






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL), Yıl 2023 Sayı 70</title>
    <link>https://smartofjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2604</link>
    <description>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Akıllı Telefon Bağımlılığı ve Nomofobinin Yordayıcıları Olarak Bağlanma Stilleri, Kimlik Duygusu ve Kişiler Arası Problemler</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69106</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69106</guid>
      <author>Fatma CanatarYusuf Bilge  </author>
      <description>&lt;p style="text-align: justify; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt;"&gt;Küresel çapta ve her yaş grubunda yaygınlaşarak bir ruh sağlığı ve toplum sorunu haline gelen akıllı telefon bağımlılığı ile onun bir uzantısı olarak kabul edilebilecek olan nomofobinin (telefonsuz kalma korkusu) gelişiminde, altta yatan faktörleri incelemek önem arz etmektedir. Buradan hareketle, bu çalışmada akıllı telefon bağımlılığı ile nomofobi, kendisiyle ilişkili olabileceği düşünülen bağlanma stilleri, kimlik duygusu ve kişiler arası problemler bağlamında incelenmiştir. Kesitsel bir araştırma olarak yürütülen bu çalışmaya, yaşları 18-65 arasında değişen 535 katılımcı dahil olmuştur. Ölçüm araçları olarak Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği- Kısa Form, Nomofobi Ölçeği, İlişki Ölçekleri Anketi, Kimlik Duygusu Değerlendirme Aracı ve Kişiler Arası Problemler Ölçeği-Döngüsel kullanılmıştır. Analiz sonuçları, akıllı telefon bağımlılığı ve nomofobi puanlarının demografik değişkenlere göre anlamlı farklılıklar gösterdiğine işaret etmiştir. Akıllı telefon bağımlılığı ve nomofobinin yetişkin toplum örnekleminde gerçekleştirilen bu araştırmadaki yaygınlığı sırasıyla %53.4 ve %61.1 olarak hesaplanmış ve bu kesimin bu olgular açısından risk altında oldukları değerlendirilmiştir. İlişkisel analiz sonuçlarına göre, akıllı telefon bağımlılığı ve nomofobi ile yordayıcı değişkenler arasında istatistiksel açıdan anlamlı korelasyonlar bulunmuştur. Yanı sıra akıllı telefon bağımlılığının; güvenli bağlanma, saplantılı bağlanma, kimlik duygusu ve kişiler arası problemler tarafından %25 oranında, nomofobinin ise kimlik duygusu ve kişiler arası problemler tarafından yaklaşık %9 oranında anlamlı derecede yordandığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular ilgili literatür eşliğinde tartışılmıştır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Quiet Quitting: Causes, Consequences And Suggestions</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69426</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69426</guid>
      <author>Sercan YILDIZ</author>
      <description>The 21st century is pushing businesses like never before. After the Covid-19 pandemic, a new danger has emerged for businesses that have started to recover and return to regular working hours. This study aimed to define quiet quitting, determine the potential risks for businesses, and reveal the precautions to be taken against it. Although quiet quitting is a new concept in the literature, holistic studies on the potential risks for businesses and the precautions to be taken against quiet quitting have yet to be found. Therefore, to contribute to the literature, the concept of quiet quitting has been qualitatively examined and defined. In addition, the factors that reveal the concept of quiet quitting are stated. Subsequently, the potential risks that may be encountered due to quiet quitting businesses are mentioned. Finally, some suggestions have been presented to the business to prevent quiet quitting. The study is anticipated to contribute to the literature for future research.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Çevre İlişkisi ve Veli Toplantılarında Karşılaşılan Engeller</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=66848</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=66848</guid>
      <author>Veli Yalçınkaya</author>
      <description>Bu çalışma ile okulun şekillenmesinden en önemli unsur olan çevre yani ailelerin okul üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Okula veli katılım şekilleri genellikle veli toplantıları ve okul aile birlikleri vasıtası ile olmaktadır. Velilerin okula olan ilişkileri, okulun şekillenmesinde ve sağlıklı bir okul ortamı oluşmasında en önemli unsurlardan biridir. Ailelerin çeşitli nedenlerle okul çevre ilişkisinin öneminden habersiz olmaları, okul aile birliği ve veli toplantılarının olmaması, konuyla ilgili özelikle bu pandemi sürecinde herhangi bir çalışma ve toplantıların yapılmaması okul veli işbirliğini olumsuz etkilemiştir. Ayrıca gerek okul kültürü, yönetici ve öğretmen tutumları gerekse de velilerin duyarsızlıkları okul veli toplantılarını engelleyen konular olabilir. Araştırmada nitel araştırma tekniklerinden olgubilim deseni kullanılmıştır.  Çalışma gurubu çeşitli okulların yönetici, öğretmen ve velilerinden kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilmiştir. Araştırma sonucunda okul ve çevrenin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceği, okulun en önemli paydaşlarının veliler olduğu, velilerin fazla çocuk sahibi olma, eğitim düzeyi ve salgın döneminden dolayı veli toplantılarına katılamadığı, toplantının yapılmadığı yada çevrimiçi olarak yapıldığını belirttikleri ortaya çıkmıştır.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Büyükşehir Belediyesinde Çalışanların Duygusal Zekâ Yetkinlikleri ve Çatışma Algıları</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68225</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68225</guid>
