






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL), Yıl 2021 Sayı 42</title>
    <link>https://smartofjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1804</link>
    <description>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>TÜRKİYE’NİN FARKLI BÖLGELERİNDE GÖREV YAPAN BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÖĞRETMENLERİNİN ELEKTRİKLİ VE ELEKTRONİK ATIKLARA İLİŞKİN FARKINDALIK DÜZEYLERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56424</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56424</guid>
      <author>Gökhan KIZILIŞIKOĞLU,, Ömer CANPOLAT</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışma, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki okullarda görev yapan Bilişim Teknolojileri (BT) öğretmenlerinin elektronik atıklara ilişkin farkındalık düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, bu amaca uygun olarak nicel araştırma yöntemlerinden betimsel araştırma modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, Türkiyenin farklı bölgelerinde ve farklı okul kademelerinde görev yapan 170 (80 kadın, 90 erkek) BT öğretmeni oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında, Öztüre (2015) tarafından geliştirilen “Bilişim Teknolojileri Öğretmenlerinin Elektronik Atık Farkındalığı Ölçeği” kullanılmıştır. Ölçek aracılığıyla elde edilen veriler SPSS programına aktarılmıştır. Ölçek katılımcılara uygulandıktan sonra tekrar geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Ayrıca iki alt boyuttan (Bilişsel Farkındalık ve Uygulama Farkındalığı) oluşan ölçekten elde edilen verilere ait frekans (f), ortalama (M), standart sapma (SD), basıklık ve çarpıklık katsayıları hesaplanmış ve parametrik testler yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre; BT öğretmenlerinin elektronik atık algılarına ilişkin uygulama ve bilişsel farkındalıklarının orta düzeyde olduğu belirlenmesine rağmen genel farkındalık düzeylerinin düşük olması dikkat çekicidir. Ayrıca cinsiyet ve mesleki tecrübeye göre anlamlı bir farklılık oluşmamsına rağmen, eğitim durumları ve yaş bağlamında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bu verilerden hareketle konu özelinde öğretmenlerin, genel olarak da her kesimden bireylerin elektronik atıklarla ilgili farkındalıklarının arttırılması sağlanmalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİJİTAL OYUN TASARIMINDA GÖRSEL RETORİK</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56450</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56450</guid>
      <author>Samed SAKMAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Oyun, insanlık tarihi boyunca süregelmiş bir eğlence ve öğreti aracıdır. Bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler ve akıllı cihazların yaygınlaşması ile birlikte, çoğunlukla fiziksel aktiviteye dayanan birçok oyunun yerini yardımcı bir konsol ve ekran aracılığı ile oynanan dijital oyunlar almıştır. Özellikle dünya genelinde yaygınlaşan internet kullanımı ile birlikte oyuncuların eş zamanlı katılım sağlayıp sosyal etkileşimde bulunabildiği çevrimiçi oyunlara olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Bir dijital oyunun oluşturulması aşaması; oyun senaryosu, oyun motoru, karakter tasarımı, mekân tasarımı, arayüz tasarımı, ses tasarımı, prototip ve test aşamaları gibi çok katmanlı ve disiplinlerarası bir süreç gerektirmektedir. Dijital oyunların görsel elemanlarının tasarlanması sürecinde tasarımcılar, grafik tasarım temel ilke ve öğeleri doğrultusunda tasarladıkları oyun grafikleriyle aynı zamanda görsel bir anlatım dili de oluşturmaya çalışmaktadırlar. Bu sayede verilmek istenen mesaj, anlam, hissiyat ve öğretiler oyunculara görsel anlatım yoluyla aktarılabilmektedir. Dijital oyun tasarımında yer alan anlam aktarımları, benzetmeler ve yönlendirme ile birlikte etkiyi, iknayı ve oyuncu motivasyonunu artırmak için metafor, metonimi, kişileştirme ve sinekdoş gibi görsel retorik figürlerinden sıklıkla yararlanılmaktadır. Bu çalışma ile günümüzde en çok oynanan dijital oyunların tasarımları, görsel retorik figürleri açısından irdelenmeye ve örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖRGÜTSEL BAĞLILIĞIN İŞ TATMİNİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56452</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56452</guid>
