






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL), Yıl 2023 Sayı 77</title>
    <link>https://smartofjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2811</link>
    <description>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>A Globalization Approach and Informatical Learning Perspective</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73147</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73147</guid>
      <author>Mustafa Akın Furkan İlker Akın </author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmenlerinin Mobbinge Yönelik Görüşleri</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=71904</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=71904</guid>
      <author>Bayram SungurBülent Kılınç ,Gamze Acar Mertcan </author>
      <description>&lt;table&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td&gt;&#13;
Bu çalışmada, sınıf öğretmenlerinin mobbing davranışıyla ilgili görüşlerinin nitel yöntemlerden fenomenoloji deseni ile araştırılması amaçlanmaktadır. Bu amaçla, 2022-2023 yılında Bursa ilinin Mudanya İlçesinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi devlet okullarında görev yapan 15 sınıf öğretmeniyle görüşülmüştür. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile gerçekleştirilen çalışmaya katılan öğretmenlerin farklı okullardaki okul müdürleri ile en az 3 yıl çalışmış olmasına ve mesleki kıdemlerinin 8 yılın üzerinde olmasına dikkat edilmiştir. Çalışmaya katılacak öğretmenler belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Analizler, içerik analizi ile kategori ve temalar belirlenerek yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin okul idaresi, yöneticiler ve yardımcıları, öğretmenler, şube müdürleri, okul çevresi, veliler, köy muhtarı, köylüler gibi çok farklı kesimlerden mobbinge maruz kaldıkları belirlenmiştir. Öğretmene uygulanan mobbingin uygulayan kişiye göre farklı sebepleri olduğu ve uygulnan mobbing davranışının kişilere göre değiştiği, öğretmenin mobbing davranışlarına aktif ya da pasif olarak karşılık verdiği, olanlardan psikolojik etkilendiği ve çevresine olumsuz yansıttığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin mobbinge maruz kalmasını önlemek amacıyla yapılan öneriler öğretmene, idareye ve MEB’e şeklinde sınıflanmıştır. Sınıf öğretmenlerin mobbinge maruz kalma durumlarını inceleyen bu çalışmanın var olan durumu ortaya koyarak çözüm yollarının geliştirilmesi konusunda literatüre katkı sağladığı düşünülmektedir.&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı Üzerine Güncel Çalışmalarla İlgili Bir İçerik Analizi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72583</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72583</guid>
      <author>Ömür UlusoyErcan Ali Özdemir ,Merve Ulusoy ,Burak Kurt ,Erdem Çakır </author>
      <description>Bireyselleştirilmiş eğitim planı, özel gereksinimli öğrencilerin öğrenme süreçlerini destekleyerek onların potansiyellerini maksimize etmeyi amaçlar. Bu bağlamda, bireyselleştirilmiş eğitim planının uygulanması, her öğrencinin bireysel ihtiyaçlarının karşılanması ve eğitim hakkının güvence altına alınması için büyük önem taşır. Bireyselleştirilmiş eğitim planları, öğrencilerin öğrenme sürecini kişiselleştirerek onların benzersiz ihtiyaçları, ilgi alanları, güçlü ve zayıf yönleri doğrultusunda yönlendirir. Bu yaklaşım, genel eğitim sistemlerindeki standartlaştırılmış müfredatın ötesine geçerek, her bireyin öğrenme tarzını, hızını ve içeriğini belirlemesine olanak tanır. Bireyselleştirilmiş eğitim planları, öğrencilerin daha etkili ve motive edici bir şekilde öğrenmelerini sağlayarak özgüvenlerini artırır ve ilgilerine uygun, gerçek dünya uygulamalarına dayalı deneyimlerle destekler. Bu sayede, öğrenciler kendilerini daha iyi anlar, öğrenme sürecine daha aktif katılırlar ve gelecekteki başarılarını sağlam temeller üzerine inşa ederler. Bu nedenle, bireyselleştirilmiş eğitim planları, eğitimdeki standart uygulamalara kıyasla daha etkili, verimli ve sürdürülebilir bir öğrenme deneyimi sunar. Öğretmenler, bu planın başarıyla uygulanması için işbirliği içinde çalışmalı ve özel gereksinimli öğrencilere en iyi eğitim imkanlarını sunmalıdır. Böylece, özel gereksinimli öğrencilerin eğitimde başarılı ve kendine güvenen bireyler olarak yetişmeleri sağlanabilir. Sıralanan noktalardan