






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL), Yıl 2021 Sayı 44</title>
    <link>https://smartofjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1806</link>
    <description>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>ÖRGÜTSEL HAYATA YERLEŞEN YENİ KORONA VİRÜS (COVİD-19): SOSYAL VE KAVRAMSAL TARAMA</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56484</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56484</guid>
      <author>Asiye YÜKSELAsiye YÜKSEL,; Seher UÇKUN , C.Gazi UÇKUN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Yeni korona virüs sadece sağlığı değil hayatın tüm süreçlerini etkisi altına almıştır. Yeni korona virüs ile gelen salgın sürecinde başta kişisel olmak üzere, örgütsel ve toplumsal olarak birden çok düzeyde dünyanın her yanında benzersiz durumlar yaşanmaktadır. Salgın sürecinde çok sayıda işletme ve kuruluşun operasyonel ve ekonomik zorlukları yönetmek için değişiklikler yapmak zorunda kalmışlardır. Bu araştırmanın amacı ülkemizde örgütsel hayatta yeni salgın döneminde dilimize yerleşen kavramların ve örgütsel davranış değişikliklerinin bilimsel literatürdeki tanımlarını derlemek ve bu bağlamda işletmelerde sosyal nasıl bir kültür oluştuğunu araştırmaktır. Çalışmanın bulguları dağınık halde bulunan bilgileri derleyerek literatüre katkı sunacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ BİLİMİN DOĞASINA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56476</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56476</guid>
      <author>Hasan KAYA,, Zeynep ZORLU</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkındaki bilgi ve görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomenoloji (olgubilim) kullanılmıştır. Çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemlerinden biri olan uygun durum (kolay ulaşılabilir durum) örneklemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu İç Anadolu Bölgesi’ndeki bir üniversitenin Eğitim Fakültesinin Fen Bilgisi Öğretmenliği üçüncü sınıf ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören toplam sekiz öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacılar tarafından yeniden düzenlenen Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Formu (VNOS-C) ders süreci içerisinde uygulanmıştır. Araştırma sürecinde katılımcılardan izin alınarak katılımcılarla yapılan görüşmeler ses kaydı altına alınmıştır. Ses kayıtları yazıya döküldükten sonra tema, kod ve kategoriler oluşturularak içerik analizi yapılmıştır. Çalışına sürecinin her aşamasında geçerlik-güvenirlik sağlanmaya çalışılmıştır. Çalışma sonucuna göre fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin ve bilimsel bilginin doğası hakkındaki bilgi ve görüşlerinde bazı hatalar, eksiklikler olduğu görülmüştür. Ayrıca, araştırmaya katılan bütün öğretmen adaylarının “Hayal gücü ve yaratıcılığın bilime etkisi” ve “Sosyal ve kültürel değerlerin bilime etkisi” boyutlarında “uzman” seviyede, diğer bütün boyutlarda ise çoğunlukla üçüncü sınıf öğretmen adaylarının “uzman” seviyede oldukları görülmüştür. Araştırma sonuçlarından yola çıkarak bazı öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İRAN MİLLİ KÜTÜPHANESİNDE BULUNAN DİVAN-I DİLSÛZ-I TÜRKÎ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56483</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56483</guid>
      <author>Yakup POYRAZ,, Nilab SAEEDİ</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Klasik Türk Edebiyatı araştırmalarında manzum metinlerin, bunlar arasında da divanların önemli bir yeri vardır. Yutdışında bulunan el yazması eserlerin birçoğu araştırmacıların ilgisini beklemektedir. Çalışmamıza konu olan eser, İran Milli Kütüphanesinin El Yazmalar bölümünde Divan-ı Dilsûz-ı Türkî adıyla ve 1787067 numarasıyla kayıtlıdır. Eser şairin tüm şiirlerini ihtiva eden düzenli bir divandır. Başlangıçta Farsça, sonrasında ise Türkçe şiirler mevcuttur. Toplam 65 varaklı divanın ilk 7 varağı