      <author>Tuba Gönül Fatma Geçikli </author>
      <description>Çatışma kavramı örgütlerin performansını ve işleyişini olumlu ya da olumsuz etkilediğinden dolayı örgüt için son derece hassas bir konudur. Bu nedenle de çatışma yönetimi, örgüt yönetiminin üzerinde durduğu ayrıcalıklı bir kavramdır. Bu bağlamda çatışmaları etkin bir şekilde yönetebilmek için öncelikli olarak insan odaklı düşünmek ve çatışmanın duygu kaynaklı olduğunu bilmek gerekmektedir. Dolayısıyla duygusal zekâ yetkinliklerinin örgüt çalışanları üzerinde önemli bir etkisinin olduğu düşünülmektedir. Duygularını tanıyan, anlayan ve yönetebilen birey, çevresindeki diğer insanların da duygularını anlayabilir, yorumlayabilir ve hem kendi duygularını hem de çevresindeki insanların duygularını doğru bir şekilde yönetebilir. Bu nedenle bu çalışmada iş ortamında duygusal zekânın örgütsel etkililiğe, bireylerin davranışlarına, örgütsel çatışmaların yönetilmesine ve çatışmalardan azami fayda sağlamaya olan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada bir büyükşehir belediyesi bünyesindeki tüm çalışanlar örneklem olarak alınmış ve anket tekniği kullanılmıştır. Anket uygulamasının sonucunda veriler SPSS paket istatistik programı ile çözümlenmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler; t testi, korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeğin güvenilirliği, Cronbach Alfa (α) katsayısının hesaplanması yöntemiyle tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, ölçeğe ilişkin güvenilirlik katsayısı, α = 0,807 olarak belirlenmiştir.&#13;
Çalışma sonucunda, duygusal zekânın öz bilinç ve sosyal bilinç boyutları ele alındığında, duygusal zekânın bireylerin hem sosyal hem de iş hayatlarında kişisel farklılıklar ve doğru iletişim kuramamalarından kaynaklanan bireysel ve örgütsel çatışmaları en aza indirdiği ve iletişim problemlerine çözüm getirdiği görülmüştür.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkçe Öğretmenlerinin Örgütsel Adalet Algıları</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68284</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68284</guid>
      <author>Yasin Erdenk Serdar Karakuş </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, Türkçe öğretmenlerinin örgütsel adalet algılarının belirli değişkenlere göre incelenmesidir. Çalışmaya, Isparta İl merkezinde bulunan ilköğretim okullarının ikinci kademesinde görev yapan 182 Türkçe öğretmeninden, basit tesadüfi yöntemle seçilmiş, 161 Türkçe öğretmeni gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada, veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ile Moorman (1991) tarafından hazırlanan ve Türkçe uyarlaması Yıldırım (2010) tarafından yapılan örgütsel adalet ölçeği kullanılmıştır. 25 sorudan oluşan ölçek 5’li likert formunda olup, Prosedürel Adalet, Etkileşimsel Adalet ve Dağıtımsal Adalet olmak üzere 3 alt boyuttan oluşmaktadır. Veriler IBM SPSS istatistik paket programında analizin edilmiştir. Öğretmenlerin ölçeklerden aldıkları puanlar aritmetik ortalama ve standart sapma X±Sd olarak sunulmuştur. Çalışmada normallik durumu Kolmogorov-Smirnov testi uygulanarak incelenmiştir.&#13;
Sonuç olarak; Türkçe öğretmenlerinin adalet algısı ölçeği alt boyutlarından Prosedürel Adaletin ortalamanın üzerinde, Etkileşimsel Adaletin yüksek, Dağıtımsal Adaletin ortalamanın üzerinde ve ölçek toplam puanının yüksek olduğu, cinsiyet, yaş, medeni durum, hizmet yılı ve Eğitim düzeyi değişkenine göre adalet algıları incelendiğinde Prosedürel Adalet ve Etkileşimsel Adalet alt boyutları ile ölçek toplamında anlamlı farklılık olmadığı, diğer yandan yaş, medeni durum ve eğitim düzeyi değişkenine göre adalet algıları incelendiğinde Dağıtımsal Adalet alt boyutunda anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pandemi Öncesi ve Sonrası Dönemde Halk Eğitim Merkezlerinin Durumu</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68536</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68536</guid>
