






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL), Yıl 2021 Sayı 53</title>
    <link>https://smartofjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1815</link>
    <description>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>ÖMER'İN BAHTİYÂR-NÂME ADLI ESERİNİN YAZMA NÜSHASI ÜZERİNE TESPİTLER</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56745</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56745</guid>
      <author>Erdem SARIKAYA,</author>
      <description>İslami edebiyatlarda, On Vezir Hikâyesi olarak da bilinen Bahtiyâr-nâme, Türk edebiyatında XIV. yüzyıldan itibaren görülür. Manzum veya mensur olarak kaleme alınan bu eserlere Sindbad-nâme'nin kaynaklık ettiği kabul edilir. Manzum olarak kaleme alınan Bahtiyâr-nâmelerden bir tanesi, bugün İstanbul Arkeoloji Müzesi Kütüphanesi'nde kayıtlıdır. Eser, Ömer b. Yahya Beg b. Mir-i ‘âlem’e aittir. Mesnevi nazım şeklinin özelliklerini gösteren eserde, yer yer gazel nazım şekliyle yazılmış şiir parçaları da yer alır. Eserin tamamı, 2429 beyittir. Haramiler tarafından büyütülen Bahtiyâr’ın hükümdar Âzâdebaht ile tanışması, onun yanında devlet görevine alması, bir gece hükümdarın tahtında uyuması ve bu hâlde hükümdar tarafından yakalanması üzerine idamını geciktirmek amacıyla her gün duruma uygun bir hikâye anlatması eserin olay halkalarını oluşturur. Eser, edebî açıdan olduğu kadar dil ve imla özellikleri açısından da incelenmeye değerdir. Bu çalışmada, İstanbul Arkeoloji Müzesi kütüphanesinde kayıtlı olan Bahtiyâr-nâme nüshası; fiziksel özellikleri, müellifi, ismi, yazılma sebebi, yazıldığı dönem, dil-imla özellikleri, şekil özellikleri, beyit sayısı ve bölümleri gibi başlıklar altında incelenecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SON SINIF HEMŞİRELİK ÖĞRENCİLERİNİN YILLIK HARCAMALARININ ANALİZİ VE BÖLGE EKONOMİSİNE KATKILARININ BELİRLENMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56685</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56685</guid>
      <author>Serpil KAYA,, Sezgin ZABUN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Üniversiteler şehrin ekonomisini canlandırmasının yanı sıra yeni ticari kazanç kapıları da oluşturmaktadır. Farklı şehirlerden bir araya gelen öğrenciler hem kültür çeşitliliği hem de ekonomik katkı sağlamaktadır. Araştırmanın amacı; Üniversite son sınıf hemşirelik öğrencilerinin yıllık harcamaları analiz edilerek bölge ekonomisine katkılarını belirlenmeye çalışmaktır. Araştırmada evrenin tamamına ulaşılmaya çalışılmış, veri toplama aracı olarak anket yöntemi tercih edilmiştir. Öğrencilerin harcama miktarlarının tespit edilmesine yönelik sorular, özellikle açık uçlu bırakılmış ve bu sayede harcama miktarları tam tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; Hemşirelik son sınıf öğrencilerin 2018&amp;ndash;2019 eğitim-öğretim yılı harcama dağılımına göre toplam harcama tutarı 240.970,00₺’dir. Öğrencilerin yapmış olduğu en yüksek harcama kalemi 100.652,00₺ ile “eğlence”, en düşük harcama kalemi olarak da 55.398,00₺ ile&amp;nbsp; kırtasiye gideri olduğu belirlenmiştir. Üniversitede okuyan toplam öğrenci sayısı 47361 (yüksek lisan, doktora hariç) kişidir. İlde sekiz ay bulundukları varsayımıyla toplamda il ekonomisine yaklaşık olarak bir yılda yiyecek, eğlence ve kırtasiye olarak,&amp;nbsp; 8.392.369₺’lik katkı sağladığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇE SÖZLÜK’TE ÖDÜNÇ SÖZCÜKLERİN ANLAM VE SES DEĞİŞİMİ ÜZERİNE BİR İNCELEME (A MADDE BAŞI)</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56704</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56704</guid>
      <author>Ertuğrul KAYA,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Dillerin türlü ilişkileri ve ihtiyaçları doğrultusunda birbirlerinden sözcükler alması son derece doğaldır. Yabancı sözcükler ihtiyaç ölçüsünde kullanılırlar ve anadilde zaman içinde yeni bir karşılığa sahip olabilecekleri gibi mevcut şekil kısmen değişime uğrayarak anadilin söyleşine uygun hâle gelerek de kullanıma devam edebilir. İncelemede, Türkçe Sözlük’teki ödünç sözcüklerin ses ve anlam değişimleri ele alınmıştır. Ödünç sözcüklerdeki değişimlerin bir kural dahilinde olup olmadığı sorgulanmış ve ortaya çıkan sonuçlar tasnif edilerek sunulmuştur. İncelemede A madde başı esas alınmıştır. Yabancı sözcüklerdeki ses değişimleri meydana gelen ses olaylarına göre tablolar şeklinde sunulmuştur. A madde başı ile ortaya konulan yöntemin diğer madde başlarında yapılacak çalışmalara da model olması hedeflenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİNDE TÜRK TARİH TEZİNE YÖNELİK GÖRÜŞLER VE ELEŞTİREL BİR DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56706</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56706</guid>