yola çıkan bu çalışma, Türkiye’de araştırmacılar tarafından Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı (BEP) alanında yapılan çalışmalara ait bir içerik analizidir. Bu amaçla, 2019–2023 yılları arasında 9’u makale ve 2’si tez olmak üzere 11 adet çalışmaya ulaşılmıştır. Çalışmalar incelendiğinde en fazla nitel çalışma yapıldığı, en fazla çalışmanın 2019 yılında yayınlandığı, en fazla bireyselleştirilmiş eğitim planı anahtar kelimesinin kullanıldığı, en fazla nitel türde çalışmalar yapıldığı, daha fazla öğretmen çalışma grubunun seçildiği, en fazla kullanılan veri toplama aracının görüşme formu olduğu ve verilerin analizinde çoğunlukla içerik analizi tekniğinin kullanıldığı sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kadına Yönelik Şiddet ve Şiddeti Önlemeye Yönelik Tedbirler </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72922</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72922</guid>
      <author>Atakan Akar Hasan Çaylak </author>
      <description>Bu çalışma da kadına yönelik şiddeti incelenmekte olup, literatür taraması sonucunda elde edilen veriler temelde üç başlık altında toplanmıştır. İlk başlık altında toplumsal cinsiyet ve kadın kavramı ele alınarak, kadının cinsiyet olarak toplum içindeki yeri aktarılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde şiddet kavramı üzerinde durulmuştur. Şiddetin kadın cinayetleri ile ilişkisi, oluşumu, kadına uygulanan şiddet ve Türkiye’de şiddet, şiddetin sebepleri gibi kavramlar üzerinde durularak aktarılmıştır. Son olarak çalışma sonuç bölümü ile sonlandırılmıştır. Çalışma kapsamında ulaşılan en temel bulgu; Türkiye’de kadına olan şiddetin gün geçtikçe arttığı ve kadın cinayetlerinin içinde en temel faktörler olarak ekonomi, eğitim vb. gibi etmenlerin bulunduğu şeklindedir. Bu doğrultuda Türkiye’de kadına yönelik şiddetin engellenebilmesi amacı ile çeşitli kanunlar ve düzenlemeler yapılmaya çalışılmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tarımda Kadın Emeği: Şanlıurfa İli Örneği</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72948</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72948</guid>
      <author>Burçin Yiğit Fatma Öcal Kara </author>
      <description>Kırsalda kadın, aktif biçimde tarımda çalışıyor olsa da emeğinin karşılığının farkına henüz varamamıştır. Bundan dolayı tüm üretim faaliyetlerinde kadın emeğinin görünür kılınması da güçleşmiştir. Bu araştırmanın ana amacı, Şanlıurfa kırsalında tarımda çalışan kadınların emeğinin temel görünümlerini ortaya koymaktır. Araştırma verileri, tarımda aktif çalışan toplam 237 kadın ile yüz yüze anket çalışması yapılarak elde edilmiştir. Araştırmada kadınların tarımsal üretimde çalışma sürelerinin 6 saatten fazla olduğu saptanmıştır. Kadınlar bitkisel ve hayvansal üretime büyük oranda katkıda bulunmasına karşın, girdilere erişimden ve kararlara katılımdan uzaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kaynaştırma Eğitimi ve Öğretimi Hakkında</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72961</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72961</guid>
      <author>Umut ÇakmakElif Fulya Çakmak  ,Hasan Yüce </author>
      <description>Okullarda kaynaştırma eğitimi, özel gereksinimi olan öğrencilere yönelik eğitim imkanlarını artırmak ve geliştirmek amacıyla ortaya çıkarılmış ve sürekli olarak geliştirilen bir eğitim planıdır. İnsanlar gerek doğuştan gerekse sonradan fiziksel, zihinsel ya da her ikisi açısından engelli birer birey olmaya adaydır. Eğitimde fırsat ve imkân eşitliliği ilkesi doğrultusunda bu bireylerin topluma uyum sağlaması, davranışlarının en iyi şekilde geliştirilebilmesi için okullarda erken yaşta kaynaştırma yoluyla eğitim ve öğretime katılması en temel gerekliliktir.&#13;
Okullarda kaynaştırma yoluyla eğitim alan öğrencilerin öz yeterliliklerini geliştirmek, akranlarıyla uyum sağlayabilmesi ve toplumda birer sosyal birey olarak yetişmesi esastır. Akranlarıyla eğitim alan özel öğrencilerin bu sayede geri kalmış olan sosyallik yanlarını diğer öğrencilerle paylaşma, sorumluluk alma, ekip olarak hareket etme, ortak düşüncelere sahip olma gibi durumlarla geliştirmek esastır.&#13;
