsurlar bazı postmodernistler tarafından göz ardı edilmiştir. Bu nedenle araştırmada öncelikle tasarım bağlamında modernist ve postmodernist dönemin tasarım yaklaşımlarındaki farklılıklar hakkında genel bir çerçeve sunulmuştur. Literatür incelemesinde dönemsel değişen tasarım anlayışının nedenleri ve genel özellikleri tespit edilmiştir. Postmodern grafik tasarım tarihinin öne çıkan tasarımcılarından biri olan David Carson’ın çalışmaları bağlamında değişen bu süreç ele alınmıştır. Her tasarım problemi farklı çözümler gerektirdiği için her tasarımcı soruna birbirinden farklı biçimlerde yaklaşmaktadır. Dolayısıyla tasarımcıların tasarım süreçleri kendi birikimleri çerçevesinde özgün bir şekilde gelişim göstermektedir.  Bu araştırmanın amacı ise David Carson’ın yaptığı tasarım çalışmalarını postmodernist dönemin tasarım anlayışı bağlamında araştırmak, analiz etmek ve sonucunda tasarımcı özelinde tasarım yöntem analizi geliştirmektir. Tasarımcının tasarımları ve verdiği röportajlardan nitel araştırma tekniği ve doküman incelemesiyle veriler elde edilmiş, betimsel yaklaşımla sunulmuştur. Elde edilen bulgular ışığında tasarımcının üretim sürecine dair yöntem analizi infografik olarak görselleştirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sürdürülebilir Eğitim İçin Yapay Zeka Modellemesi ile İnovasyona Teorik Bir Bakış</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73883</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73883</guid>
      <author>Aykut Tosun</author>
      <description>Yaratıcılık ve sürdürülebilir eğitimde inovasyon, yapay zekânın entegrasyonundan büyük fayda sağlayacağı, geleceğin dünyasına hazırlanan öğrencilerin yeteneklerini geliştirmek ve sürdürülebilirlik kavramını anlamaları açıısndan önemlidir. Eğitimde yapay zeka, öğretme ve öğrenme süreci üzerinde derin bir etkiye sahip olması öngörülmektedir. Yeni ortaya çıkan bir alan olması ile birlikte teknolojinin eğitim süreçlerinin öğrencinin gelişimine yapay zeka destekli sanal sınıflar, dünyanın farklı yerlerinden öğrencileri ve öğretmenleri birbirine bağlayarak gerçek zamanlı olarak öğrenmelerini ve işbirliği yapmalarını sağlayabilmesi, iş hayatı sürecinde karar verme, problem çözme ve öğrenme ile birlikte hata yapma sürecini de en aza indireceği gibi ekonomik sürdürülebilirlik açısından, yapay zeka, iş süreçlerini optimize ederek verimliliği artırabilir ve kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlayabilir. Bu araştırma sürdürülebilir eğitim için yapay zeka modellemesi ile inovasyonu ilişkilendirmeye teorik bir farkındalık ortaya koymayı amaçlamaktadır. Teorik bulgular sürdürülebilir eğitim için yapa zeka modellerinin inovasyonla başarıyı etkilediği yönündedir</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>2d Animasyonlarda Rotoskop Tekniğinin Kullanımı </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73900</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73900</guid>
      <author>Fatoş Çakıcıoğlu İlhan</author>
      <description>Rotoskopi (rotoscoping) tekniği hareketli görsel kayıttan referans alınarak görüntünün dondurulup kare kare çizgisel olarak kopyalanması prensibine dayalı bir animasyon yapım tekniğidir. Rotoskop (rotoscope) bu tekniğin mucidi olan ünlü animasyon sanatçısı Max Fleicher’in geliştirmiş olduğu cihazın adıdır. Fleischer 1917 yılında rotoskop adını verdiği makinanın patentini almıştır. Rotoskop bir animasyon masasının arkasına monte edilmiş film görüntülerini buzlu cam levha üzerine yansıtan bir kameradan oluşmaktadır. Animatör, kameranın yansıttığı canlı aksiyonun anahtar karelerini seçerek kâğıda geçirmektedir. Max Fleischer ve ekibi bu tekniği kullanarak Betty Boop (1931) ve Temel Reis (Popeye) (1933) gibi gerçekçi ve oldukça dinamik ve karmaşık karakter hareketleri içeren animasyonlar üretmiştir. Başlangıçta hayal gücü ile çizilmesi zor olan animasyon karelerini gerçekçi biçimde kopyalayarak kullanma fikrine hizmet eden teknik sonraki zamanlarda sinema sektöründe