      <author>Samed KURBAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Cumhuriyetin kurulması sürecinde ve ilanını izleyen dönemde Kemalist Devrim&amp;#39;in, ana fikri milli bir tarih yazımı olan bir çaba içine girdiği görülmektedir. Bu çabanın neticesinde 1930 yılında Türk Tarihinin Ana Hatları başlıklı bir kitap yayınlanmıştır. Kitapta temel savı, “Dünya medeniyeti Orta Asya’dan ve Türklerden diğer yerlere ve milletlere geçmiştir” olarak ifade edilebilen Türk Tarih Tezi ileri sürülmektedir. Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan ve Atatürk tarafından ismi konulan Belleten Dergisi’nde, farklı zamanlarda Türk Tarih Tezi’nin konu edildiği görülmektedir. Özellikle derginin yayınlandığı 1937 yılında ve onu takip eden yılda bu makalelerin yoğunlaştığı görülmektedir. Afet İnan, İsmail Hakkı Uzunçarşılı ve Şemsettin Günaltay bu konuda Belleten Dergisi’nde makalelerini yayınlamıştır. Çalışmada, Belleten Dergisi’nde 1937 ve 1938 yıllarında söz konusu tarihçiler tarafından Türk Tarih Tezi konusunda ele alınan çalışmalar, bu teze getirilen eleştiriler kapsamında çok boyutlu bağlamda değerlendirilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HİZMET İHRACATINDA SAĞLIK TURİZMİNİN ÖNEMİ: İSTANBUL İLİ ÖZEL HASTANELER UYGULAMASI</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56708</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56708</guid>
      <author>Hasan PEKTAŞ,, Hazar DÖRDÜNCÜ</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Son yıllarda küreselleşmeyle birlikte, iletişim ağındaki teknolojik değişimler, ulaşım imkânlarının gelişmesi, dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde yaşlı nüfusun artması, tedavi sürelerinin uzun olması, sağlık okuryazarlığının yaygınlaşması, mevcut sağlığın korunması, sağlık hizmetlerine erişimde ihtiyaçların artması ve artan maliyetler gibi nedenler sağlık turizminin hizmet ihracatındaki önemini giderek artırmaktadır. Türkiye’de ise bu sektöre yönelik yapılan çalışmalar, sektörü daha da önemli kılarak, sağlık turizmi yoluyla Türkiye’ye gelen birey sayısında her geçen gün artışlara ve sağlık turizminin gelişmesine neden olmaktadır. Yapılan bu araştırmada sağlık turizmi ihracatında önemli bir yeri olan İstanbul ilinde yataklı tedavi hizmet sunumu yapan özel hastanelerin mevcut uygulamaları ele alınmıştır. Yapılan görüşmeler ve elde edilen nitel verilerde, sağlık hizmeti almak için ülkemize gelen medikal turistlerin İstanbul ilindeki özel hastanelerden hangi branşlarda hizmet aldıklarını ve bu ili neden tercih ettiklerini ölçmek; diğer taraftan hizmet sunucusu olan özel hastanelerin markalaşma yolundaki stratejilerini, teknolojik alt yapılarının yeterliliğini, nitelikli işgücü istihdamında ve verdikleri hizmet kalitesi gibi sağlık hizmeti ihracatının belirleyici unsurlarının mevcut durumlarını tespit etmek amaçlanmaktadır. Çalışmadan çıkan sonuçlar analiz edildiğinde, sağlık turistlerinin kurum tercihinde en önemli sebebin fiyat uygunluğu olduğu görülmektedir. Diğer taraftan kurumların teknolojik alt yapı olarak yeterli olduğu, yabancı dil ve personel kalifikasyonu açısından yetersizliklerle karşılaşıldığı, coğrafi konum ve ulaşım kolaylığının ise hasta tercihinde önemli bir değişken olduğunu göstermektedir. Sağlık hizmetlerinde hizmet ihracatına ilişkin özel hastaneler kapsamında yapılmış çalışmaların kısıtlı olduğu düşünüldüğünde, bu çalışma İstanbul’da yataklı tedavi hizmeti veren hastanelerin hem etkin hizmet vermeleri hem de verimli olabilecek stratejilerini geliştirmeleri adına önemli bir kaynak oluşturmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDE BAĞLANMA STİLLERİNE GÖRE REDDEDİLME DUYARLILIĞI VE ŞİDDET EĞİLİMİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56709</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56709</guid>
      <author>Hazal KANDEMİR,, Binnaz KIRAN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmanın amacı; üniversite öğrencilerinin bağlanma stillerine göre reddedilme duyarlılığı ve şiddet eğilim düzeyleri arasındaki ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmanın bir diğer amacı ise cinsiyet değişkeninin bağlanma stilleri, reddedilme duyarlılığı ve şiddet eğilimi ile ilişkisinin incelenmesidir. İlişkisel tarama modeli niteliğindeki araştırmanın örneklemini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Tarsus Üniversitesi, Toros Üniversitesi ve Çağ Üniversitesi’nde okuyan toplam 342 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcılara kişisel bilgi formu ile İlişki Ölçekleri anketi, Reddedilme Duyarlılığı ve Şiddet Eğilim ölçekleri uygulanmıştır. Araştırmada incelenen reddedilme duyarlılığı ve şiddet eğiliminin bağlanma stilleri ve cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek amacıyla iki yönlü varyans analizinden; farklılıkların kaynağını bulmak için Tukey testinden faydalanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre bireylerin reddedilme duyarlılıklarının cinsiyete göre değişmediği ancak kaygılı bağlanma stiline sahip bireylerin reddedilme duyarlılık düzeylerinin yüksek olduğu bulunmuştur. Şiddet eğilimi ile ilgili bulgulara bakıldığında ise kadınların ve güvenli bağlanma stiline sahip katılımcıların şiddet eğilim puan ortalamalarının düşük olduğu saptanmıştır. Bağlanma stilleri, reddedilme duyarlılığı ve şiddet eğilimi arasında ilişki bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>NEOREALİST TEORİ ÇERÇEVESİNDE TÜRKİYE’NİN BAĞDAT PAKTI ÜYELİĞİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56710</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56710</guid>