      <author>Necmettin CanBurhan Atlı ,Gülbahar Atlı ,Aslan Karakuş ,Mamuriye Ayyıldız ,Nurettin Üre </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı halk eğitim merkezlerinin pandemi öncesi ve sonrasındaki durumunu ve etkilenmelerini incelemektir. Araştırmanın evreni Diyarbakır Bağlar Halk Eğitim Merkezinde 2018 ve 2022 yılları arasında açılmış ve tamamlanmış kurslardan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi amaçlı örneklem stratejilerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Nitel araştırma yaklaşımının benimsendiği bu çalışmada doküman incele yöntemi kullanılmış olup veriler betimsel analiz yöntemleriyle analiz edilmiştir. Betimsel analizler sonucunda ulaşılan bu veriler, halk eğitim merkezlerinin pandemi öncesi ve sonrasındaki durumlarını ve etkilenmelerini göstermekte ve araştırmanın amacına ulaşmak için kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda bireylerin en çok Kişisel Gelişim ve Eğitim kurslarına yöneldiği görülürken son yıllarda yöresel ekonomik faaliyetlere yönelik kurslara yönelimlerin olduğu görülmüştür. Kurslara devam konusunda kadın katılımcıların oranının erkek katılımcılara oranlarından daha yüksek olduğu görülürken, kurs sürelerinde kadın katılımcıların tercihinin kısa süreli kurslardan yana olduğu görülürken erkek katılımcıların tercihlerinin uzun süreli kurslardan yana oldukları görülmüştür.   Pandemi öncesi ve sonrası kurs oranlarında pandemi öncesi dönemde kurs sayısının daha fazla olduğu ve kadın katılımcı sayısının her dönemde daha fazla olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Pandemi yılı olarak bilinen 2020 yılında tüm kurs alanlarında düşüşler görülürken pandemiden sonraki yıllarda Din Eğitimi kurslarında yüksek artışların olduğu ve bu artışın pandemiden önceki yıllardan da fazla olduğu görülmüştür. Sonuç kısmında tüm bulguların değerlendirmeleri yapılmış olup önerilere yer verilmiştir.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Müzikte Toplumcu Gerçekçilik: D. Şostakoviç- “Song of the Forests” Op.81 </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68812</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68812</guid>
      <author>Orkun Ünal</author>
      <description>Araştırmanın amacı, Toplumcu Gerçekçilik Akımı’nın müzikteki yansımasını Şostakoviç’in “The Song of the Forests” (Ormanların Şarkısı) adlı oratoryosu örneği üzerinden göstermektir. Çalışmada, ilk olarak Toplumcu Gerçekçilik Akım’ı, Müzikte Toplumcu Gerçekçilik Akım’ı ve Şostakoviç’in Oratoryo’yu besteleme süreci anlatılarak kavramsal arka plan oluşturulmuştur. Sonrasında Oratoryo’nun müzik ve metin analizi verilmiştir. Araştırmanın sonucunda, Şostakoviç’in eseri istemeyerek bestelediği, eserin siyasi propaganda amacıyla bestelendiği, Oratoryo’nun Stalin’in 2. Dünya Savaşı’ndan sonra çorak kalan arazileri ağaçlandırma projesi kapsamında yazıldığı ve bestelendiği, eserin Stalin’i yücelten ideolojik bir eser olduğu, müzikte Rus Halk Müziği motiflerine sıklıkla yer verildiği, Oratoryo’nun 2.bölümünde Toplumcu Gerçekçilik müzik anlayışına uygun olarak dans ritimlerinin ve diatonik armonilerin kullanıldığı,  eserin 4. bölümünde Toplumcu Gerçekçilik müzik anlayışına uygun olarak müzikte iyimser bir atmosfer yakalamak için  mutlu bir scherzo kullanıldığı, eserin 5. bölümünün Toplumcu Gerçekçilik müzik anlayışına uygun olarak marş formunda bestelendiği, eserin 6. bölümünde  Toplumcu Gerçekçilik müzik anlayışına uygun olarak tenor solonun Rus halk müziği stilinde söylendiği, eserin son bölümünde Stalin’i, Rus halkını ve Lenin’i yücelten dizilere yer verildiği, yine aynı bölümün müziğinde Toplumcu Gerçekçilik müzik ve şiir anlayışına uygun olarak tüm orkestrayla birlikte büyük bir füg kullanıldığı, eserin Toplumcu Gerçekçilik Akım’ının müzik alanındaki en önde gelen örneği olabileceği ve eserdeki bütün bölümlerin Toplumcu Gerçekçilik Akım’ına uygun bir şekilde bestelendiği gibi anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır.&#13;
 &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’deki Covıd-19 Konulu Tezlerin İncelenmesi: Bir İçerik Analizi Çalışması</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68900</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68900</guid>
      <author>Abdullah SadanMuhammed Murat Işkın ,Selime Işkın ,Mücahid Altınışık ,Abdullah Hakan Koç ,Hakan Emrah Bodur </author>
      <description>Bu araştırmada yaşanan Covid-19 pandemi süreci içerisinde yayımlanan tezlerin belirlenerek betimsel analiz yapılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Covid-19 pandeminin başlangıcı olan 2020 ile 2022 yılları arasında yayımlanan 111 çalışmalara ait tespit edilen verilerin betimsel analizi yapılmıştır. Amaç kapsamında incelenen tezler; yayınlandığı tür, danışmanların akademik unvanları, yayınlanan yıllar, yayınlanan üniversite, araştırma desenleri dağılımları bulunarak elde edilen veriler yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlara ulaşılan tezlerin çoğunluğu yüksek lisans seviyesinde yapılmıştır. Tezler en çok doktor öğretim üyesi ve doçent unvanlarınca danışmanlığı yapılan akademisyenlerin danışmanlık yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. En çok 2021 yılında yayınlanmış tezler çoğunlukta olup, çalışmaların çoğunluğunu Akdeniz ve İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesinde yayımlanan tezlerden oluşmaktadır. Tezlerin nicel ve nitel yöntemlerin tercih edildiği yönündedir. &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Bankacılık Sektöründe Likidite Riskinin Belirleyicileri: Zaman Serisi Uygulaması</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68901</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68901</guid>