Bu araştırmanın amacı, ilkokullarda kaynaştırma eğitimi uygulayan ilkokul öğretmenlerinin, kaynaştırma eğitimi alan öğrencilerle yaşadığı zorlukları belirlemek, uygulamalar sırasında ortaya çıkaran yetersizlikleri tespit etmek ve bu yetersizliklerin, zorlukların mümkün olduğu kadar aza indirilmesi ve daha faydalı bir kaynaştırma eğitimi yapılabilmesi için öneriler sunmak ve bunları geliştirmektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Suriyeli Öğrencilerin Okula Uyum Sorunları Hakkında Yönetici ve Öğretmen Görüşleri </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73022</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73022</guid>
      <author>Mehmet KavacıkMeltem Kavacık ,Mevlüt Meşe ,Berna Yekta Yılmaz ,Süleyman Sarıgöl ,Kürşat Sürücü </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı yönetici ve öğretmenlerin Suriyeli mülteci öğrencilerin okula uyumları ile ilgili görüşlerini ortaya koymaktır. Nitel araştırma çerçevesinde, 2021-2022 öğretim yılında Hatay ili Altınözü ilçesine bağlı okullarda çalışmakta olan 5 okul yöneticisi ve 12 öğretmen ile gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan görüşme soruları kullanılmıştır. Yapılan araştırma kapsamında Suriyeli öğrencilerin okula uyum süreçlerinde karşılaştıkları sorunlara ilişkin bulgular elde edilmiştir. Suriyeli öğrencilerin okul ortamında karşılaştıkları sorunlarda yoğun olarak dil sorunu ve buna bağlı olarak yaşanan iletişim sorunları olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle dil sorununun çözümüne yönelik yapılacak çalışmalar Suriyelilerin eğitim sorunlarının önemli bir kısmını azaltacaktır. Ayrıca Suriyeli mülteci öğrencilerin okula uyum problemlerini gidermek amacıyla öğretmenlerin hizmet içi eğitimler ile desteklenmesi, uyum ve iletişim sorunlarını çözmeye yönelik faaliyetlerin planlanması ile yaşanan uyum problemlerini gidermek bağlamında olumlu sonuçlar elde edilebilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Genç Bayan Voleybolcularda Sekiz Haftalık Pliometrik Antrenmanın Kas Kuvveti, Sıçrama Performansı, Denge ve Çeviklik Üzerine Etkisi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73038</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73038</guid>
      <author>Ahmet KoyuncuoğluBarış Şanlı ,Savaş Aslan </author>
      <description>Voleybolcularda pliometrik antrenman yönteminin etkileri üzerine yapılan araştırmalar son dönemde artmaktadır. Bu çalışmada, genç kadın voleybolcularda 8 haftalık bir pliometrik antrenman programının etkisi ve antrenman sonrası kuvvet değerleri incelenmiştir. Araştırmaya, 15-18 yaş arasında olan ve en az iki yıldır voleybol sporuyla uğraşan 16 genç kadın voleybolcu katılmıştır. Sporcular, 8 hafta boyunca pliometrik antrenmana tabi tutulmuş ve antrenman öncesi, sonrası ve antrenmandan sonraki haftalarda çeşitli sıçrama, atlama ve denge testlerine tabi tutularak değerlendirilmişlerdir.&#13;
Araştırmanın sonuçlarına göre, 8 haftalık antrenman sonrasında yapılan ölçümlerde, durarak uzun atlama, sağ-sol bacak durarak uzun atlama ve adapte edilmiş T-drill testi sonuçlarında anlamlı düzeyde düşüş gözlemlenmiştir (p&lt;0.05). Ancak, üç adım sıçrama ve squat sıçrama testlerinde anlamlı bir gelişim tespit edilmemiştir (p&gt;0.05). Diğer yandan, çoklu sıçrama ve yıldız denge testi sonuçlarında sağ-sol bacakta anlamlı düzeyde artış gözlemlenmiştir (p&lt;0.05). Flamingo denge testi sonuçlarında ise antrenman öncesi ve sonrası arasında anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Antrenman sonrası dönemde, genel olarak tüm test sonuçlarında 3. ve 4. haftadan sonra anlamlı düzeyde düşüşler yaşandığı gözlemlenmiştir.&#13;
Sonuç olarak, 8 haftalık pliometrik antrenmanın genç kadın voleybolcularda dinamik denge ve çoklu sıçrama yeteneklerini olumlu yönde etkilediği, ancak diğer sıçrama yeteneklerinde belirgin bir gelişim sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, antrenmanın bırakılmasının ardından 3. ve 4. haftalarda test sonuçlarında daha da belirgin düşüşler yaşanması, antrenmanın uzun vadeli etkileri konusunda dikkat çekici bir bulgu olarak değerlendirilmelidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Cam Tavan Sendromu Konulu Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi : YÖK Veritabanı Örneklemi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73047</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73047</guid>
      <author>Melek Öztaş Tanrıkulu Bahadır Gülbahar </author>