      <author>Altun ALTUN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Realizmin ikinci dünya savaşından sonra idealizme alternatif bir kuram olarak popülaritesi artarken 1970’lerde ise değişen uluslararası dengeler realizmin eleştirilmesine yol açmıştır. Bu eleştiriler realizmin revizyona uğramasına ve neorealizmin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Neorealist okul realist okulun bir alt dalı olarak devlet davranışlarından daha çok sistemi açıklamaya ağırlık vermektedir. Fakat aynı zamanda klasik realizmin uluslararası politikanın anarşik bir yapıya sahip olduğu, devletin en temel aktör olduğu, güvenliğin en önemli siyaset alanı olduğu ve gücün materyal kaynaklarının esas olduğu gibi temel varsayımlarını kabul etmektedir. Türkiye’nin Soğuk Savaş dönemi dış siyasetine baktığımızda da sistemsel iki kutuplu yapının dış siyasette iç dinamiklerden daha etkin olduğu genellemesini özellikle 1950’lere ilişkin olarak neorealist teoriden faydalanarak yapmak mümkün görünmektedir. Batı bloğu tercihi Türkiye’yi aynı zamanda Ortadoğu siyasetinde de Batı ile birlikte davranma noktasına getirmiştir. II. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan güç dengesi devletlerin davranışları üzerinde etkili olmuş, buna göre de Türkiye için Sovyetleri dengelemek ABD ile ittifak yapmak gibi bir sonuç doğurmuştur. Türkiye böylece ABD’nin çevreleme siyasetinin Ortadoğu’da önemli uygulayıcılarından biri haline gelerek Irak, İran gibi bazı bölge ülkeleri ile Pakistan ve İngiltere’nin katılımıyla Bağdat Paktı’nın üyesi olmuştur. Bu çalışma, Türkiye’nin Bağdat Paktı üyeliğini neorealizmin temel varsayımları bağlamında ele almaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN MESLEKİ ÖĞRENMESİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56711</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56711</guid>
      <author>Emre HIRAOĞLU,; Sevil HIRAOĞLU; Abdullah Kamil SATICI , Özlem USLU</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin mesleki öğrenmesini etkileyen unsurların ortaya konmasıdır. Nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseninde kurgulanan bu çalışmaya ilk ve ortaokullarda görev yapan toplam 10 öğretmen katılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasından yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılacaktır. Verilerin çözümlemesi içerik analizi ve betimsel analiz kullanılarak gerçekleştirilecektir. Araştırmanın sonucunda öğretmenin mesleki öğrenmesini etkileyen faktörler üzerine veriler ve sonuçlar elde edilmiş olacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>I.DÜNYA SAVAŞI VE ARAP AYAKLANMASI 1914-1918</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56712</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56712</guid>
      <author>Yaşar CANATAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;1915 tarihinde muharebenin nasıl bir şekil alacağı hala belirsizdi. Faysal daha sonraları yaptığı bir söyleşide başkent İstanbul&amp;#39;daki bu durumu şu şekilde anlatmıştır;İstanbul&amp;#39;a vardığımda Çanakkale&amp;#39;ye saldırı ertesinde durumu çok kargaşa içinde gördüm. Herkes benden derhal Arabistan&amp;#39;a dönmemi ve İmparatorluğu maceraları sürükleyen bu vahim durumlar hususunda babamı uyarmamı istediler. Türkler o esnada arşivlerini ve önemli devletle ilgili değerlerini Anadolu&amp;#39;ya taşımaktaydılar. Böyle olunca müfritlere (milliyetçi Arap taleplerini savunanlar) katılmaya ve bir an önce babam Şerif Hüseyin&amp;#39;e Arabistan&amp;#39;a kurtarmasında yardım etmek için İstanbul&amp;#39;dan Mekke&amp;#39;ye dönmeye karar verdim.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GIDA GÜVENLİĞİ BİLİNCİNİN OLUŞMASINDA MEDYA ETKİSİ: KARAMAN İLİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56714</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56714</guid>
      <author>Abdülkadir DİLBER,, Fadime DİLBER</author>
      <description>&lt;p style="margin-left: -5.4pt; text-align: justify;"&gt;Son yıllarda gıda sektöründeki büyümeye paralel olarak gıda ürünlerdeki çeşitlilik artmıştır. Bununla birlikte tüketicilerin bu konuda daha bilinçli ve duyarlı olması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak gıda güvenliği ve güvenli gıda konuları daha önemli hale gelmiştir. Günümüzde Gıda güvenliği,&amp;nbsp; uluslararası bir mesele olarak algılanmakta ve ülkeler gıda güvenliğinin sağlanması için gerekli önlemleri almak amacıyla yoğun gayret göstermektedirler. Gıda güvenliği bilincinin oluşmasında medyanın etkileri çok önemlidir. Bu çalışma Karaman ili merkezinde yaşayan tüketiciler arasında yapılmıştır. Tüketicilerin gıda ürünleri tercihlerinde, gıda güvenliği bilincinin oluşmasında medyanın etkisi değerlendirilmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini; Karaman ili merkezi içerisinde yaşayan ve Karaman il merkezi nüfusuna kayıtlı olan bireyler oluşturmaktadır. Karaman Valiliğinden alınan bilgilere göre 2018 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre, Karaman il genelinde toplam 251.913 kişi yaşamaktadır (www. karaman.gov.tr, 2019). &lt;p style="margin-left: -5.4pt; text-align: justify;"&gt;Çalışmaya 197 erkek, 223 kadın olmak üzere toplam 420 kişi katılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS programıyla değerlendirilmiştir. Bulgular şu şekildedir; katılımcıların (%48,8) gıda güvenliği konusunda bilgi sahibi olduğu, (%49,5) medyanın gıda güvenliği bilincinin oluşmasında etkili olduğu görüşlerini bildirmişlerdir. Tüketicilerin Gıda