görsel efekt alanında yaygın biçimde kullanılmaya başlamıştır. Hareketli imgeleri kare kare görüntüleme, görüntüleri katmanlarına ayırma ve anahtar kareler oluşturma fikri rotoskop tekniği ile temeli atılan prensiplerdir. Teknolojinin gelişmesi ile rotoskop tekniğinin temel prensiplerini kullanarak aynı işi daha kısa zamanda yapabilen ve insansı hareketleri ve hatta mimikleri kopyalayabilen uygulamalar geliştirilmiştir. Bu gelişmelerin sonucunda başlangıçtaki amacı gerçekçi hareketler üretmek olan rotoskop tekniği zamanla çizgisel kopyalara farklı anlamların yüklendiği, sanatsal gayeler sebebiyle tercih edilen bir yönteme dönüşmüştür. Bu araştırma günümüzde tasarımcıların rotoskop tekniğini 2d animasyon süreçlerinde nasıl kullandıklarını incelemek ve süreç hakkında teknik bilgi vermek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması metodu kullanılmıştır. Rotoskopinin icadından günümüze değin kullanım tarihçesine değinilmiş, yakın tarihli uygulamalardan sanatsal yaklaşımlar izlenerek teknik süreç açısından incelenmiştir. Günümüzde rotoskop tekniğinin 2d animasyonlarda kullanımı avantaj ve dezavantajlar noktasında değerlendirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Görünüş Kaygısı ile Beslenme Alışkanlıkları Arasındaki İlişki</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73947</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73947</guid>
      <author>Gürhan SunaGülşen Karatay ,Osman Pepe ,Abdullah Arısoy </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, spor salonuna giden bireylerin sosyal görüş kaygısı ile beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Isparta ilinde hem diyetisyen desteği alan hemde spor salonlarına giden bireyler oluşturmuştur. Örneklem grubunu ise, rastgele seçilen 279 kişi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu ile sosyal görünüş kaygısı ve beslenme alışkanlıkları ölçekleri kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS 22.0 (Statistics for Windows) program aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışmadaki sürekli değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilmek için Spearman korelasyon analizi uygulanmıştır.&#13;
Araştırma sonucunda, spor salonuna giden bireylerin sosyal görüş kaygı seviyelerinin yüksek, beslenme alışkanlıkları toplam ve alt boyutlarının ise ortalama düzeyde şekillendiği belirlenmiştir. Sosyal görüş kaygısı ile beslenme alışkanlıkları arasında düşük düzeyde negatif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sosyal görüş kaygısı ile beslenme alışkanlıkları alt başlıklarından, kontrolsüz yeme, duygusal yeme, bilişsel yeme ve açlığa duyarlılık seviyesi arasında düşük düzeyde negatif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.  Bu durumun, spor salonuna giden bireylerin, sağlıklı ve fit bir vücut yapısına sahip olabilmek için verdikleri emek dolayısıyla elde ettikleri psikolojik rahatlığa bağlı olarak, gerekli sportif faaliyetler ile hem fiziksel hem de fizyolojik aktiviteler için ihtiyaç duyduğu enerji ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bir beslenme alışkanlığına sahip olmalarından kaynaklandığı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversite Lisans Programları Öğrencilerinde Akademik Başarı, Sosyal Beceri İlişkisi: Ön Çalışma</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73964</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73964</guid>
      <author>Arkun TATARDidem Ayhan </author>