      <author>İbrahim KARAASLANİbrahim Karaaslan </author>
      <description>Finansal sistemin işleyişinde oldukça önemli unsurlardan olan bankacılık sektörü, sahip olduğu finansal aracılık rolü ile ülke ekonomilerinin işleyişinde büyük öneme sahiptir. Bankacılık sektörü faaliyetlerini sürdürürken yapısı gereği birçok riske maruz kalmaktadır. Bu risklerden birisi de likidite riskidir. Basel III uzlaşısı, bankaların likidite yönetim süreçlerinde yeni standartlar oluşturmayı amaçlamıştır. Bu çalışmanın amacı, Türk bankacılık sektörünün sahip olduğu likidite riskinin bankacılık sektörüne özgü (içsel) ve makroekonomik sebeplerden kaynaklı (dışsal) faktörlerini tespit etmektir. Bu amaçla oluşturulan likidite riski modelinde, bağımlı değişken olarak Likit varlıklar / Toplam aktifler, bağımsız değişkenler olarak ise; Takipteki krediler / Toplam kullandırılan nakdi krediler, Nakdi olarak kullandırılan krediler / Toplam mevduat, Aktif kârlılık oranı, Merkez Bankası politika faizi, Tüketici fiyat endeksi ve Gayri safi yurt içi hasıla kullanılmıştır. Çalışmanın verileri 2011/Q1–2022/Q3 dönemini kapsamakta ve 47 çeyrek dönemlik bir veri setinden oluşmaktadır. Modelin tahmininde zaman serisi en küçük kareler tahmincisinden yararlanılmıştır. Analiz sonucunda, likidite riski ile tüm bağımsız değişkenler arasında istatistiki olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Bankacılık sektöründe likidite riskini Takipteki krediler / Toplam kullandırılan nakdi krediler ve Nakdi olarak kullandırılan krediler / Toplam mevduat değişkenlerinin artırdığı, Aktif kârlılık oranı, Merkez Bankası politika faizi, Tüketici fiyat endeksi ve Gayri safi yurt içi hasılanın ise azalttığı sonucuna ulaşılmıştır.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Vizyoner Liderlikle İlgili Tezlerin İncelenmesi (2017-2022)</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68978</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68978</guid>
      <author>Yeliz Yumrukkaya</author>
      <description>Son zamanlarda tanımlanan pek çok liderlik türünden biri olan vizyoner liderlik; “geleceği görerek buna yönelik adımlar atmayı başarabilen, kişileri ikna edebilen ve ortak bir amaç çerçevesinde insanları örgütleyebilen bir lider” tanımlanır. Bu bağlamda en önemli liderlik türlerinden biri olarak son zamanlarda araştırılmaya başlamıştır. Bu araştırmada, son beş yılda yapılan tez çalışmaları içinde ne düzeyde ve hangi bağlamlarda ele alındığı ortaya konmak amaçlanmıştır. Bu amaçla Ulusal Tez Merkezi’nde 2017-2022 yılları arasında yayınlanmış olan tezler taranarak doküman incelemesi ile değerlendirilmiştir. “Vizyoner liderlik” anahtar kelimesiyle yapılan tarama sonucunda vizyoner liderliği ele alan 16 tez belirlenerek çalışmaya dahil edilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, vizyoner liderlikle ilgili yapılan tez çalışmaların yıllara göre en fazla 2019 yılında 7 tez ile ardından 5 tez ile 2021 yılında yapıldığı;  tez türüne göre 3 doktora tezi ve 13 yüksek lisans tezi olduğu belirlenmiştir. Enstitü türüne göre en fazla 9 tez ile sosyal bilimler enstitüsünde çalışma olduğu, ayrıca eğitim bilimleri enstitüsünde 3, lisansüstü eğitim enstitüsünde 1 ve sağlık bilimleri enstitüsünde 1 çalışma olduğu belirlenmiştir. Vizyoner liderlikle ilgili yapılan tez çalışmaları n yürütüldüğü şehre göre dağılımı incelendiğinde Tablo 5’te görüldüğü gibi; 4 tezle en fazla çalışma İstanbul’da olmak üzere toplam 11 ilde araştırma yürütüldüğü belirlenmiştir. Örneklem içinde öğretmenler ve okul yöneticileri, işletme çalışanları ve yöneticileri, kamu çalışanları ve idarecileri, bulunmaktadır. Örneklem aralığı ise büyük çoğunlukla 401-500 aralığındadır. Vizyoner liderlikle ilgili yapılan tez çalışmaların yöntem ve modeline göre dağılımı incelendiğinde tezlerin tamamının nicel yöntemle, 13 tezin ilişkisel tarama ve 3 tezin betimsel tarama modelini kullandığı belirlenmiştir. Vizyoner liderlikle ilgili yapılan tez çalışmaların vizyoner liderlikle ilişkisini araştırdığı diğer değişkenlere göre dağılımı incelendiğinde toplam 16 farklı değişken belirlenmiş en fazla çalışan motivasyonu üzerinde durulduğu belirlenmiştir.  &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Toplumunun Rekreasyonel Etkinliklere Katılımlarındaki Sosyolojik Etkenler</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69000</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69000</guid>
      <author>Pero Duygu DUMANGÖZPero Duygu Dumangöz </author>