güvenliği konusunda bilgilenmede medyanın etkili olduğunu düşündüklerini söyleyebiliriz. Medyada yer alan gıda ile ilgili haberlere önem verdiklerini (p=0,046), medyada yer alan gıda güvenliği ile ilgili haberlerden en fazla kadın katılımcıların etkilendiğini (%59,7) söyleyebiliriz. Katılımcıların gıda ürünleri alırken dikkat ettikleri unsurlar; ürünün kullanımının/hazırlanmasının kolay olmasını etkili olduğunu (p=0,000), katkı maddelerini inceledikleri(p=0,022) ve bakanlığın medyada yayınladığı taklit ve tağşiş yapan markalarının isimlerine dikkat ettiği(p=0,006) söylenebilir. Medyada yer alan gıda güvenliği ile ilgili haberlerin halkı; kaygıya düşürdüğü ve gıda güvenliğinin önemi konusunda bilinçlendirdiği önermelerine önem atfettiğini söylemek mümkündür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PANDEMİ DÖNEMİNDE ONLİNE DİL EĞİTİMİ MÜSDAV AKADEMİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56716</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56716</guid>
      <author>Seyhan ÖZSOY,</author>
      <description>&lt;p style="margin-left:-5.4pt; text-align:justify"&gt;Yaşadığımız dünyada yabancı dil bilmeye olan ihtiyaç günden güne artmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle bu alan farklı bir boyut kazanmıştır. Ülkemizde bu ihtiyaca göre eğitim çalışmaları geliştirilmektedir. Bu çalışma Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yurtdışı görevlendirmelerine ihtiyaçlarını karşılamak için online başlatılan dil kursları hakkındadır. Pandemi döneminde yapılan dil kurslarına dair istatistiksel bilgiler ve kursiyerlerin özellikleri, kurslar hakkında değerlendirmelere yer verilmiştir. Bu bağlamda Arapça ve akademik eğitimlere de kısaca değinilmiştir. &lt;p style="margin-left:-5.4pt; text-align:justify"&gt;Bu kursların hedefine ulaşabilmesi için kursiyer kitlesinin iyi tanınması amaçlanmıştır. Dolayısıyla çevrimiçi dil kurslarına katılanların istatiksel bilgileri, görüş ve beklentilerini öğrenmek, bu eğitimlerin kalitesini arttıracaktır. Bu anketlerin değerlendirilmesi sonucunda katılımcıların istek, ilgi, görüş, beklenti ve önerileri dikkate alınarak yeni eğitim süreçlerinin planlanmasına katkı sağlaması hedeflenmiştir. Çalışmanın kapsamı Müsdav Akademi online dil kurslarıyla sınırlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PARİS VE GLASGOW ANLAŞMALARI ÇERÇEVESİNDE FOSİL YAKIT ALTERNATİFİ ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN EKONOMİK VE FİNANSAL AÇIDAN İRDELENMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56721</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56721</guid>
      <author>Servet ÖZKAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Dünyanın ekonomik büyümesine katkıda bulunan otomotiv endüstrisi, 1800’lü yıllardan başlayıp günümüze kadar gittikçe gelişme gösteren bir endüstri alanıdır. Bu endüstrinin gelişmesi, birçok bağlantılı sektörlerde gelişmeye sebebiyet vermiştir. Otomotiv sektörünün dönüm noktası olan içten yanmalı motorların yaygınlaşması günümüz ekonomisine önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak günümüzde iklim değişikliğine ve atmosfere ciddi zarar verdiği bilinen bu içten yanmalı fosil yakıt kullanımlı araçların yerine yenilenebilir enerjiyle çalışan çevre dostu araçların üretimi gündeme oturmuştur. 1992 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne ek olarak Kyoto Protokolü kabul edilmiş ve 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. 2015 yılında Paris İklim Anlaşması, 2021yılı kasım ayı başlarında Glasgow Anlaşması kabul edilerek 2030 ve 2050 yıllarına kadarki sürede fosil yakıt kullanımının sıfıra düşürülmesi hedeflenmiştir. Daha temiz ve daha konforlu bir dünya ve yaşam için yenilenebilir enerji üretimi konusunda duyarlılık ve farkındalık artmış ve bu alanda yaklaşık 195 ülke çaba harcayacağını taahhüt etmiştir. İlk etapta otomotiv ve ulaştırma sektöründe başlayan ve hızla büyüyün elektrikli araç üretimi diğer alanlardaki hava kirleticileri olan fosil yakıt kullanımının terk edilmesiyle devam edecek olan anlaşmaların hedefinde sanayi öncesi doğal dengenin oluşmasına katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Bu anlaşmaların gereğini yerine getirmek ülkelerin ekonomik ve finansal açıdan ciddi maliyetlere katlanması anlamına gelmektedir. Bu bağlamda katlanılacak maliyetlerin, iklim değişikliğinin insanlık için sebep olacağı büyük felaketleri önlemek ve gelecek nesillere daha temiz, daha sağlıklı ve daha müreffeh bir dünya bırakmanın bedeli olarak algılanmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİREYLERİN EVLİLİKTE ALDATMA PROBLEMİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56724</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56724</guid>