      <author>Umut DAĞISTAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Günümüzde örgütler son derece rekabetçi bir ortam içinde teknolojik değişimlere ayak uydurmaya çalışmaktadırlar. Bu rekabet sürecinde en önemli sermayeleri ise insan kaynaklarıdır. Bir işletmede rekabet üstünlüğü için en önemli kaynağın iş gücü olduğu görüşü az ya da çok her dönem için geçerlidir. Ancak küreselleşme koşullarında artan rekabetle birlikte fark yaratan esas kaynakların başında iş gücünün geldiği günümüzde artan herkes tarafından kabul edilen bir olgudur. Örgütler tarafından insan kaynağı ne kadar verimli ve etkili kullanılırsa, hedeflere ulaşma noktasında başarılı olma olasılığı o oranda artacaktır. Günümüzde artık örgütsel bağlılığın örgütler için son derece önemli olduğu bilinmektedir, çünkü örgüte bağlı ve tatmini yüksek çalışanların üretkenliği fazla olacaktır. Bunun yanında İş tatmini de insan kaynakları yönetimi ve örgütsel davranış alanında en çok araştırılan olgulardan biridir. Bu nedenle, iş tatmini ve örgütsel bağlılık, yönetim literatüründe yaygın olarak incelenen alanlardan biridir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ALTIN ORAN VE GRAFİK TASARIM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56457</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56457</guid>
      <author>Emin SANSARCI,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Görsel sanatlar, çatısı altında birçok farklı disiplin barındırmaktadır. Bunlar; resim, fotoğraf, mimari, heykel ve grafik tasarım olarak örneklendirilebilir. Her biri kendi içinde farklı amaçlar ve gereklilikler taşısa da bu disiplinlerin bazı temel ortak özellikleri bulunmaktadır. Bu ortak özellikler, bazı eserlerde işlevsellik açısından örneklendirilebilirken genellikle biçimsel açıdan görsel algıyı olumlu yönde etkileyen gereklilikler ile karşımıza çıkmaktadır. Sanat tarihinde, görsel algının güçlü bir şekilde gerçekleşebilmesi için doğanın ve doğadaki oranların referans alındığı birçok sanat eseri bulunmaktadır. Gerçekçi bir yaklaşımla yaratılan sanat eserlerinde kullanılan ve insan vücudunda da bulunan mükemmel oranlar; Altın Oran olarak adlandırılmaktadır. Sanat eserlerinde Altın Oran’ın kullanımı, eserin izleyicide yarattığı etkiyi ve algıyı güçlendirmektedir. Bu bağlamda, bir düşünce ya da mesajın görsel olarak yansıtılmasını hedefleyen grafik tasarım alanında yaratılan çalışmalarda da Altın Oran’ın önemi yadsınamaz boyuttadır. Bu çalışmada Altın Oran’ın grafik tasarım alanına yansımaları; sanat tarihinde, görsel sanatlar alanında altın orandan yararlanılarak yaratılan örnek eserlerin referans alınması yoluyla incelenmiş, grafik tasarım alanının spesifik özellikleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DEPREM SIRASINDA KONUT İÇ MEKANLARINDA YAPISAL OLMAYAN ELEMANLARIN YARATTIĞI RİSKLER VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56458</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56458</guid>
      <author>Şebnem ERTAŞ BEŞİR,, Şeyma DERECİ</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Tarih boyunca süregelen depremler, gerek insanlar gerekse diğer canlılar üzerinde en yıkıcı etkilere sebep olan afetlerin başında gelmektedir. Türkiye topraklarının büyük bir bölümünün deprem riski taşıyan bölgelerde bulunması ve bu bölgelerde nüfusun yoğunlaşması; depremin hayatımızda önemli bir yere sahip olduğunu ve bu gerçekle birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini vurgulamaktadır. Yapılarda depremin etkisi; yapısal ve yapısal olmayan elemanlara bağlı olarak can ve mal kaybına neden olması, yaralanmalara yol açması, devam eden faaliyetleri durdurması, yangın tehlikesi oluşturması gibi çeşitli riskler meydana getirmektedir. Kolon, kiriş, döşeme, taşıyıcı duvar ve temelleri gibi taşıyıcı sistemini kapsayan yapısal elemanlara bağlı riskler; uygun malzeme kullanımı, kaliteli işçilik, doğru mühendislik uygulamaları ile gelişen yönetmelik ve standartlarla azaltılabilmektedir. Ancak yapının temel taşıyıcı sistemi dışında kalan yapısal olmayan elemanlara bağlı riskler için ise herhangi bir ulusal teknik şartname ve yönetmelik