      <description>Bu araştırma, cam tavan sendromu konulu lisansüstü tezleri çeşitli özellikleriyle incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, tezlerin hazırlandıkları yıl, dil, üniversite, enstitü türü, araştırma yaklaşımları, araştırma yöntemleri, çalışma grupları, veri toplama araçları, konuları ve sonuçları gibi farklı parametreler değerlendirilmiştir. Araştırmanın verileri, YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında yer alan ve erişim izni bulunan 2011-2022 yılları arasında Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanmış olan cam tavan sendromu konulu tezlerle sınırlıdır. Erişime kapalı olan tezler çalışmaya dahil edilmemiştir. Nitel araştırma yaklaşımının kullanıldığı bu çalışmada, veriler doküman incelemesi yoluyla elde edilmiş ve betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel sonuçlarına göre, en fazla tez 2019 yılında hazırlanmıştır ve büyük çoğunluğu yüksek lisans tezi olarak karşımıza çıkmaktadır. İncelenen tezlerin çoğunluğu Türkçe olarak kaleme alınmıştır ve nicel araştırma yaklaşımı kullanılarak betimsel tarama deseni benimsenmiştir. Tezler farklı üniversitelerin 25 farklı enstitüsünde hazırlanmıştır, en fazla tez ise sosyal bilimler enstitüleri bünyesinde yer almaktadır. Çalışma grupları olarak öğretmenler ve kadın okul yöneticilerinin yoğunlukta olduğu görülmüştür. Veri toplama aracı olarak ise yarı yapılandırılmış görüşme formu en çok tercih edilen yöntem olmuştur. Tezlerde ele alınan konular arasında cam tavan sendromunun kariyer beklentileri ve girişimleri, yöneticilik algısı, cinsiyet temelli ayrımcılık, kadınlara yönelik tutumlar ve kalıp yargılar, toplumsal roller, toplumsal kültür, kraliçe arı sendromu, toplumsal baskı, rekabet, örgütsel adalet ve yaş gibi çeşitli temalar bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarına dayanarak bazı önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen Görüşlerine Göre Pandemi Döneminde Bilişim Teknolojileri Dersinde Öğrenme Kayıpları</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73186</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73186</guid>
      <author>Bekir BozkurtHülya Önay Bozkurt ,Semih Kaçar ,Abdurrahman Çürükoğlu ,Zeynep Şeyda Kaçar </author>
      <description>Bu çalışma, Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersi öğretmenlerin bakış açısıyla, 2021-2022 eğitim öğretim yılı pandemi döneminde Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersindeki öğrenme kayıplarını ve çözüm önerilerini betimlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma; giriş, yöntem, bulgular, sonuç tartışma ve öneriler olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 öğretim yılında İzmir ilindeki devlet kurumlarında görev yapan ve rastgele seçilen 40 Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersi öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler, yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılarak toplanmış ve incelenmiştir. Veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Görüşmeler sonucu elde edilen veriler tek tek incelenmiş, benzer yanıtlar bir araya getirilmiş ve uygun kodlamalar yapılmış, temalar oluşturularak bulgular elde edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; ailelerin sosyoekonomik durumuna bağlı olarak öğrencilerin teknolojik alt yapıya sahip olmamasının, öğrenme kaybının en büyük sebebi olduğu görülmüştür. Karşılaşılan sorunların ortadan kalkması ve pandemi sürecinde meydana gelen öğrenme kayıplarının ortadan kalkması için bazı çözüm önerileri getirilmiştir. Sosyoekonomik durumu düşük aileler desteklenmeli, okullar teknolojik donanım ile donatılmalı, bilişim teknolojisi sınıflarını donanım olarak zenginleştirilmeli, bilişim teknolojileri sınıfı olmayan okullara bilgisayar ve diğer donanımların temin edilmesi, telafi programları ve kurslar düzenlenmelidir. Bu sayede pandemi sonrasında öğrenme kayıpları telafi edilmelidir. Araştırmanın pandemi döneminde Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersindeki öğrenme kayıpları konusunda öğretmenlerin görüşlerini betimlemesi ve alanyazına bu açıdan farklı bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Covid-19 Pandemisi Karantina Sürecinde Yaşanılanlar: Bütüncül Çoklu Durum Çalışması</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73211</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73211</guid>