      <author>Ahmet ÜSTÜN,, Dilek ÖZTÜRK ÖZER</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmanın amacı toplumun temelini oluşturan aile kurumunun bütünlüğünü olumsuz etkileyen aldatmanın nedenlerine ve önlenmesine yönelik çözüm önerilerine dair evli bireylerin görüşlerini derinlemesine incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma süresince araştırmacılar, “Evlilikte aldatmanın bireylerce tanımı nedir? Aldatmaya neden olan durumlar nelerdir? Aldatmayı engellemek için neler yapılabilir?” sorularına cevap aramıştır. Bu çalışma, nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, yaş, meslek ve yapmış oldukları evlilik sayıları çeşitlilik gösteren 6 kadın ve 6 erkekten oluşmaktadır. Yarı yapılandırılmış mülakat yöntemi ile elde edilen bilgiler betimleyici bakış açısı doğrultusunda analiz edilmiştir. Yapılan analize göre, katılımcılar evlilikte aldatmayı tanımlarken olumlu ve olumsuz bakış açıları ortaya koymuşlardır. Kadın katılımcıların %90’ı aldatmanın tanımını olumsuz bakış açısı ile yaparken %10’u olumlu bir bakış açısı ile tanımlama yapmıştır. Erkek katılımcıların %67’si olumsuz bakış açısıyla, %33’ü ise olumlu bakış açısıyla tanımlama yapmıştır. Genel olarak evlilikte aldatma, bazı katılımcılara göre ahlâksızlık, saygısızlık olarak tanımlanırken bazılarına göre olağan bir ihtiyaç giderme durumu olarak tanımlanmıştır. Evlilikte aldatmanın nedenleri hakkında görüş bildiren katılımcılar, sevgisizlik, saygısızlık, empati, vicdan ve ilgi yoksunluğu, ilişkide monotonluk, stres ve özgüven eksikliği gibi manevi olgular üzerinde durmuşlardır. Evlilikte aldatmanın önlenmesine yönelik çözüm önerileri ile ilgili soruya verilen yanıtlarda ise eşlerin birbirlerine karşı samimi ve empatiyle davranmaları, sevgi, saygı ve ilgi gösterme, hoşgörülü ve huzurlu bir aile ortamının sağlanması gibi öneriler ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YİRMİ BİRİNCİ YÜZYILIN ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDEKİ ÇOCUKLARA YANSIMALARI VE DEĞİŞEN ÖZELLİKLERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56731</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56731</guid>
      <author>Fatma AVCI,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Erken çocukluk dönemi, insan yaşamının 0-8 yaş arasını kapsamaktadır. Erken çocukluk çağındaki çocukların gereksinimleri çerçevesinde geçmişle günümüz arasında karşılaştırmalar yapılan araştırmalarda, günümüz çocuklarının gereksinimlerinin de önceki kuşaklara göre oldukça farklılaştığı vurgulanmaktadır. Eğitim sistemlerinin kendileri için gelecek tasarladığı ve önceki kuşaklardan farklı özellikler sergiledikleri düşünülen çağımız çocuklarının yirmi birinci yüzyılda yaşanan gelişmelerden (teknoloji çağı, dijitalleşme, dijital kültür vb.) dolayı sosyal, kültürel, ailevi ve ekonomik değişkenler alt yapısında düşünce ve değer sistemleri yönüyle önceki nesiller ile kıyaslandığında farklılaşmalar görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİK TASARIMDA KAVRAMSAL ENTEGRASYON VE ANLAMSAL DERİNLİK OLUŞTURMA</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56715</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56715</guid>
      <author>Tarık YAZAR,, Aslı İNANLI</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Grafik tasarım disiplininde kavramsal bir yaklaşımla karmaşık olayların veya fikirlerin, yalın, özgün ve ilgi çekici metodolojilerle hafızada yer eden mesajlara / iletilere dönüştürülmesi, başarılı bir iletişim olarak ifade edilmektedir. Tasarım sürecinde; süreç yönetiminde yaratıcı ve yenilikçi yaklaşımla fark yaratabilmek için mevcut problemi doğru algılamak, düşünmek ve görebilmek gerekmektedir. Günümüz teknoloji çağında salt bilgiye dayalı iletişim kurmak yeterli olmamakla birlikte, özgün çözümlerle ön plana çıkan farklı yaklaşım ve yöntemlerin gelişmesi için anlamsal (içreksel) ve biçimsel boyutun sorgulanması, “kavramsal düşünce” yöntemlerinin ve çözümlemelerinin gerekliliği, grafik tasarım sürecinde güncel problemlerden biri olarak görülmektedir. Kavramsal düşünce boyutunu oluşturan temel içeriklerde yer alan kavramsal harmanlama ve entegrasyonun tasarım düşüncesiyle olan ilişkisini sorgulamak ve bu sürecin imgesel düşünceyle nasıl entegre olduğunu anlamak ve bu perspektiften bir anlamsal derinlik oluşturmak, grafik tasarımda sürecin arka planındaki düşünceyi doğru algılama açısından oldukça önemli bir temayı işaret etmektedir. Bu çalışma kavramsal düşünce boyutlarının temel ekseni üzerinde yer alan kavramsal harmanlama ve entegrasyon ile, kavram - biçim - anlam ilişkisi üzerine konumlandırılmıştır. Bu spektrumda yer alan konu başlıkları, grafik tasarımda düşünce üretimi ve kavramlarla düşüncenin entegre olması ekseninde anlamsal derinliğin sorgulanması açısından önemli bir kapsam niteliği taşımaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİN ÖĞRETİMİ ÖĞRETMENLERİNİN TEKNOLOJİ VE MATERYAL KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56717</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56717</guid>
      <author>Adem GÜNEŞ,, Betül İNCE</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırmanın amacı; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile imam hatip meslek dersleri öğretmenlerinin, öğretim teknolojisi ve materyal kullanımıyla ilgili görüşlerini ortaya koymaktır. Belirlenen amaç doğrultusunda nitel bir araştırma yürütülmüştür. Araştırmanın deseni; durum çalışması olarak belirlenmiş, veri toplama aracı olarak da görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmeler yarı yapılandırılmış görüşme formuyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2019 yılında Rize’de farklı okul türlerinde görev yapmakta olan ve kartopu yöntemi kullanılarak belirlenen 32 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerin verdikleri cevaplar doğrultusunda elde edilen veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin din öğretiminde öğretim teknolojisi ve materyallerinin kullanımını birçok yönden gerekli ve faydalı olarak görmelerine rağmen kendilerini ve aldıkları eğitimi bu konuda yetersiz buldukları tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin DÖGM’den materyal portallarını zenginleştirmesini istedikleri sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMENLERİN İŞ YAŞAM KALİTESİ VE ÖRGÜTSEL MUTLULUK ALGILARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56718</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56718</guid>