      <description>İlgili literatürde ilk ve orta eğitim kademesi öğrencilerinde akademik başarı ve sosyal beceri arasında ilişki olduğu bildirilmektedir. Ayrıca düşük akademik performans gösteren ya da öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin büyük çoğunluğu, öğrenme yeteneklerini engelleyen sosyal beceri zorlukları taşımaktadırlar. Bu çalışmada dört yıllık lisans öğrenimi gören üniversite öğrencilerde akademik başarı ve sosyal beceri arası ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya, dört yıllık lisans programlarında öğrenim gören 18-51 yaşları arasında ((ort. = 22,65; s = 4,04) 568 kadın (%56,3), 440 erkek (%43,7)) toplam 1008 öğrenci katılmıştır. Çalışmada öğrencilerin uygulamanın yapıldığı döneme kadar olan genel akademik başarı not ortalaması alınmış ve A Sosyal Beceri Ölçeği-80 uygulanmıştır. Sonuç olarak, öğrencilerin genel akademik başarı notu ile sosyal beceri düzeyleri arasında r = 0,08 (p &lt; 0,01) korelasyon katsayısı bulunmuştur. Genel akademik başarı notu açısından değişik düzeylerde öğrenciler alt ve üst gruplar olarak ikiye ayrılmış ve ikili lojistik regresyon analizi kullanılarak bu gruplar yordanmıştır. Lojistik regresyon analizi sonuçlarında da genel akademik başarı notu açısından alt ve üst grupların yordanmasında sosyal becerinin katkı sağlamadığı görülmüştür. Sonuçlar ilgili literatür doğrultusunda tartışılmış ve gelecekteki araştırmalar için  öneriler belirtilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Yöneticilerinin ve Öğretmenlerin Program Okuryazarlıklarının İncelenmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74012</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74012</guid>
      <author>Hasan Türeyen Hasan Güner Berkant </author>
      <description>Araştırmanın genel amacı, farklı okullarda görev yapan yöneticilerin ve aynı okullarda görevli öğretmenlerin program okuryazarlıklarının incelenmesidir. Araştırma ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Yozgat ili Merkez ilçesinde görev yapmakta olan 121 okul yöneticisi ve 359 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri “Okul Yöneticileri Öğretim Programları Okuryazarlık Ölçeği” ve “Öğretmenlerin Program Okuryazarlıkları Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis-H testi ve Spearman Brown sıra farkları korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğretmenlerin program okuryazarlıklarının ölçeğin genelinde cinsiyet, kıdem, görev yaptıkları okul türüne göre anlamlı bir fark olmadığı, program inceleme sıklığına göre ise anlamlı bir farkın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul yöneticilerinin program okuryazarlıklarının ölçeğin genelinde cinsiyet, kıdem ve görev yaptıkları okul türüne göre anlamlı bir fark bulunmazken, program inceleme sıklığına göre ise anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca hem öğretmenlerde hem de okul yöneticilerinde program inceleme sıklığı arttıkça program okuryazarlığının arttığı tespit edilmiştir. Okul yöneticileri ile aynı okullarda görev yapan öğretmenlerin program okuryazarlıkları arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Duygusal Zekâ ve Yapay Zekâ İlişkisine Teorik Bir bakış</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74062</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74062</guid>
      <author>Orkun Konak</author>
      <description>Kişisel zekâ olarak duygusal zekâ ve makine zekâsı olarak yapay zekâ, son yirmi yılda ilgili literatürde popüler olmaya başlamıştır.  Bu çalışma bu iki kavramı birleştirmekte ve özel güvenlik endüstrisindeki hizmet çalışanlarına odaklanarak duygusal ve yapay zekânın çalışanların verimliliğini artırmasını ve performansını nasıl etkilediğini teorik anlamda araştırmaktadır. Araştırmanın metodoloji Google akademik ortamdan elde edilen literatür bilgilerden yapılan nitel analiz oluşturmaktadır. Araştırmalar, duygusal zekânın çalışanların elde tutulması ve performansı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir; yapay zekâ ise çalışan performansında önemli bir düzenleyici rol oynuyor. Bulgulara ve çıkarımlara ilişkin bir tartışma bu makalenin amacını ortaya çıkarmaktadır. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Etik ve Spor Kavramları Kapsamında Spor Etiği</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74086</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74086</guid>
      <author>Fatih Öztürk</author>
      <description>&lt;table&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td&gt;&#13;