      <description>Bu çalışmada Türk toplumunun rekreasyonel etkinliklere katılımlarındaki sosyolojik etkenlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu makalenin bir diğer amacı, rekreasyonel etkinliklere katılımının toplumumuz açısından önemini vurgulamak ve rekreasyonel etkinliklere katılımın devamını teşvik etmektir. Yapmış olduğumuz bu araştırmada yöntem olarak araştırma yöntem ve tekniklerinden birisi olan belge analizi tekniği kullanılmıştır. Mevcut araştırmada, 2022 Ağustos-2023 Ocak tarihleri arasında rekreasyon etkinliklerine katılımlarla ilgili yapılan araştırmalardan ilgili veriler derlenmiştir.  Bowen (2009)’a göre doküman analizi yöntemi hem dijital ortamda yer alan hem de basılı olarak bulunun belgelerin sistematik bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. Sonuç olarak yapmış olduğumuz bu çalışmada Türk toplumunun rekreasyonel etkinliklere katılımlarındaki sosyolojik etkenlerle baktığımız zaman hızlı kentleşme, ekonomi, eğitim, sağlık gibi etkenlerin rekreatif etkinliklere katılım ve tercihleri etkilediği görülmüştür. Ortaya konulan etkenlerin, bireylerin rekreatif etkinliklere katılımını etkilediğini düşünürsek, bu konu hakkında daha fazla çalışma yapılmasının alan yazına önemli ölçüde katkı sağlayacağı düşünülmektedir.&#13;
 &#13;
 &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>2016-2021 Yılları Arasında Okul Müdürlerinin Liderlik Stillerinin Farklı Değişkenler Üzerine Etkisini Konu Alan Tezlerin İncelenmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69026</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69026</guid>
      <author>Özgür Şenyüz</author>
      <description>Okul yöneticilerinden; mesleki gelişimlerine yönelik çalışma yapmaları, insan kaynaklarını yönetmeleri, okul çevresi ile ilişki kurmaları, iletişime açık olmaları ve diğer birçok beceriye sahip olmaları beklenilmektedir. Bu becerilerden biri de liderlik özelliğidir.Okul idarecilerinin başarıyı ve etkiyi ön plana aldığı bir okul oluşturabilmeleri için ilkin sorumluluklarının ne olduğunu ve bu sorumlulukları yerine getirmek için hangi liderlik becerilerini kullanmaları gerektiğini bilmeleri gerekir.Okul yöneticisinin hem öğretmenlik hem de yönetim alanında yetiştirilmiş olması ve mesleki açıdan nitelikli olması örgüt için önemlidir.Çalışma kapsamında, 2016-2021 yılları arasında görev yapan okul müdürlerinin liderlik sitillerinin farklı değişkenler üzerine etkisine dair literatür incelemesi yapılmıştır. Araştırma, 27 tez çalışmasının taranmasıyla yapılmıştır. Bu araştırma betimsel bir araştırma olup, çalışmada literatür taraması tekniği kullanılmıştır.  Okullarda görev alan idarecilerin liderlik sitillerine dair yapılan çalışmada betimleme yöntemi uygulanmış; idarecilerle ilgili liderlik sitilleri kuramsal ve tanımlar çerçevesinde incelenmiştir. Bu çerçevede liderlik niteliklerine ve mesleki yeterliliğe dair konulara değinilmiştir. Araştırmada, okul müdürlerinin liderlik stillerine yönelik elde edilen tez incelemelerinde; okul müdürlerinin uyguladığı liderlik stili ne olursa olsun, öğretmen performansını etkilediği, otokratik liderlik stili ile öğretmen performansını olumsuz yönde ve düşük oranda etkilerken, demokratik ve işbirlikçi liderlik stillerinin olumlu yönde ve yüksek oranla etkilediği çıkarımlarına ulaşılmıştır. Serbest bırakıcı liderlik sitilinin ise öğretmen performansını olumlu yönde etkilemesine rağmen oranın düşük seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kadın Çalışanların İşyeri Sorunlarının Çözümünde Dışsal Motivasyon Faktörleri Ekseninde Yönetici Desteğinin Rolü</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69034</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69034</guid>
      <author>Osman Alacahan</author>
      <description>Bu makalede, çalışma hayatında kadınların iş yeri sorunlarının çözümünde yöneticilerin motivasyon araçlarını kullanmadaki rolü ve etkileri incelenmektedir. Çalışmada, kadınların iş yaşamındaki sorunlarını azaltmak için yöneticilerin uygulayabileceği stratejiler tartışılmaktadır.&#13;
Çalışmanın ilk bölümünde kadınların çalışma hayatına giriş ve kadınların iş hayatında karşılaştığı zorluklar ve cinsiyet ayrımcılığına ilişkin konular ele alındı. Devamında sorunların çözümünde etkili rolü olan ve yöneticinin kullandığı bir araç olarak motivasyon ve motivasyon kuramları incelendi. Bu kapsamda, kadın çalışanların sorunlarının çözümünde yöneticilerin verdiği motivasyonel destek araçları ve uygulamalara irdelendi.&#13;
Bu amaç doğrultusunda, literatür taraması yöntemi kullanılmıştır.  Sonuçta yöneticilerin kadın çalışanların iş yaşamındaki sorunların çözümünde önemli bir rol oynadığı belirlenmiştir. Yöneticilerin kadınları kararlara katılım ve kariyer gelişimi noktasında teşvik etmeleri ve kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmaları ve kadın çalışanlara yönelik pozitif ayrımcılık yapılması önerilmektedir.&#13;
 Kadın çalışanın çalışma hayatında ne kadar az sorun yaşarsa o kadar üretken olacağı, iş ve özel yaşamı arasında dengeyi koruyacağı, öte yandan işletmenin de daha az işgücü devri yaşayacağı, mal ve hizmet üretiminde kalite verimliliği yükselteceği ve az maliyetle yüksek kazanç gibi çok yönlü kazanımlar elde edeceği söylenebilir.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Eğitiminin Önemi Ve Gerekliliği Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69064</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69064</guid>