      <author>Elif ELMAS,, Kaya YILDIZ</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin iş yaşam kalitesi ile örgütsel mutluluğu arasındaki ilişkinin saptanmasıdır. Araştırmanın evreni 2020-2021 eğitim öğretim yılı birinci döneminde İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde bulunan resmi ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinden oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini tesadüfî örneklem yöntemiyle seçilen toplam 606 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde “İş Yaşam Kalitesi Ölçeği” ve “Örgütsel Mutluluk Ölçeği”nden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin iş yaşam kalitesi algılarının “Yüksek” düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İş yaşam kalitesi ölçeğinin alt boyutlarından “İş Kariyer Memnuniyeti, “İşi Kontrol Edebilme, “Çalışma Koşulları ve “Aile içi Yaşam Dengesi” boyutlarında öğretmenlerin algılarının “Yüksek” düzeyde olduğu “Genel iyi Olma” ve “İş Yaşamında Stres” boyutlarında ise “Orta” düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel mutluluk algılarının da “Orta” düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Örgütsel mutluluk ölçeğinin alt boyutlarından “Olumlu duygular” boyutunda da öğretmenlerin algıları “Orta” düzeyde, “Olumsuz duygular” boyutunda “Düşük” ve “Potansiyeli geliştirme” boyutunda ise algıları “Yüksek” düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin iş yaşam kalitesi ile örgütsel mutlulukları arasında genel olarak anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Öğretmenlerin iş yaşam kalitesi algılarının örgütsel mutluluk algılarını anlamlı düzeyde yordadığı sonuca ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YALIN HASTANE YÖNETİMİ: DEĞER AKIŞI HARİTALAMA VE YATAKLI BİR SERVİSTE UYGULAMA</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56722</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56722</guid>
      <author>İsmail DALAY,, Hatice AŞÇI</author>
      <description>Çağdaş Yönetim Yaklaşımlarından olan Toplam Kalite Yönetimi ve Yalın Yönetim, işletmelerde; müşteri ve çalışan güvenliği ile memnuniyeti, üretimde; değer katmayan işlemlerden (israflar) uzaklığı, süreçlerde; zamanında, hızlı ve tam üretim sağlanarak sürekli iyileşme ilkesini benimsetmeye çalışmaktadır. Bu yaklaşım sağlıkta da uygulamaya konularak hastanelerde Yalın Yönetim Modeli oluşturularak tüm dünyada uygulanmaktadır. Ülkemizdeki sağlık kurumlarında da yaşanan aksaklıklar, süreçlerdeki beklemeler ve teşhislerin gecikmesi, tekrar edilen işlerin değer katmayan faaliyetleri oluşturması gibi sebepler ve buna bağlı memnuniyetsizlikler bu anlayışı uygulamayı zorunlu kılmaktadır. Bu çalışma bir Sağlık Bilimleri Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yataklı servise sahip Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde gerçekleştirilmiştir. Hastaların geçirdiği süreçlerde yapılan gözlemlerle elde edilen veriler neticesinde Değer Akışı Haritalama Yöntemi kullanılarak Mevcut Durum Haritası oluşturulmuştur. Yalın Hastane Yönetimi ilkeleri doğrultusunda da Gelecek Durum Haritası şekillendirilerek sürece uyarlanmaya çalışılmıştır. Oluşturulan iki harita arasında karşılaştırma yapılarak işleyiş değerlendirilip öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>STAJ İLE MESLEKİ BAĞLILIK ARASINDA İLİŞKİ: BİR ODAK GRUP ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56732</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56732</guid>
      <author>Gökhan BİLİCİ,, Nuray BİLİCİ</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Staj bir işe başlamadan önce işin genel yapısı ve işleyişi ile ilgili öğrencilere bir yol haritası oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı zorunlu staj eğitimini tamamlayan öğrencilerin staj sürecinde elde ettikleri tecrübelerinin bankacılık ve sigortacılık alanında teorik bilgi ve becerilerini uygulamaya yansıtıp yansıtamadıklarını incelemek, mesleki bağlılık, mesleki beklenti ve gelecek üzerindeki etkilerini değerlendirmektir. Selçuk Üniversitesine bağlı iki farklı meslek yüksekokulu “Bankacılık ve Sigortacılık” programı öğrencilerinden iki ayrı grup oluşturularak nitel araştırma yöntemlerinden odak grup görüşmesi ile çalışma analiz edilmiştir. Katılımcılara odak grup görüşmesi kapsamında yöneltilen soru ve alınan yanıtlar neticesinde staj ile mesleki bağlılık noktasında güçlü bir ilişkinin olduğu anlaşılmıştır. Staj yapan öğrenciler mesleki bilgi ve tecrübe anlamında birçok değişkeni yakından görerek mesleki bilinç oluşturmaktadırlar.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRK BELGESEL SİNEMASININ İLK TEMSİLCİSİ FUAT UZKINAY; BELGESEL SİNEMADA PROPAGANDA GELENEĞİ, AYASTEFANOS'TAKİ RUS ABİDESİ'NİN YIKILIŞI</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56744</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56744</guid>