Çalışmanın amacı etik ve spor olgusu perspektifinde spor etiğinin önemi ve yerinin tespit edilmesidir. Bu amaçtan hareketle, öncelikli olarak etik ve spor kavramlarının ne olduğu ele alınmıştır. Spor alanında tarafların bireysel ya da toplu olarak birbirlerine karşı mücadele içerisinde olduğu durumlarda çoğu zaman etik konusu sorgulanmaktadır. Söz konusu spor alanında hırs ve kazanma arzusu olduğunda etik kavramının sınırları çoğu zaman aşılabilmektedir. Bu sorunsaldan hareketle çalışmada kavramların neler olduğu ve sınırlarının nerede olduğunun altı çizilmeye çalışılmıştır. Etik, bir ahlak felsefesidir. Ahlakın doğasını ve temellerini inceleyen bir bilim olarak insan davranışlarıyla ilgilenir. Doğruyu yanlıştan ayırt etmek için gelişme göstermiş, somut davranış ilkelerinin varlığı söz konusudur. İnsana ne yapması gerektiği ve yapmaması gerektiği konusunda kılavuzluk etmektedir. Spor ise bireysel ve toplu olarak yapılan, kendine has kuralları olan çoğu zaman rekabete dayanan fiziksel ve zihinsel yeteneklerin geliştirilmesine olanak sağlayan eğitici ve eğlenceli etkinlikleri ifade eder. Bu makalede etik ve spor kavramlarının birbirleriyle olan ilişkileri perspektifinde spor etiği ele alınarak açıklanmaktadır. Sporda etiğin bazı değerlerin topluma kazandırılması konusunda önemli olduğu ve spor faaliyetlerinde yönetici, sporcu, antrenör gibi spor aktörlerinin görevlerini yerine getirirken etik değerlere uyması gerekmesinin altı çizilmiş ve aynı zamanda sporda etik dışı davranışlarında ne olduğu hususu anlatılmıştır. Çalışmanın sonunda Fair Play kavramına değinilmiştir. Sonuç olarak sporda etik değerlere yer verilmesi gerektiği ve spor ile etik arasında doğrudan bir ilişki olduğunu söylemek mümkündür. &#13;
 &#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Büyükşehir Belediyelerinin Atık Yönetim Sistemlerinin Tüik Verileri Açısından Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74162</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74162</guid>
      <author>Gökhan Bilici Memiş Karaer </author>
      <description>&lt;p style="font-weight: 400; text-align: justify;"&gt;Mahalli idareler halka en yakın birimler oldukları için yerel hizmetlerin aktarılmasında birinci derece sorumludurlar. Özellikle mahalli idare birimi olan belediyelerin görevleri il özel idareleri ve köylere göre daha kapsamlıdır. Belediye kanununda, belediyelere verilen hizmetlerden birisi olan “atık” hizmeti belediyeler tarafından yerine getirilmektedir. Bu çalışmada atık mevzuatına, büyükşehir belediyelerinin mevzuatta yer alan katı atık ile ilgili görev ve sorumluluklarına yer verilmiştir. Çalışmada büyükşehir ve büyükşehir ilçe belediyelerinin, Türkiye İstatistik Kurumunun 2022 yılı atık istatistikine ait verilerinden faydalanılarak karşılaştırılmalı analizi yapılarak çıkarımlarda bulunulmuştur. Büyükşehir belediyelerinde toplam 24.780.352 ton atık toplanırken, ülke genelinde 30.283.757 ton atık toplanmıştır. Büyükşehir belediyelerinin toplam kişi başı günlük toplanan ortalama atık miktarı 0,98 kg iken, ülke genelindeki belediyelerde kişi başı günlük toplanan ortalama atık miktarı 1,03 kg olarak görülmektedir. Büyükşehir ve büyükşehir ilçe belediyelerinde atık hizmeti veren belediye sayısı 549’dur. Büyükşehir ve büyükşehir ilçe belediyelerinde toplanan 24.780.352 ton atığın %90,44’ü atık işleme tesislerine, %9,03’ü belediye çöplüklerine gönderilmiştir. Bu atıkların %0,57’si ise diğer bertaraf yöntemleri kullanılarak bertaraf edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin iş doyumunun çeşitli değişkenlerine göre incelenmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74175</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74175</guid>