tamamen Farsçadır. Türkçe olan kısımlarda da ara ara Farsça beyitler bulunmaktadır. Eserdeki şiirlerin çoğu Hz. Ali ve Şia mezhebi ile ilgilidir. Eserin bir özelliği de içinde bulunan orjinal resimlerdir. Toplam 129 yaprakta 11 el çizimi resim mevcuttur. Resimler kara kalemle çizilmiş olup yazılarla iç içedir ve genellikle Şia inanışları çerçevesinde Hazret-i Ali ve ehl-i beyt imamlarının tasvirleridir. Resimlerde Hazret-i Ali’nin yüzü açıkça çizilmemiş hatta kırmızı bir örtüyle kapatılmıştır. Divan’daki resimler işlenen konuları görselleştirmiş ve böylece şiirlerin muhtevasını daha belirgin hâle getirmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ALGILANAN EĞİTİM HİZMET KALİTESİNİN İŞ TATMİNİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNDE DUYGUSAL BAĞLILIĞIN ARACI ROLÜ: MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİNDE BİR UYGULAMA</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56463</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56463</guid>
      <author>Süleyman ELBAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Örgüt içinde duygusal bağlılığı yüksek olan çalışanların aidiyetleri ve iş tatmin düzeyleri de oldukça yüksektir. Çalışanlara eğitim verilerek bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi ile duygusal bağlılık artırılabilmektedir. Bu çalışmanın amacı; mahalli idare birliklerinde verilen hizmet içi eğitimlerin, çalışanların iş tatmini ve duygusal bağlılık algılarına etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda; Türkiye belediyeler birliğinden eğitim hizmeti alan çalışanlara anket uygulaması yapılmıştır. Anket verilerinin analizinde doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Analiz bulgularına göre; çalışanlara verilen eğitimlerin, kuruma olan duygusal bağlılığın artırılmasında ve çalışanların iş tatmin düzeyine ulaşmasında önemli bir etken olduğu sonucuna ulaşılmıştır</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OYUN KURAMINA DAYALI TAVSİYELERİN OKUL ÖNCESİ YÖNETİCİLERİ TARAFINDAN NE KADAR YARARLI BULUNDUĞUNUN İNCELENMESİ (Erzincan ili örneği)</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56485</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56485</guid>
      <author>Fatma AKKAYA,, Mehmet ÖZBAŞ</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Okul öncesi yöneticilerinin oyun kuramına dayalı tavsiyeleri ne kadar yararlı bulunduğuna ilişkin görüşlerinin incelendiği bu araştırma, nitel araştırma yönteminde, olgu bilim deseninde tasarlanmıştır. Öncelikle konuyla ilgili literatür taranarak araştırmanın kuramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Daha sonra okul öncesi yöneticileri ile görüşmeler gerçekleştirilerek görüş ve önerileri alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Erzincan merkezde görev yapmakta olan 13 okul öncesi yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme formunda okul öncesi yöneticilerinin oyun kuramına dayalı tavsiyeleri ne kadar yararlı bulunduğuna ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla 4 adet açık uçlu soru yer almaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre okul öncesi yöneticilerinin görüşleri zaman zaman farklılık göstermekle beraber birbirine benzemektedir. Çabanın ödüllendirilmesi tavsiyesinde yöneticiler hemfikirdir. Yöneticiler çabanın takdir ve tebrik edilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir.Taraflar arasında işbirliğini kolaylaştıran en iyi yollardan birinin gelecekte de karşılıklı ilişkilerin devam edeceği izleniminin verilmesi olduğunu, bunu karşı tarafa dolaylı veya dolaysız olarak hissettirmek gerektiğini tavsiye eden oyun kuramının bu görüşüne biri hariç tüm yöneticiler katıldığını belirtmiştir. Okul öncesi yöneticilerinin tamamı katılımcı, şeffaf ve adaletli davrandığını ifade etmiştir. Yöneticiler arasındaki en fazla görüş ayrılığı işbirliğinde grup büyüklüğü konusundadır. Eğitim yönetimi açısından değerlendirildiğinde kuramın yeterince bilinmediği ve faydalanılmadığı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DÖNÜŞÜMSEL VE İŞLEMSEL LİDERLİK TEORİLERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56486</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56486</guid>