      <author>Begum SAVCİN,, S.Burak SAVÇIN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Gerçeği kayıt altına almak kameranın icadından önce resim sanatıyla gerçekleştiriliyordu. Bu belge ressamları izlenimlerini tuval üzerine aktararak belge haline getiriyor, dönem yaşantısını, toplumsal olayları veya anlık olayları belgeliyorlardı. Bu olgu, fotoğrafın icadıyla yer değiştirdi. Hareketli görüntülerin ilk kullanımı ise Auguste &amp; Louis Lumiere kardeşlerin 1895 yılında yaptıkları, ‘Lumiere Fabrikası’ndan İşçilerin Çıkışı’yla tarihteki yerini aldı.Paul Rotha’ya göre, belgesel sinema estetiğinin oluşabilmesi için sanatsal kaygıları olan yönetmenlerin çıkmasını beklemek gerekliydi. İlk belgesel film kavramı New York Sun dergisinde (8 şubat 1926), John Grierson’un ‘Moana’ filmi olarak değerlendirildi. (Susam, 2015:, s. 127) . İlk Türk belgesel filmi ise üzerinde tartışmaların devam ettiği ‘Ayastefanos’taki Rus Anıtının Yıkılışı’nı gösteren film olarak kabul edilir. 14 Kasım 1914 yılında bu görüntüleri, Türk belgesel film yönetmeni, Fuat Uzkınay belgelemiş fakat görüntüler günümüze kadar ulaşamamıştır. Bu araştırma kapsamında, ‘İlk Türk Belgesel Sineması’nın temsilcisi Fuat Uzkınay ve İlk Türk Belgeseli, Ayastefanos Rus Abidesi’nin yıkılışı belgesel sinemada propaganda geleneği kapsamında ele alınacaktır. Sonuç olarak, tüm tartışmalara rağmen, ilk Türk belgeseli olarak Türk Sinema tarihinde yerini alan ‘Ayastefanos’taki Rus Anıtının Yıkılışı’ isimli belgesel, gerek çekim amacı gerek toplu gösterim yapılması sebebiyle Propaganda Geleneğinde çekilmiş ilk Türk Belgeseli olma özelliği göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“NE KADAR ERKEKSİN?” HEGEMONİK ERKEKLİK KAVRAMININ SOSYOLOJİK İRDELEMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56743</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56743</guid>
      <author>Yonca ALTINDAL,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Raweyn Connell, Avustralya toplumunun eğitim yapısını analiz ederken oluşturduğu sosyoloji ve kadın çalışmaları disiplinleri bakımından oldukça önemli olan ‘hegemonik erkeklik’ kavramından bahsetmiştir. Kavramın özellikle medya alanında da önemine ilişkin temel argümanlara da değinmiştir. Hegemonik erkeklik, genel olarak kadın ve erkek için belirlenmiş olan cinsiyet rollerine ilişkin eleştirel bir perspektif etrafında şekillenir. Erkek davranış normları; cesaret, saldırganlık, bağımsızlık, teknolojik beceri, grup dayanışması, macera, zihinsel ve bedensel dayanıklılık gibi değerler üzerine kurulur. Bu davranış kalıplarının ya da cinsiyet rollerinin, tek bir erkeklik biçimini dayatmış olduğunun altı çizilmektedir. Hegemonik erkeklik kavramını, eleştirel erkekliğe ilişkin çalışmalardan ayıran nokta, erkeklik tanımıyla hegemonya kavramı arasında bir bağlantı kurma çabasıdır. Kavram, tarihsel olarak, sınıf ilişkilerinde ve toplumsal cinsiyet olgularında olduğu gibi, toplumsal değişmeleri ve dönüşümleri içermiş olması bakımından oldukça önemli bir değerlendirmedir. Dolayısıyla hegemonik erkeklik kavramının toplumsal ve kültürel olarak inşa edilen beden politikaları ile doğrudan ilintili olduğunu söyleyebilmek mümkündür. Bu çalışmada, bu kavramın Connell tarafından nasıl kullanıldığı incelenmeden önce hegemonya kavramın içerimlerine değinilecek, ardından hegemonik erkeklik kavramının kullanıldığı alanlar ve içerimlerine dair sosyolojik olgular etrafında değerlendirilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRK-ALMAN SİNEMASI’NDA 1980-2010 YILLARI ARASI KADININ TEMSİLİ VE DEĞİŞİMİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56753</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56753</guid>
      <author>Fulden İNANLI,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Ataerkil toplumlarda kadınların karşılaştığı sorunlar, cinsiyete dayalı negatif ayrımcılığın sonucunda ortaya çıkmaktadır. Topluma ayna tutan sinemada da toplumsal cinsiyet rolleri, Ataerkil örgütlenmelerin yansıması olarak sunulmaktadır. Bu anlamda, kadınların varoluş mücadelesi politik bir mücadeleye dönüşmekte ve kadınlar her alanda bireysel kimliğini kazanmak için eril zihniyete karşı savaşım vermektedir. Kadınların uğradığı negatif ayrımcılık, günlük yaşantıda olduğu gibi toplumu ilgilendiren major olaylarda da varlığını sürdürmektedir. 1961 yılında Türkiye’den Almanya’ya doğru gerçekleşmeye başlayan işçi göçü bu konunun örneklerinden birini oluşturmaktadır. Türk halkının göç serüveni kültürlerarası etkileşimi doğurarak aile yapısında da değişimler izlenmesine neden olmuştur. Bu değişime kayıtsız kalmayan Sinema, Almanya’ya giden işçiler ile ailelerinin sorunlarını konu edinmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>COVİD-19 SALGINI SÜRECİNDE MATEMATİK DERSİNİN UZAKTAN EĞİTİM İLE VERİLMESİNE YÖNELİK ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56746</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56746</guid>