      <author>Fatma Kırımlı</author>
      <description>&lt;table&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td&gt;&#13;
Bu çalışmanın iki temel amacı bulunmaktadır. İlk amaç insanların pandemi sürecinde yaşadıkları fiziksel koşulları, yaptıkları günlük aktiviteleri, duyuşsal tepkilerini, süreçte yaşadıkları değişimleri, genel olarak karantina sürecini nasıl değerlendirildiklerini ortaya koymaktır. İkinci amaç ise bu tepkilerinin medeni durumlarına göre farklılaşıp farklışmadığını belirlemektir. Araştırmada durum çalışmalarından bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Katılımcıların karantina sürecindeki deneyimleri “yaşanan mekânın fiziksel özellikleri, günlük aktiviteler, duyuşsal tepkiler, değişimler, sürecin genel değerlendirmesi” olmak üzere tümden gelimle üretilen 5 tema altında incelenmiştir. Yaşanan mekânın fiziksel özelliklerinin pandemi sürecinde etkili olduğu; katılımcıların pandemi sürecinde günlük aktivite olarak spor, farklı hobiler, mesleki ve eğitim işleri gerçekleştirdikleri; katılımcı gruplarının her üçünde de olumsuz duyuşsal tepkilerin ağırlık kazandığı; bedensel değişimler arasında kilo alma, cilt kuruluğu, ağrılar gibi değişimlerin; davranışsal değişimler arasında fiziksel mesafe, sürekli el yıkama, kendine zaman ayırma ve online alışveriş gibi değişimlerin; bilişsel davranışlar arasında sevdiklerinin değerini anlama, yeni kararlar alma, kısa süreli planlar yapma, tasarruf sağlama ve özgürlüğün değerini anlama gibi değişimlerin; eş ile ilişkide yaşanan olumlu değişimler arasında paylaşımların artması, birbirini tanıma fırsatı, daha şefkatli ve anlayışlı olma ve sorumluluk artışının olduğu, olumsuz değişimler arasında ise kavgalar ile çocuğun bakımı konusunda yaşanan değişimlerin olduğu belirlenmiştir. Genel olarak bekâr erkek ve kadınlar yaklaşık aynı oranda fiziksel aktivitede bulunurken evli çiftlerde erkekler daha çok sporla, kadınlar ise, hobileriyle ilgilenmeyi tercih etmişlerdir. Araştırma sonucunda pandemi sürecinin hem olumlu hem de olumsuz yönlerinin bulunduğu, en yüksek hissedilen duygunun kaygı olduğu belirlenmiştir.&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Covit19 Pandemisinin Okul Kültürü Üzerindeki Etkileri Hakkında Yönetici Görüşleri</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73237</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73237</guid>
      <author>Sedat İlhanSerpil İlhan ,Murat İlhan </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, Covid-19 pandemi döneminin okul kültürünü nasıl etkilediğini yönetici görüşlerine dayanarak araştırmaktır. Nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması olarak kurgulanan araştırmada görev yapan toplam 10 okul yöneticisi katılmıştır. Araştırma için katılımcı belirlemede kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmada veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile anali edilmiş ve ulaşılan sonuçlar tartışılmıştır. Çalışma onucunda önerilere yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kuruluşundan Geleceğe Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73268</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73268</guid>
      <author>Meltem Keskin</author>
      <description>Kadim topraklarda yaşama ayrıcalığına sahip olan biz Türkler, Anadolu coğrafyasının zenginlikleri ile jeopolitik/jeoekonomik önemden kaynaklı zorluklarını da nesillerce yaşamak durumunda kaldık.  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da  (TCMB), Cumhuriyetin temel kurumlarından biri olarak ülkenin kaderini paylaşarak kuruluşu çok sancılı olurken bankanın kurulabilmesi için günün konjonktürü gereği olarak bulundurulması gerekli altın rezervinin sağlanabilmesi ise yeni kurulmuş ve ekonomik zorluklar içinde olan Türkiye Cumhuriyeti için büyük bir ekonomik ve politik zaferdir. 