      <author>Sibel ORHAN,; Muhammet GÜMÜŞ , Emine KIZILKAYA</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Dönüşümcü liderlik, bireylerde ve sosyal alanda değişime neden olan bir liderlik yaklaşımı olarak tanımlanmaktadır. İdeal haliyle gelişmeyi hedefleyen takipçilerde değerli ve olumlu değişimler yaratır. Özgün biçimiyle, hayata geçirilen dönüşümsel liderlik motivasyonu ve morali artırır. Aynı zamanda, çeşitli mekanizmalar aracılığıyla takipçilerin performansı üzerinde de önemli derecede etkisi bulunmaktadır. Kuruluşun misyonuna ve kolektif kimliğine bağlı olarak, takipçiler için bir rol model oluşur ve onlara ilham verir. Dönüşümcü liderler, takipçileri çalışmalarına daha fazla sahip çıkmaya teşvik ederler. Takipçilerin güçlü ve zayıf yönleri tespit edilir. Böylece lider, takipçileri performanslarını optimize eden görevlerle donatabilir. İşlemci liderler ise, takipçilerinin ilham kaynağını ödül ve ceza sistemiyle ortaya koymaktadır. Takipçileri, liderini her yönüyle örnek alıyorsa ödülü hak eder. Fakat, liderinin aksine daha farklı yönlerden ona uyum sağlayamazsa cezalandırılır. İşlemsel ve dönüşümsel liderlik stilleri, son zamanlarda birçok araştırmacının ilgisini çekmektedir. Bir kısım insan bu kavramların benzer olduklarını düşünürken, diğerleri farklılıkların da olduğunu savunmaktadır. Bu araştırma, literatürdeki kanıtlardan yola çıkarak dönüştürücü ve işlemsel liderlik arasındaki farka giriş niteliğinde bir bakış açısı sunmaktadır. Çalışmada, dönüştürücü liderlik ve işlemsel liderlik kavramsal olarak farklı olmalarına rağmen, işlemsel liderliğin bazı unsurlarının dönüşümsel liderlikte yer aldığı sonucuna varılmaktadır. Yapılan bu araştırmada, öncelikli olarak konu ile ilgili literatürde yer alan çalışmalara ulaşılmış, ulaşılan araştırma bulguları derlenerek rapor haline getirilmiştir. Araştırmanın literatürdeki boşluğu doldurması beklenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TAHRİR SİSTEMİNE DAİR</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56360</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56360</guid>
      <author>Cigdem AYDOGMUS,</author>
      <description>Sözlük anlamı olarak tahrir ifadesi,  “yazma, kaydetme, deftere geçirme” manaları taşımakta, Osmanlı maliye teşkilât yapısında vergilerin ve söz konusu vergileri veren kişilerin isim olarak kaydedilmesi adına farklı zamanlarda değişik şehirlerde gerçekleştirilen sayımları ve bu sayımların kaydedildiği defterleri ifade etmektedir. Sanayi öncesi tarım toplumu yapısının hâkim olduğu çeşitli devlet ve imparatorluklarda ülkenin vergi ve vergi nüfusu potansiyelini belirlemek maksadıyla sayımlar yapılmıştır. Mısır’da ve Akdeniz havzasının kadim medeniyetlerinde, Roma’da, Ortaçağ Avrupa devletlerinde de bu durum bilinmektedir. İslâm devletlerinde de buna benzer bazı uygulamalara rastlanır. Fakat Osmanlı tahrir sistemi genel çaplı olması yanında ayrıntı ve düzen bakımından kendine has bir özellik taşır. Bu çalışmanın amacı, Osmanlı Devletinde tahrir sisteminin, neden yapıldığı ve tahrir defter çeşitleriyle defterlerin ne şekilde yapıldığını ortaya koymaktır. Tahrir sistemi ile alakalı alan taraması yapılmış; kitap, makale ve konumuzla ilgili yüksek lisans ve doktora tezleri incelenmiş, Selaniki Tarihi gibi dönemin birinci el kaynaklarına ulaşılmıştır. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TRAKYA’DA FARKLI KÜLTÜRLERİN SATIN ALMA DAVRANIŞLARI VE BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56491</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56491</guid>