      <author>Sevil FİLİZ,; Fatma Sevgi AYDIN , Meryem MUTLU ŞAHİN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Çin’den tüm dünyaya hızlı bir şekilde yayılan corona virüsüne (Covid-19) karşı ülkeler bir dizin tedbir almaya çalışmıştır. Türkiye’de de 16 Marttan itibaren okullar tatil edilip okulda yüz yüze verilmesi gereken eğitim uzaktan eğitim şeklinde sürdürülmüştür. Bu çalışmada Covid-19 pandemi sürecinde ortaokul 7. Sınıf öğrencilerinin matematik dersinin uzaktan eğitim ile verilmesine yönelik görüşleri incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma, Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bulunan Şehit Ali Öztürk Ortaokulunda öğrenim gören otuz öğrenci ile yürütülmüştür. Çalışma için örneklemede amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya ilişkin sorular öğrencilere, gruplar halinde zoom üzerinden yöneltilerek odak grup görüşmesi yapılmıştır. Çalışmada soru formundan elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin çoğunun matematik dersini uzaktan eğitimle işlemeyi sınıfta olmayan teknolojik imkanlardan faydalanabilme yönünden yararlı buldukları fakat internet veya cihaz kaynaklı problemlerden dolayı derse katılmakta güçlük yaşadıkları görülmüştür. Bunun yanında yine öğrencilerin çoğunluğunun dersin içeriği ve materyallerin yeterli olduğu yönündeki görüşlerinin ağırlıklı olduğu görülmüştür</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>أسس إصلاح النسيج الاجتماعي بين الحاكم والشعوب دراسة من منظور علم الاجتماع السياسي الإسلامي</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56670</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56670</guid>
      <author>Ibrahim SALKINI,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;عندما يتطور الصراع بين الحكام والشعوب إلى درجة متطورة من الصراع المسلح، وتسيل الدماء بين الطرفين، فإن إعادة النسيج الاجتماعي إلى طبيعته يكون في غاية الصعوبة والتعقيد، ويحمل كل طرف سياسات الطرف الآخر على سوء النوايا، ويسبق الانتقام والأحقاد العقل والمنطق، وتساهم التدخلات الخارجية في تعزيز التشظي وتفتت المجتمع. وهذا يجعل من الضروري دراسة سبل إصلاح النسيج الاجتماعي لتلك الدول بعد مرحلة الصراع المسلح العنيف، وإعادة هيكلة البنية المجتمعية من جديد، وطرح رؤية جديدة مختلفة تدرأ احتمالات الصراع مستقبلاً. وقد عالج البحث جدلية الإصلاح من القمة إلى القاعدة أو العكس، وجدلية مجالسة الحكام دون تبعية لهم، وإشكالية الخروج من دوامة الجهل، وضبط النفس، والاعتدال في الطرح، وتقليل وتيرة العداء للدين عند الحكام، ورفع مستوى الوعي الديني لدى الشعوب، وغير ذلك من القضايا التي تعيد ترميم هيكلية المجتمع من جديد. وقد تم بحث هذا الموضوع من خلال المباحث التالية: المبحث الأول: إصلاح السلطة السياسية. المبحث الثاني: إصلاح الشعب. المبحث الثالث: تقليل الهوة بين السلطة والشعب.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>مفهوم الجُرْم في القرآن الكريم دراسة تطبيقيَّة في ظلِّ علم الوجوه والنَّظائر</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56738</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56738</guid>
      <author>Roula ALHAMDO,</author>
      <description>&lt;p dir="RTL" style="text-align:justify"&gt;تتناول هذه المقالة&amp;nbsp; دراسة&amp;nbsp; تطبيقيَّة&amp;nbsp; لمفهوم&amp;nbsp; الجرم&amp;nbsp; في&amp;nbsp; القرآن&amp;nbsp; الكريم،&amp;nbsp; وذلك&amp;nbsp; من&amp;nbsp; خلال&amp;nbsp; علم&amp;nbsp; الوجوه&amp;nbsp; والنَّظائر،&amp;nbsp; وقد بدأنا المقالة بإلقاء الضَّوء على معنى علم الوجوه والنَّظائر لغة واصطلاحا، واهتمام العلماء به، وبداية التَّصنيف فيه، وذكرنا أهمّ الكتب الَّتي ألفت في هذا العلم العظيم، كما بيَّنَّا&amp;nbsp; أهميَّة علم الوجوه والنَّظائر وأثره البالغ&amp;nbsp; في معرفة معاني آيات الكتاب الحكيم وتفسيرها التَّفسير الصَّحيح، والكشف عن الوجوه والنَّظائر لهذه الألفاظ عند ورودها في مواضع متعددة ومختلفة في آياته وسوره. &lt;p dir="RTL" style="text-align:justify"&gt;وبعد&amp;nbsp; ذلك&amp;nbsp; وضَّحنا&amp;nbsp; علاقة&amp;nbsp; علم&amp;nbsp; الوجوه&amp;nbsp; والنَّظائر&amp;nbsp; بعلم&amp;nbsp; التَّفسير،&amp;nbsp; ودوره&amp;nbsp; الكبير&amp;nbsp; في&amp;nbsp; معرفة المقصود والمراد من نزول آيات كتاب الله الحكيم، ثم بدأنا&amp;nbsp; بدراسة مفهوم الجرم ومعرفة معناه&amp;nbsp; لغة&amp;nbsp; واصطلاحا، كما ذكرنا&amp;nbsp; الوجوه الواردة&amp;nbsp; في محكم التَّنزيل لمفهوم الجُرْم كالشِّرك&amp;nbsp; والذَّنب&amp;nbsp; وفعل&amp;nbsp; فاحشة&amp;nbsp; اللواط&amp;nbsp; وغيرها&amp;nbsp; من&amp;nbsp; الوجوه&amp;nbsp; الَّتي&amp;nbsp; وردت&amp;nbsp; في&amp;nbsp; النَّص&amp;nbsp; القرآني الكريم، كما بينَّا الألفاظ المرتبطة بهذا المفهوم&amp;nbsp; كالمجرم&amp;nbsp; والمجرمين&amp;nbsp; والجرم، مدعمين&amp;nbsp; ذلك&amp;nbsp; بذكر الأيات&amp;nbsp; والسُّور&amp;nbsp; التي&amp;nbsp; ورت فيها هذه الألفاظ، كما ذكرنا&amp;nbsp; نوعي الجرم الفردي&amp;nbsp; والجماعي&amp;nbsp; وكيف&amp;nbsp; وردا&amp;nbsp; في&amp;nbsp; الكتاب&amp;nbsp; الحكيم&amp;nbsp; ووضحنا&amp;nbsp; الفرق&amp;nbsp; بينهما،&amp;nbsp; ثم&amp;nbsp; عرضنا&amp;nbsp; سمات&amp;nbsp; المجرمين&amp;nbsp; كما&amp;nbsp; بيّنها&amp;nbsp; الله&amp;nbsp; سبحانه&amp;nbsp; وتعالى&amp;nbsp; في&amp;nbsp; كتابه&amp;nbsp; الكريم،&amp;nbsp; وبعد ذلك قمنا بتوضيح&amp;nbsp; عاقبة &amp;nbsp;المجرمين التي توعدها الله إياهم في الدّنيا والآخرة، وفي نهاية&amp;nbsp; هذه&amp;nbsp; المقالة&amp;nbsp; كتبنا أهمّ ما&amp;nbsp; توصلت&amp;nbsp; له&amp;nbsp; المقالة من&amp;nbsp; نتائج&amp;nbsp; تتعلق&amp;nbsp; بعلم&amp;nbsp; الوجوه&amp;nbsp; والنَّظائر&amp;nbsp; ومفهوم&amp;nbsp; الجرم&amp;nbsp; ومعناه؛ وما يتعلق بفاعل الجرم من سمات</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