      <author>Naci KaraMehmet Baysal ,Muharrem Yeni </author>
      <description>&lt;table&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td&gt;&#13;
Okul öncesi eğitim; çocukların temel eğitime hazırlanmasını sağlayan, aile ve çevrenin verdiği imkanlara destek veren, çocuğun doğuştan ve çevreden aldığı eşit olmayan şartları temel eğitimden önce ortadan kaldıran  bir aşamasıdır.Devletlerin gelişmesinde  eğitim çok önemli bir konuyu oluşturur. Bir ülkede ekonomik ve toplumsal açısından ilerleme bekleniyorsa önce eğitim konusuna değer vermek gerekir. Okul öncesi eğitim ise eğitim aşamalarının en önemli bölümünü oluşturur.. Okul öncesi eğitim çocukların gelişme özelliğine  uygun olarak yapılmalıdır. Bunun yanında uygun bir eğitim sistemi ve bu eğitim sistemine uygun sağlıklı bir çevre ile çocuğun gelişimi sağlamalıdır. Eğitimde, sistemle birlikte çevre şartlarının da önemi ve katkısı büyüktür. Çocuklara hizmet amacı ile oluşturulacak çevre, onların her alanda gelişmesine uygun olmalıdır. Bu çalışmada; okul öncesi eğitim için uygun yaşın ne olduğu, okul öncesi eğitimin çocuğa sağladığı faydanın neler olduğu,okul öncesi eğitimde kazanılan davranış şekillerinin çocuğun tüm yaşamı boyunca devam etmesi ve sonraki yaşamında  öğrenme beceri ve gelecek yaşlardaki başarısına müspet katkısı olması,  çocuğun sosyal ve duygusal gelişimesine destek olması amacıyla okul öncesi eğitimi her çocuğun almasının önemi ve faydaları ifade edilmektedir.&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin İdealistlik Düzeyleri ve Mesleki Etik Davranışları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69086</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69086</guid>
      <author>Şenol Göksoy</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin idealistlik düzeyleri ve mesleki etik davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma nicel araştırma yöntemi ile yürütülmüştür. İlişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir. Araştırmanın evreni 2022-2023 eğitim öğretim yılında Türkiye’nin farklı bölgelerinde resmi kurumlarda çalışan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit seçkisiz yöntemle seçilmiş 151 öğretmenden oluşmaktadır.&#13;
Araştırmada veri toplama aracı olarak “Öğretmen Etik Davranışlar Ölçeği” , “İdealist Öğretmen Ölçeği” ve “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS istatistik analiz programı kullanılmıştır. Araştırmada pearson korelasyon analizi, betimsel istatistiklerin (aritmetik ortalama, standart sapma) yanı sıra T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır.&#13;
Elde edilen bulgular sonucunda araştırmaya katılan öğretmenlerin idealistlik düzeyleri ve mesleki etik davranış düzeyleri ayrı ayrı yüksek bulunmuştur. Öğretmenlerin idealistlik düzeyinin cinsiyet ve kıdeme göre farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki etik davranış düzeylerinin cinsiyet ve kıdem durumu değişkeninde ise; ölçeğin alt boyutlarından olan ahlaki düşünce boyutunda cinsiyet değişkeninden kadınlar lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Mesleki etik davranış düzeyleri ve kıdem durumu değişkenine göre bir farklılık bulunamamıştır. Ayrıca öğretmenlerin idealistlik düzeyleri ve mesleki etik davranışları arasında pozitif düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmada son olarak diğer araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik öneriler sunulmuştur.&#13;
 &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hamam Kültürü</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69100</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69100</guid>
      <author>Gürol Tali</author>
      <description>Yıkanma kültürü antik Roma dünyasında doğup Osmanlı ile birlikte Anadolu topraklarında yaygınlaşıp günümüze kadar ulaşan, temizlikle ilgili zorunlu durumları giderme, kişisel olarak yenilenme, arınma gibi bir ritüeli yerine getiren başlı başına bir kültürel miras olduğu ihtiva etmektedir. Su Türkler için büyük önem taşımakta ve dinlerinde de suyu kutsallaştırmışlar ve seçtikleri dinin temizliğe ve suya önem vermesinden dolayı hamam kültürüne ayrıca ilgi göstermişlerdir. Türklerde hamam kültürü mimari, edebiyatta ve güzel sanatlarda kendine yer bularak hamam yapısı minyatür örnekleri ile karşımıza çıkmıştır. Hamam kültürü günümüzde temizliğin, yıkanma faaliyetin ve dinin gereklerini yerine getirildiği alan olarak kabul görmüş, aynı zamanda tek başına yıkanmak haricinde yerel halkın sosyalleştiği, çeşitli egzersizlerle ve oyunlarla eğlence mekânı, sosyal faaliyetlerin yapıldığı yer olarak kabul görmektedir. Hamam söz konusu olduğunda bir takım alışılagelmiş geleneklerden söz etmek mümkündür. Geçmişten günümüze gelen gelin hamamı, sünnet hamamı, asker hamamı, ramazan hamamı gibi geleneklerle vakit geçirme, yeme-içme, buluşma, masaj, sohbet vb. sosyalleşme ortamlarının olduğu bir mekan olduğundan söz etmek mümkündür. Hamam kültürü ve yaşam biçimi olarak hamamın tarihsel gelişimi, bölümleri, hamama dair buluşmaları sadece kadınlara özgü değil erkeklerinde olduğu, kullanım amaçları gibi konularda bilgiler verilerek hamam kültürüyle alakalı, giyim-kuşam, yeme-içme ve sosyalleşme, soğuklamanın veya ısınmanın, hamamın sosyal yaşamdaki yeri gibi meseleler irdelenmiştir.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Romantik İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçların Doyumu Ölçeğinin Geliştirilmesi </title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69189</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69189</guid>