      <author>Sefer GÜMÜŞ,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Trakya,Türkiye ve Marmara bölgesinin en önemli üretim ve istihdam merkezlerinden biridir.İstanbul ve Avrupa’yı dünyaya bağlayan yol üzerindedir. Dört Organize Sanayi Bölgesi ile Türkiye nin istihdamına çok ciddi olumlu katkı sağlamaktadır.Bölgedeki beş adet sınır kapısının Türkiye’nin ihracatında sayısız faydaları vardır.Kara,deniz,tren ve hava yolu bölge ekonomisinin can damarlarıdır. Üç İlde 24 bin Km2 son derece verimli topraklarıyla lojistik ve Ekonomik yönden İstanbul,Balkanlar ve hatta Avrupa’yı beslemektedir.Bölge coğrafi konumu ve verimliliği açısından göç almaktadır.Bu nedenle de farklı kültürleri barındırmaktadır. Ulusal ve uluslararası göç alan Tekirdağ sanayileşme nedeniyle farklı kültürleri barındırmaktadır. İlçede farklı kültürlerin ekonomik zenginleşmeleri nedeniyle satın alma davranışları değişmektedir. Bu da bölgede sanayileşmenin yatırım, üretim ve tüketim değişkenlerinde yarattığı etkilerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle sanayi bölgesi olan Tekirdağ’daki tüketiciler üzerinde satın alma davranışlarını içeren bir araştırma yapılmıştır. Bölgenin iç ve dış göçler nedeniyle istihdam alanı olması, Trakya Bölgesi’nden Türk ve Batı Kültürü karışımı üretici, tüketici ve yatırımcıların bulunması araştırmamızı hedeflerini zenginleştirmektedir. Bölgedeki tüketici davranışlarını pazarlama ve satış değişkenleri etkilemektedir.Farklı ve bütünleşik kültürlerin satın alma davranışları yerel ve ulusal kültürler ile alt kültürleri de etkilemiştir.Nüfusun her geçen gün artması yatırımları bölgeye çekmekte,sınır kapılarına yakın olan Tekirdağ’daki üretimleri Avrupa’ya yönlendirmektedir. Bu araştırmanın amacı:bölgedeki farklı kültürlerden 550 tüketicinin satın alma davranışlarını araştırarak, alt kültürlerin yarattığı katma değerin bölge ekonomisine katkılarını inceleyerek sonuçlandırmaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KONYA TARİHİ KENT MERKEZİ ULAŞIM DÜZENLEMELERİNİN KULLANIM SONRASI DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56495</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56495</guid>
      <author>Sedef ŞENDOĞDU,, Ümmügülsüm DAĞLIOĞLU</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Tarihi kent merkezleri, kentin oluşumunu ve geçmişteki kültür kalıntılarını tarihi süreç içerisinde sergileyen, yeniden üretilemeyen ve kentin kimliğini yansıtan önemli odak noktalarıdır. Kentlerimizde hızlı nüfus artışıyla birlikte kentsel alanların sınırlarının genişlemesi kentsel fonksiyonların da farklılaşmasında önemli bir etmen olmuştur. Kentlerde yaşanan bu hızlı değişimden en çok etkilenen kent parçası ise tarihi kent merkezleridir. Günümüzde tarihi kent merkezlerinin canlandırılmasına ve mekan kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar hız kazanmakla birlikte bu alanlara yönelik planlama ve uygulama sorunları artmaktadır. Bu sorunlar içerisinde, özellikle ulaşımdan kaynaklanan sorunlar mekan kalitesinin düşmesine ve kullanıcı memnuniyetinin azalmasına sebep olmaktadır. Özellikle, tarihi kent merkezlerinde ulaşım sorunlarının çözümü için benimsenen geleneksel ulaşım yaklaşımları, yeni taşıt yollarının açılması ya da mevcut taşıt yollarının genişletilmesi şeklinde olmakta, bu yaklaşımlar ise tarihi kent merkezinde taşıt hacmini ve taşıt hızını artırmakta, trafik güvenliğini ve sürdürülebilir kentsel gelişmeyi olumsuz etkileyerek kullanıcı memnuniyetinin azalmasına sebep olmaktadır. Oysa ki; tarihi kent merkezlerinde ulaşım sorunlarının çözümüne yönelik gerçekleştirilen uygulamaların kent geneline hitap eden ve kullanıcılarının kent ile bütünleşmesine imkan sağlayan bir özellik taşıması için geleneksel ulaşım planlamasının aksine kullanıcının talep, sorun ve gereksinimlerini önceliğe alan yeni yöntemler uygulanmalıdır. Bu doğrultuda çalışmada; Konya Tarihi Kent Merkezi örnekleminde, tarihi kent merkezlerinin kullanımına yönelik sorunların belirlenmesi, ulaşımdan kaynaklanan sorunların çözümüne yönelik stratejilerin geliştirilmesi