11 Haziran 1930 tarihinde Merkez Bankası yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisince (TBMM) kabul edilmiş ve 30 Haziran 1930 tarihinde 1715 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. TCMB'nin temel amacı, fiyat istikrarını sağlamak ve ekonomik dengeyi koruyarak desteklemektir. Bu bağlamda TCMB, para politikasını belirler, para arzını kontrol eder, bankalar arası piyasaları düzenler ve Türk Lirası'nın değerini korumak için gerekli önlemleri alır. TCMB'nin tarihi boyunca bazı dönemlerde para politikaları, ekonomik gelişmeler ve siyasi faktörler nedeniyle tartışmalı olmuştur. TCMB'nin bağımsızlığı, zaman zaman gündeme gelmiş ve ekonomi politikaları üzerindeki etkisi eleştirilere konu olmuştur. Bu çalışmada; genç Türkiye Cumhuriyeti’nin hayata geçirdiği, Türk ekonomik politikasını oluşturma sürecinde kilit kurumların en başında yer alan TCMB ikincil veriler ışığında ampirik olarak incelenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title> Özel Güvenlik ve Koruma Programı Öğrencilerinin Spor Kavramına İlişkin Metaforik Algılarının Belirlenmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73451</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73451</guid>
      <author>Aykut Tosun</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı Hereke Ömer İsmet Uzunyol MYO da Mülkiyet Koruma ve Güvenlik bölümü Özel Güvenlik koruma programında 2023-2024 eğitim öğretim döneminde okuyan 1 ve 2 sınıf 40 öğrenci oluşturmakta olup öğrenciler çalışmaya gönüllü olarak katılmışlardır. Araştırma kapsamında öğrencilerden “&lt;em&gt;Spor .......gibidir. Çünkü....”,&lt;/em&gt; “&lt;em&gt;Spor......... etki eder. Çünkü.....”,&lt;/em&gt; “&lt;em&gt;Spor......... kontrol eder. Çünkü.....”&lt;/em&gt; cümlelerini tamamlamaları istenmiş olup öğrencilere metafor cümlesi içeren form yazılı olarak verilmiştir. 1 soru olan  “&lt;em&gt;Spor .......gibidir&lt;/em&gt;” kavramına toplamda 39 metafor üretmiş, &lt;em&gt;Çünkü..&lt;/em&gt;..”, kavramına ise  toplamda 41 metafor üretmiş sorunun tamamına bakıldığında ise 80 metafor ürettikleri,  2 soru  “&lt;em&gt;Spor .......gibidir. Çünkü...&lt;/em&gt;.”   sorusunun toplamına baktığımızda ise 80 metafor ürettiklerini, “&lt;em&gt;Spor......... etki eder. Kavramına 39 metafor üretmiş, Çünkü.....”&lt;/em&gt; kavramına ise 39 metafor üretmiş ve “&lt;em&gt;Spor......... etki eder. Çünkü....&lt;/em&gt;.” sorusunun tamamına bakıldığında ise toplamda 78 metafor üretmiş, 3 soru   “&lt;em&gt;Spor......... kontrol eder. Kavramına 39 metafor üretmiş,  Çünkü&lt;/em&gt;.....” Kavramına ise 27 metafor ürettikleri tamamına bakıldığında ise 66 metafor ürettikleri görülmüştür. Çalışmaya katılan öğrencileri 3 soruya toplamda üretilen metafor sayısı ise 224 metafor ürettikleri belirlenmiş öğrencilerin spor ile ilişkili hayatlarına olumlu yönde etki edeceği sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitimcilerin Sendikaya Katılım Amacı, Beklentileri ve Beklentilerinin Karşılanma Düzeyi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73553</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73553</guid>
      <author>Sibel ÖzerHatun Yavuz ,Yasemin Sakman ,Ömer Kutlu ,Abdullah Kaya ,Fatma Çetin </author>
      <description>Araştırma çerçevesinde öncelikle sendikacılık ve sendikalizm kavramının tarihsel süreçte dünyada ve Türkiye'de ortaya çıkışı ve gelişimi ele alınmıştır. Sonraki aşamada sendikacılığın eğitim camiasına girişi ve geçirdiği süreç, değişim ve gelişmeler ele alınmıştır. Türkiye'de eğitim sendikacılığının doğuş ve gelişim aşamaları, farklılıkları, sınırlılıkları ve günümüze kadar yaşanan yasallaşma süreci incelenmektedir.&#13;
Bir örgütlenme aracı olarak ortaya çıkan sendikacılığın eğitimcilerin yaklaşık %69'unu bir araya getirmesi ve bu sayının 775.000 civarında olması, sendika üyelerine çeşitli sorular üzerinden anket yapılması ihtiyacını doğurmuştur. Bu amaçla hazırlanan görüşme formu kullanılarak 100 sendikalı eğitimciye ulaşılarak görüşleri alındı. Bu yorumlar analiz edildi ve sentezlendi. Amaç, Türkiye'deki eğitim sendikalarına üye eğitimcilerin sendika üyeliği hedefleri ile sendika üyeliğinden beklentileri ve bu beklentilerin karşılanma düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Sendika üyelerinin beklentisi, sadece kişisel değil, eğitimsel ve toplumsal konularda da yenilikçi araştırma ve çalışmalar yapmak ve elde edilen sonuçları üyelerin yararına uygulamaktır.&#13;