      <author>Hüseyin Buğra Karaman Coşkun Arslan  </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı Glasser’in seçim teorisi temelli temel psikolojik ihtiyaçların romantik ilişkilerdeki doyumuna yönelik ölçek geliştirilmesidir. Ölçeğin hazırlanırken genç yetişkinlik dönemindeki bireylerin yaşadıkları romantik ilişkilerdeki temel psikolojik ihtiyaçlarının doyumları ve romantik ilişkilerini temel psikolojik ihtiyaçlar temelinde ele almaları konusunda farkındalık kazanmaları hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda 61 maddelik bir soru havuzu hazırlanmıştır. Uzman görüşlerinin ardından bu madde sayısı 50’ye düşmüştür. Açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi, uyum geçerliği ve test tekrar test olmak üzere toplamda beş uygulama yapılmıştır. Araştırmanın tüm bu aşamaları için toplamda 904 genç yetişkine ulaşılmıştır.  Katılımcıların yaş ortalamaları 21.44 (SD=.065) olarak bulunmuştur. Açımlayıcı faktör analizi sonrasında dört faktörlü bir yapı elde edilmiştir. Bu dört faktörün toplam varyansın %65.35’ini açıkladığı ortaya konulmuştur. Araştırma kapsamında doğrulayıcı faktör analizi iki düzey şeklinde yapılmıştır. Uygulanan doğrulayıcı faktör analizleri sonrasında ölçeğin geçerli olduğu görülmüştür. Uyum geçerliği çalışmaları İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği ile yapılmıştır. Yapılan analizler sonrasında İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçlar ölçeği ve araştırma kapsamında geliştirilen ölçeğin korelasyon katsayısı .75 olarak bulunmuştur. Yapılan diğer analizlerde ölçeğin Cronbach Alpha katsayısı .94, test tekrar test katsayısı .81 olarak ve madde toplam korelasyon değerleri .49 ile .84 arasında hesaplanmıştır. Uygulanan geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının ardından Romantik İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçların Doyumu Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu görülmüştür.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokullarda Okul Zorbalığını Önleme Politikaları: Okul Yöneticilerinin Görüşlerine Dayalı Bir İnceleme</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69220</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69220</guid>
      <author>Güven Bakır Cevat Elma </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı İstanbul ili Arnavutköy ilçesinde görev yapan ortaokul yöneticilerinin görüşlerine göre okullardaki zorbalık davranışlarının nedenlerini, zorbalık davranış türlerini ve zorbalığı önlemeye yönelik politikaları belirlemektir. Çalışma, nitel verilere dayalı olgubilim çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu 15 ortaokul yöneticisi (6 Kadın-9 Erkek) oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda yöneticilerin, zorbalığın önlenmesine yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmalarını önemli buldukları belirlenmiştir. Yönetici görüşlerine göre bu tür davranışları önleme ve müdahale çalışmalarında okul rehberlik servisinin ve öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunun etkili şekilde çalıştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Araştırmaya katılan ortaokul yöneticileri, zorbalığın en önemli nedenlerinin öğrencilerin aile içi yaşantıları, okulda popüler olma ve kendini kanıtlama isteği olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan okul yöneticileri, akran zorbalığına müdahale ederken zorbalığa katılan öğrencilerle görüşme, velilerini bilgilendirme, okul rehberlik servisine yönlendirme ve öğrenciyi öğrenci davranış değerlendirme kuruluna sevk etme yöntemlerini kullandıklarını belirtmişlerdir.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de Son Çeyrek Yüzyılda Gerçekleşen Belediye Atıksu Göstergelerinin Değerlendirmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69239</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69239</guid>
      <author>Mustafa Hakkı Aydoğdu</author>