amacıyla kent halkının ulaşım düzenlemelerinin kullanım sonrası değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Örneklem alanda ulaşıma yönelik uygulanan düzenlemelerinde yaşanan sorunların belirlenmesi ve kullanım sonrasının değerlendirilebilmesi için örneklem alanda 2007 ve 2016 yıllarında sistematik gözlemler yapılmış, alan kullanıcılarına anket uygulanmıştır. Her iki yılda yapılan gözlemler ve elde edilen anket bulguları karşılaştırılarak alanın ulaşımdan kaynaklı sorunlarının azaltılması ve alanı kullananların memnuniyetinin arttırılmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HAZCI (HEDONİK) TÜKETİM DAVRANIŞLARI ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLERİN DEĞERLENDİRİLMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA ERZURUM AVM’LER ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56488</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56488</guid>
      <author>Adem KARTAL,, Fatma GEÇİKLİ</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;AVM&amp;#39;ler inşa edildikleri şehirlerde şehrin sosyolojisini değiştirmek ve katkıda bulunmak gibi etkilerde bulunabildikleri gibi tüketicilerin yaşam tarzı ve harcama alışkanlıklarına da önemli ölçüde yön veren kamusal alanlardır. Özellikle günümü şehir yaşamında AVM’ler tüketiciler yahut ziyaretçiler için önemli sosyalleşme ve alışveriş mekânlarıdır. Diğer mekanların müşterileri gibi AVM müşterileri içinde hazcı davranış önemli bir motivasyon unsurudur. Tüketim kapitalizminin ve hazcı tüketim kalıplarının mimari temsilcileri başta Ritzer olmak üzere birçok kuramcı tarafından defaten ortaya konulmuştur. Bu bağlamda daha önce modern ve büyük AVM&amp;#39;leri bulunmayan Erzurum ilinde inşa edilen 2 adet AVM şehrin kültürüne etki ettiği gibi tüketici davranışlarına da etki etmektedir. Bu çalışmanın amacı Erzurum&amp;#39;da inşa edilen Palerium AVM ile Recevco AVM&amp;#39;de tüketicilerin hazza yönelik tutum ve davranışlarını ölçmektir. Çalışmada nicel bir yöntem temel alınarak macera için, fikir edinmek için, başkalarını mutlu etmek için, sosyal amaç için, fırsatları yakalamak için 5 faktör temele alınarak hazcı tüketici davranışları SPSS 22.00 paket program aracılığıyla analiz edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>NAR (Punica granatum L.) MEYVE KABUĞU İLE KİTAP SANATLARINDA KULLANILAN ASİTSİZ KAĞITLARIN BOYANMASI</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56489</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56489</guid>
      <author>Hürrem Sinem ŞANLI,; Meltem GÖKSEL KABALCI , Oğuzhan KABALCI</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Doğal boyar maddeler geçmişten günümüze renklere karşı duyulan özel ilginin karşılığı olarak birçok alanda kullanılmıştır. Yaşanılan ortamı güzelleştirmek ve renklendirmek amacıyla kullanılan boyar maddeler aynı zamanda gıda, kozmetik ve ilaç sanayiinde de kullanılmıştır. Doğadaki bitkilerden elde edilen renklerin doğallığının yanında insan sağlığı içinde zararsız oluşu bu boyar maddelerin kullanımını arttırmıştır. Araştırmanın amacı; kitap sanatlarında kullanılan asitsiz kâğıtları nar meyve kabuğu ile boyamaktır. Nar meyve kabuğu ile mordansız ve tartarik asit, tannik asit, sodyum klorür, potasyum dikromat, potasyum sülfat, demir sülfat ve şap mordanları kullanılarak birlikte mordanlama yöntemiyle (%3, %5, %10, %20 ve %30 oranlarında) asitsiz kâğıtlar boyanmıştır. Nar meyve kabuğu, boyanacak asitsiz kâğıtların ağırlığına göre %100 oranında alınmıştır. Mordansız ve mordanlı olmak üzere toplam 36 adet boyama elde edilmiştir. Boyanmış asitsiz kâğıtların ışık ve sürtünme haslıkları incelenmiş ve subjektif değerlendirmeleri yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>xxx</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56443</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56443</guid>
      <author>xxx</author>