Üyelerin, sendikalarının sadece bir isminin olması değil, aynı zamanda harekete geçmesi gerektiğine inandıkları, mesleki, ekonomik ve hukuki konularda daha aktif rol almaları gerektiğine inandıkları açıktır. Beklentileri karşılanan, talepleri karşılanan ve sendikanın tam katkı sağladığına inanan katılımcı sayısının azlığı, sendikaları üyelerine yönelik daha etkin çalışmaya zorluyor. Birlik üyelerinin beklentisi, sadece bireysel değil, eğitimsel ve toplumsal konularda da yenilikçi araştırma ve çalışmalar yapılması ve elde edilen sonuçların üyelerinin yararına uygulanmasıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokullarda Okul Çalgısı Olarak Ukulele Kullanımının Öğrencilere Sağladığı Katkılar</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73574</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73574</guid>
      <author>Kadir KorkmazBekir Tanyeri </author>
      <description>Müzik eğitimi, ilk ve ortaokul düzeylerinde eğitim alan her çocuğun başlangıçta zorunlu olarak aldığı, daha sonrasında ise çocukların ilgi ve istidamına göre özel engel müzik eğitim kurumlarında kendi ya da ailesinin isteği doğrultusunda aldığı bir derstir. Müzik eğitiminde okul çalgıları denilince akla çoğu zaman blok flüt veya melodika gibi düşük maliyetli ve taşıması kolay enstrümanlar gelmektedir. Melodika, blok flüte oranla şu an için yaygın olarak kullanılmaya başlanılan bir enstrümandır. Her ne kadar bu 2 çalgı taşıma yönünden avantajlı ve ergonomik enstrümanlar olsa da her ikisi de gerek solo gerek şarkı söyleyerek enstrüman eşlik de yetersiz kaldığı için dengeli müzikal gelişimi sağlamada yetersizdir. Yanı sıra ukulele ise taşıma ve ergonomik açıdan çocuklar için uygundur olup; maliyeti açısından ise blok flüt ve melodikaya göre daha pahalıdır. Ancak kulenin çok sesli bir enstrüman olması çocukların erken yaşlarda müzikal anlamda gelişmesine daha fazla olanak sağlamaktadır. Araştırmamızda ukulele, gitar, piyano gibi çok sesli enstrümanlar ile solo enstrüman olan blok flüt ve melodika enstrümanları kıyasla almıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bilim ve Sanat Merkezine Devam Eden Öğrencilerin Devamsızlıklarına İlişkin Öğrenci Görüşleri</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73581</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73581</guid>
      <author>Nihal Kaya İciCanan Kandemir ,Hüseyin Albayrak </author>
      <description>Bu araştırmada üstün yetenekli öğrencilerin bilim ve sanat merkezlerine (BİLSEM) devamsızlığın nedenlerine ve devamsızlığın azaltılmasına ilişkin öğrenci görüşlerinin belirlenmesi amaçlamıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmaya 2022-2023 eğitim öğretim yılında BİLSEM’e devam eden ve en çok devamsızlığı bulunan; 5 destek eğitim 1, 5 destek eğitim 2 programı öğrencisi, 5 özel yeteneklileri geliştirme (ÖYG 2) 8. Sınıf öğrencisi,  5 proje öğrencisi katılmıştır. Araştırmada veri elde etmek amacıyla araştırmacılarca hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu pilot çalışması için 5 öğrenciye gönderilmiştir. Öğrencilerden gelen dönütlere göre form revize edilerek düzeltmeler gerçekleştirilmiştir.  Form iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların betimsel özelliklerine ilişkin sorular yer alırken, ikinci bölümde üstün yetenekli öğrencilerin bilim ve sanat merkezine devamsızlıklarının nedenleri ve çözüm önerilerine ilişkin sorular yer almaktadır. Görüşmelerin geliştirilmesi için öğrencilere randevular verilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Öğrencilere, bilim ve sanat merkezine devamsızlık nedenleri ve bu sorunun çözümüne ilişkin görüşleri sorulmuştur.  &#13;
Bilim ve sanat merkezine devamsızlık yapmanın nedeni nelerdir? Sorusunun cevapları 4 tema başlığı altında analiz edilmiştir. Fenomenolojik bir araştırma yöntemiyle gerçekleştirilen, Destek 1-2 programı, ÖYG 2 ve Proje öğrencilerinin devamsızlıkla ilgili deneyimlerini ve çözüm önerilerini araştıran bir çalışma yapılmıştır. Bu araştırma, öğrencilerin devamsızlık sebeplerini anlamak ve çözüm önerilerini belirlemek üzere yapılmıştır.&#13;
Destek 1-2 programı öğrencilerinin devamsızlık nedenlerine ilişkin, zaman ve yorgunluk, ulaşım sorunları, aile ve ebeveynler ile ilgili konular ve okul/sınav hazırlığı temaları belirlenmiştir. Öğrenciler, zaman kısıtlılığı, yoğunluk, uzak konum, ebeveynlerin çalışma saatleri ve diğer aktiviteleri, özel okul ve kurslara katılım gibi sebepleri devamsızlıkla ilişkilendirmişlerdir. Çözüm önerileri arasında, gündüz saatlerinde dersler, bilsemin tek bir günle sınırlı olması, yakın bir bilsemin tercih edilmesi, okuldan erken çıkma imkanı, kurs saatleriyle uyumlu olması, servis hizmetleri gibi öneriler bulunmaktadır.&#13;