      <description>Su kirliliği küresel bir sorun olup, genellikle insanoğlunun faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır. Su kaynaklarının kendini yenileyebilme özellikleri olmasına rağmen, kirletme oranı yenilenebilme eşik değerlerini birçok ülke de aşmış durumdadır. Küresel olarak her türlü su kaynakları üzerindeki bu baskı ve kirlenme oranları artarak devam etmektedir. Türkiye’de belediyeler tarafından kanalizasyon şebekesi ile hizmet verilen nüfusun oranı 2020 yılında %91’e ve atık su arıtma tesisiyle hizmet verilen nüfusun oranı ise %78’e ulaşmıştır. 1994 ile 2020 yılları arasındaki dönemde nüfus 1/3 oranında artarken, toplam deşarj edilen atık su miktarı ise 3,29 kat artmıştır. Bu çalışmanın amacı Türkiye’de belediyelerin son çeyrek yüzyıldaki döneminin atık su göstergelerinin genel değerlendirilmesinin yapılmasıdır. Çalışmada ikincil veriler kullanılmıştır. Bu veriler eğilim analizlerine tabi tutularak regresyon katsayıları hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; atık su arıtma tesislerinin toplam kapasitesi araştırılan dönemde 10,88 kat artarken, kapasite kullanım oranı ise 2,67 kat artarak %68,24’e yükselmiştir. En fazla atık su deşarjı yapılan yer %48,91 ile akarsular olurken, bunu sırasıyla %39,48 oranında denizler, %4,17 ile diğer ortamlar, %3,36 ile barajlar, %2,41 ile göller ve göletler ve %1,67 ile araziler izlemiştir. Yapılan atık su deşarjların %94,16’sı su kaynaklarına yapılmıştır. Araştırılan dönemde (1994-2020) yıllık ortalama deşarj edilen atık su miktarı 164,96 litre-kişi/gün olarak hesaplanmıştır. Araştırılan dönemin yıllık ortalama kişi başı günlük su tüketiminin, atık suya dönüşme ortalaması ise %71,13 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre atık su miktarlarında artışlar devam edecektir. Buna bağlı olarak bu atık suların artırılarak yeniden kullanılmasının yaygınlaşması, su kaynakları ve çevre üzerindeki kirlilik baskısını azaltacak ve tatlı su kaynaklarındaki kullanım oranlarını azaltacaktır. Atık suların yeniden kullanımının özendirilmesi için kamusal destek, teşvik ve sübvanselerin arttırılması, ayrıca arıtılmış atık su kullanımını teşvik edecek bir su fiyatlandırması yapılması, alıcı ortamlara yapılan deşarjların kalite ve kirletici içeriği yönünden daha etkin kontrol ve denetime tabi tutulması sorunun çözümüne katkı sunabilecektir.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Yöneticilerinin İş Sağlığı ve Güvenliği Denetimlerine İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69247</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69247</guid>
      <author>Mustafa KayaZeki Yıldırım  ,Salih Halat </author>
      <description>&lt;p class="zetMetni" style="text-indent: 0cm; line-height: normal; margin: 6pt 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span class="zetMetniChar"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt;İş Kazaları ve meslek hastalıkların önlenmesi için okullarda gerçekleştirilen iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları önem taşımaktadır. Bu çalışmaların istenilen düzeyde gerçekleşebilmesi için iş sağlığı ve güvenliği denetimleri de büyük önem arz etmektedir. Okullarda gerçekleştirilen bu denetimlerin daha profesyonel bir şekilde gerçekleşebilmesi için yapılan denetimlerinde belirli bir düzeyde yapılması ve gelişen teknolojik şartlar ayak uydurması gereklidir. Çalışmanın amacı okul yöneticilerinin yapılan denetimlere ilişkin görüşleri belirlenmesi ve denetimi daha işlevsel hala getirmektir. Çalışmanın örneklemini Şanlıurfa ili Akçakale ilçesinde görev yapan okul yöneticilerinden gönüllü katılımı esas alınarak seçilmiştir. Yapılan araştırmada görüşme formu ve yarı yapılandırılmış görüşme sorularından oluşmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de Tüketicilerin Ambalaj Olgusuna Tasarım, Sürdürülebilirlik ve Çevre Açısından Tepkileri</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69544</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69544</guid>
      <author>Bülent Bingöl</author>
      <description>Bu çalışmanın temel amacı; Türkiye’de tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarında ambalaj tasarımı kavramı açısından algılama biçimlerini tespit etmektir. Dolayısı ile, üretici ve ambalaj tasarımı yapan firmalara müşteri tepkileri ve alışkanlıkları hakkında bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, bu alanda yapılacak olan araştırmalara ışık tutması açısından faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın teorik çerçevesi ambalaj, ambalaj tasarımı, sürdürülebilirlik, çevreye duyarlı tasarım, tüketici davranışı, tüketici algısı ve tüketici çekiciliği gibi temel kavramları konu alan makalelere ve kitaplardan faydalanılarak oluşturulmuştur. Araştırma sonuçlarını elde etmek ve analiz etmek için karma yöntem seçilmiştir. Niceliksel veriler 10 sorudan oluşan ve 305 katılımcının tamamlamış olduğu “Likert” tekniği ile hazırlanmış olan anket çalışması ile elde edilmiştir. Çalışmanın sonuçları, tüketicilerin satın alma davranışında ambalaj tasarımının önemini ortaya koymuştur. Tüketici algısı incelendiğinde grafik, renk ve ürün bilgisi gibi ambalaj tasarım öğelerinin ve çevreye duyarlı olma kavramlarının karar vermede kilit rol oynadığı ve tüketicinin ilgisini çektiği görülmüştür. Elde edilen bulgular, ambalaj tasarımının ilgi çekici olmakla beraber aynı zamanda çevreye duyarlı ve sürdürülebilir olabileceği gerçeğini ortaya koymuştur.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