      <description>xxx</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FEYHAMAN DURAN’IN RESİMLERİNDE KÜLTÜR DÜNYAMIZDAN TANIDIK YÜZLER</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56500</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56500</guid>
      <author>Burcu PEHLİVAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinin ilk porte ressamlarından olan Feyhaman Duran, “1914/Çallı Kuşağı” ressamları ya da “Türk Empresyonistleri” olarak anılan grup içerisinde yer almaktadır. Sanat yaşamı boyunca ağırlıklı olarak portre türünde eserler üreten Feyhaman Duran, 1914 Kuşağı’ndaki diğer sanatçılar gibi, akademik bir desen anlayışı ve empresyonistlerin renkçi tavrını bir araya getirerek eserlerini oluşturmuştur. Başta kendisi ve eşi’nin portreleri olmak üzere yakın çevresinden dostlarının, sanat dünyasından arkadaşlarının portrelerini çalışmıştır. Sipariş üzerine de yapmış olduğu çok sayıda portre çalışması olan Feyhaman Duran’ın, bu siparişlerinin bir kısmını meslek gruplarına göre sınıflandırılan portre dizileri oluşturur. Bu diziler içerisinde Osmanlı’nın son yılları ile Cumhuriyet’e geçiş sürecindeki Türkiye’nin; bilim, edebiyat ve eğitim alanlarında ilerlemesine ve modern dünyaya uyum sağlamasına öncülük eden, kültür dünyasındaki öncü isimlerin portrelerinin yer aldığı resim dizisi, Cumhuriyet dönemi kültür tarihinin bir haritası niteliğindedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SAĞLIK HİZMETLERİNDE ULUSAL GÜVENLİK RAPORLAMA SİSTEMİNİN YETERLİLİK ÖLÇÜMÜ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56494</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56494</guid>
      <author>Aykut EKİYOR,; Ayşe AYKANAT , Gülhan GÖK</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Ulusal Güvenlik Raporlama Sistemi (GRS), sağlık çalışanlarının ülke düzeyinde gerçekleşen ya da gerçekleşmesine ramak kala istenmeyen olayları bildirebilecekleri ve hataların iyileştirilmesine yönelik bilgi edinebilecekleri bir platformdur. Ulusal Güvenlik Raporlama Sistemi (GRS), bildirilen hatalara ilişkin oluşturulacak düzeltici-önleyici faaliyetlerin gerçekleştirilerek tıbbi hataların azaltılması, hatta tamamen ortadan kaldırılmasını amaçlayan önemli bir sistemdir. Özellikle ramak kala hataların bildirildiği bir sağlık sisteminde hataların önüne geçilmesi mümkündür. Bu kapsamda sağlık çalışanların eğitilmesi ve sisteme hata bildirimlerini girmeleri için desteklenmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada; Ulusal Güvenlik Raporlama Sistemi’nin (GRS), sisteme bildirim yapan sağlık çalışanları tarafından içeriği ve kullanımına yönelik yeterliliğinin ölçülmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda Ulusal Güvenlik Raporlama Sistemine (GRS) yapılan geri bildirimler ışığında sistem üzerinde iyileştirme çalışmalarına katkı sağlanması hedeflenmektedir. Araştırmada anket tekniği uygulanmıştır. Anket formu 7 demografik ve 23 ulusal güvenlik raporlama sistemine ilişkin değişkenlerden olmak üzer 30 sorudan oluşmaktadır. Araştırmada tesadüfi yöntem ile seçilen 72 kalite yönetim direktörüne anket uygulanmıştır. Araştırmada, sistemde yer alan ilaç güvenliği, laboratuvar güvenliği, cerrahi güvenlik ve hasta güvenliği olmak üzere dört ana boyuttan oluşan sınıflandırma sistemi açısından ölçüm yapılmıştır. Örneklemi oluşturan kalite yönetim direktörlerinin demografik bulgularının analizinde frekans analizi, ulusal güvenlik sisteminin yeterliliğinin değerlendirilmesinde ortalama, standart sapma, boyutlar arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesinde Pearson Korelasyon Analizi, demografik özellikler ile değişkenler arasındaki farklılığı tespit etmede ise T-Testi ve ANOVA Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre ulusal güvenlik raporlama sisteminde belirlenen boyutların ortalamasının yüksek olduğu, boyutlar arasında ilişki olduğu ve çalışılan kurum ile boyutlar arasında anlamlı farklılaşma olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