ÖYG 2 öğrencileri, LGS'ye hazırlanmaları ve zaman kısıtlılığı, ulaşım sorunları ve sınav odaklı yoğunluk gibi sebeplerle devamsızlık yaşadıklarını belirtmişlerdir. Çözüm önerileri arasında, LGS'de ek puan verilmesi, 8. sınıfta bilsemin sınırlı olması gibi öneriler bulunmaktadır.&#13;
Proje öğrencileri ise üniversite sınavına hazırlanmaları, zorlu ulaşım koşulları, zaman kısıtlılığı ve sınav odaklı yoğunluk gibi sebeplerle devamsızlık yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Çözüm önerileri arasında, servis hizmeti, bilsemin sınırlı olması veya proje hazırlanmaması gibi öneriler bulunmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Makamsal Müziklerde Klasik Gitar Akor Eşliği/İcrası</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73618</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73618</guid>
      <author>Burak Can YıldızBekir Tanyeri </author>
      <description>Birçok müzik alanında akor eşliği olarak kullanılan klasik gitarın, türkülere eşlikte son zamanlarda popüler hale gelmesi sebebiyle; bu çalışmanın yapılması düşünülmüş ve makamsal müziklere klasik gitar ile akor eşliğinin ne şekilde yapılabileceği araştırılmıştır. Çalışmada daha önce makamsal müziğe eşlik etmemiş klasik gitar icracısının makalede anlatılanlardan yola çıkarak, makamsal müziğe yapılacak olan klasik gitar ile akor üzerine eşliğin kural ve mantığının en temel haliyle icracıya aktarılması amaçlanmıştır. Makamsal müzikte ezgiye göre hangi derecede hangi akorların kullanılabileceği üzerinde çalışılmıştır. Böylece makamsal müziklere eşlik etmek isteyen klasik gitar icracısının gerekli temel donanıma sahip olması ve bu eşliğin makamın derecelerinden yola çıkarak hangi akorlar üzerinde devam edebileceğini anlamış olması hedeflenmiştir. Bu araştırmada, mevcut durumun belirlenmesi ve analiz edilmesine yönelik nitel araştırma türünde betimsel araştırma yöntemi kullanılmış, araştırmanın çalışma grubunu ise Türk Müziği makamlarından Hüseyni ve Hicaz makamları oluşturmaktadır. Çalışma sonunda Hüseyni ve Hicaz makamlarında ele alınan ezgiler üzerine örnek kalıp eşlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın kapsamı Türk Müziği, sınırlılıkları ise Hüseyni ve Hicaz makamlarıdır. Dolayısıyla bu çalışmanın, Türk müziğine klasik gitar ile eşlik etmek isteyen müzik icracılarına, yol gösterici olması bakımından önem arz ettiği düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Deride Kullanılan Bazı Dikiş Teknikleri ve Ürün Örnekleri </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73591</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73591</guid>
      <author>Melda Özdemir Tuğçe Sönmezoğlu </author>
      <description>İnsanoğlunun doğanın olumsuz şartlarına karşı, örtünme ve barınma amacıyla tarih öncesi çağlarda kullandığı ilk materyallerden biri olan derinin geçmişi çok eski çağlara dayandığı bilinmektedir. Deri dayanıklı, sağlıklı ve kolay şekil alan bir malzeme olması sebebiyle çağlar boyunca giysi, aksesuar, dekorasyon sektörlerinde kullanılmış ve kullanılmaya devam edilmektedir. Hayatımızın her alanında günümüzde süslemeli deri eşya ve aksesuarlar görülmekte ve gittikçe önem kazanmaktadır. El sanatı çerçevesinde yapılan deri ürünlerin yüzey süslemesinde; boyama, baskı, oyma, aplike, keserek işleme, yakma, ıslatarak şekil verme, dikiş ve işleme vb. gibi teknikler kullanılmaktadır. Tarih boyunca çok zengin bir kültüre sahip olan Türkiye’de ön plana çıkmış, ün kazanmış olan deri sanatı, Türkler tarafından gelişmiş deri işçiliği ile tarih içinde her alanda kültür ve sanat değeri taşıyan nitelikli eserler ortaya koymuşlardır. Geçmişte kendine özgü nitelikler taşıyarak yapılmış deri sanatı günümüzde de estetik çekiciliği ile kültürümüzün bir yansıması olarak yapılmaya devam etmektedir. Günümüzde deriden yapılan ürünlerde, doğal bir malzeme olması, kullanışlılığı, yumuşaklığı, gibi özelliklerinin bulunması nedeniyle süslemeli deri eşya üretimi gittikçe önem kazanmakta ve büyük ilgi görmektedir. Sanatkârlar deri sanatında geçmişte ve günümüzde çeşitli yüzey süsleme teknikleri geliştirmişlerdir. Bu tekniklerden biri de dikiş tekniğidir. Bu çalışmada amaç; deri dikiş tekniklerinden çok kullanılan dört tekniği açıklamak ve ürünler üzerindeki kullanımını inceleyerek tanıtmaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