      <author>Mehtap TopuzÇağlar Maviş ,Alp Tekin Küçük  ,Rıfat Demiroğlu  ,Hakan Akça  </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı öğretmen iş doyumunu etkileyen unsurları neler olduğunu ortaya çıkarmaktır ve buna bağlı olarak öğretmenlerin iş doyumunun çeşitli değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Katılımcılar 2022-2023 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili resmi okullarda görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır Çalışma verilerini toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; öğretmenlerin iş doyumunu etkileyen unsurların incelenmesinde öğretmenlerin iş doyumuna ulaşabilmesinde; motivasyon, ücret, çalışılan ortam ve okul idaresini tutumu gibi alanlara daha çok bağlı olduğu ve bunlar öğretmenin iş doyumunu olumlu-olumsuz yönlerde etkilediğini ortaya koymaktadır. Öğretmen iş doyumunu etkileyen diğer önemli unsurun emeklerini karşılığı olan öğrencilerin başarısıdır. Sonuç olarak kutsal meslek olan öğretmenliğin değer görmesi iş doyumunu temelidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>The Erosion of Dominance In The United States After The 2008 Economic Crisis: A Sociological Analysis</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74172</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74172</guid>
      <author>Mustafa Akın Furkan İlker Akın </author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>9. Sınıf Coğrafya Ders Kitabında Doğal Sistemler Ünitesinin Ölçme ve Değerlendirme Sorularının Kazanımlara Uygunluğu Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74372</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74372</guid>
      <author>Nurcan Demiralp</author>
      <description>Öğrenme öğretme sürecinde materyal çeşitliliği önemlidir, ancak en temel materyal olan ders kitaplarının gerekli ve yeterli niteliklere sahip olması daha da önem arz etmektedir. Ders kitapları, belirlenen kazanımları edinmede önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Bu nedenle ders kitaplarında doğru ve güncel bilgiler verilmesi ve konuyu bütünleyen görsel materyallerle zenginleştirilmesi önemlidir. Ders kitaplarında, öğrencilerin belirlenen kazanımlara ne ölçüde ulaştığının belirlenmesinde kullanılacak ölçme ve değerlendirme etkinliklerinin bulunması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı; 9.sınıf coğrafya ders kitabında yer alan doğal sistemler ünitesindeki kazanımların, yenilenmiş Bloom taksonomisinde hangi basamağa karşılık geldiğini belirleyerek, doğal sistemler ünitesindeki ölçme ve değerlendirme sorularının öğretim programındaki kazanımlarla olan uygunluğunu değerlendirmektedir. Araştırmada doküman incelemesi yöntemi kullanılarak doğal sistemler ünitesinde yer alan on üç kazanım incelenmiştir. Araştırmada; doğal sistemler ünitesindeki soruların çeşitliliği, Bloom taksonomisindeki bilişsel alanın alt basamaklarına yönelik soru içerip içermediği, bu basamaklardaki dağılımın dengeli olup olmadığı ve ilgili kazanımı ölçüp ölçmediğine yönelik bulgulara yer verilmiştir. Çalışmada doğal sistemler ünitesinde; anlama basamağında on bir, uygulama ve değerlendirme basamaklarında birer kazanım tespit edilirken; hatırlama, çözümleme ve yaratma boyutunda ise herhangi bir kazanım tespit edilememiştir. Sonuç olarak kazanımların homojen bir dağılış göstermediği, üst seviye bilişsel süreç boyutları ile ilgili kazanımların yetersiz olduğu görülmüştür. Bu göstergeler, 9. Sınıf Coğrafya ders kitabında doğal sistemler ünitesindeki ölçme sorularının yenilenmiş Bloom taksonomisine göre değerlendirildiğinde anlamlı öğrenmeyi gerçekleştirmede yeterli derecede etkili olmayacağı sonucunu oluşturmaktadır. Bu nedenle 9. Sınıf Coğrafya dersi öğretim programının uygulanabilirliğini sağlamak için hazırlanan ders kitaplarındaki ölçme ve değerlendirme sorularının, öğrencilerin üst düzey zihinsel etkinlikler yapmasını sağlayıcı uygulamalar içermesi gerektiği ortaya çıkmıştır.  Yeni hazırlanacak coğrafya ders kitaplarında öğrencilere, üst düzey zihinsel beceriler kazandıracak ölçme değerlendirme sorularına yer verilmesi önerilir.   Çalışmanın, daha sonra yapılacak coğrafya öğretimi ve değerlendirme konularındaki çalışmalara katkı sağlaması umulmaktadır.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