bulunmamaktadır. Depremin ardından karşılaşılabilecek büyük ölçekteki can ve mal kayıpları ile yaralanmaların azaltılmasında, deprem öncesinde alınacak tedbirlerin en basit ve kârlı olanının yapısal olmayan elemanlara bağlı hasarların azaltılması olduğu gözlemlenmektedir. Yeri, zamanı ve şiddeti tam olarak bilinemeyen depremlerinin oluşturduğu risk ve hasarlar, insanların gün içerisinde en çok vakit geçirdiği mekanlar olması sebebiyle konutlarda daha çok dikkat çekmektedir. Konutlardaki yapısal elemanlardan kaynaklanan hasar ve kayıpların yanında yapısal olmayan elemanlardan kaynaklanan hasar ve kayıpların daha fazla olması, bu elemanların riskleri ve bunlara karşı alınabilecek önlemler konusunda bilinçlenmeyi gerektirmektedir. Buna bağlı olarak çalışma kapsamında; konutlarda bulunan yapısal olmayan elemanlardan başlıcaları olan duvarlar, tavanlar, pencereler, aydınlatma elemanları ile mobilya ve ekipmanların oluşturabileceği risk ve hasarlar tanımlanarak; her bir elemana bağlı olarak değişkenlik gösteren önlemler belirtilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KENTSEL SİYASETTE KADIN: ZONGULDAK İLÇELERİ BELEDİYE MECLİSLERİNDE DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56459</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56459</guid>
      <author>H.Burçin HENDEN ŞOLT,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Çağdaş toplum yapısının katılımcı demokratik unsurlarını en rahat görebileceğimiz alanlardan biri kentlerdir. Kentsel gündeme dair konularda bilgi sahibi olmak, fikir beyan etmek, görüş ve önerilerde bulunmak demokrasinin gereği olarak kabul edilebilir. Nüfusun önemli bir kısmını oluşturan kadınların siyasi ve toplumsal sürece ne kadar katılabildikleri tartışma konusudur. Tarihsel açıdan ülkemizde kadınların siyaseten seçilme ya da oy kullanma hakları dünya genelinde ön sıralardadır. Ancak karar alma mekanizmalarındaki varlıkları istenilen düzeye gelememiştir. Bu çalışma kadınların yerel siyasette yer alabilme durumunu irdelemektedir. Kentsel siyasete dair kavramsal inceleme sonrası, kadınların belediye meclislerindeki varlığı ele alınmaktadır. Zonguldak ve ilçeleri belediye meclislerinde bulunan kadın üye sayıları incelenmiştir. Toplumsal cinsiyet eşitliği sürdürülebilir kalkınma amaçları arasında yer alan son derece önemli bir konudur. Kamu hizmetlerinin planlama ve uygulama süreçlerinde kadınların söz hakkının varlığı toplumsal cinsiyet eşitliğine güç katacak bir unsurdur. Kadınsal bakışın kentlerde sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesini artırmada etkili olabileceği yönler olabilecektir. Bu nedenle belediye meclislerinde kadın varlığının artırılması konusunun ele alınması eşitsizlikleri azaltan, kapsayıcı yerel yönetim modeline ışık tutacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ERZURUM İL JANDARMA KOMUTANLIĞI KARARGÂHINDA GÖREV YAPAN RÜTBELİ PERSONELİN SAĞLIKLI YAŞAMDA İLK YARDIM İLKELERİ VE FARKINDALIK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56460</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56460</guid>
      <author>Vahit DOĞAR,; Erdoğan TOZOĞLU , Cemil Tuğrulhan ŞAM</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Araştırmanın amacı: Erzurum İl Jandarma Komutanlığı Karargâhında görev yapan rütbeli personelin sağlıklı yaşamda ilk yardım ilkeleri ve farkındalık düzeylerinin tespit edilmesi ve proje kapsamında uygulanan eğitim sürecinin etkisinin belirlenmesidir. Araştırma 2019 yılında Erzurum İl Jandarma Komutanlığı Karargâhında görev yapan 3’ü kadın ve 32’si erkek olmak üzere toplam 35 rütbeli personel üzerinde yapılmıştır. Uygulama yapılacak bireylere sınıf ortamında araştırmacı tarafından hazırlanan sağlıklı yaşamda ilk yardım ilkeleri ve farkındalık düzeyini belirlemek üzere hazırlanan test uygulanmıştır, altı haftalık eğitim sürecinden sonra sağlıklı yaşamda ilk yardım ilkeleri ve farkındalık düzeyini belirlemek için ikici test sonucu değerleri alınmıştır. İlk yardım projesine katılan personelin proje öncesinde ve proje sonrasında almış oldukları eğitimin etkisini belirlemek için Paired Samples t testi, yaş ve görev süreleri ile sağlıklı yaşamda ilk yardım ilkeleri bilgi düzeyi arasındaki ön test ve son test arasındaki ilişkiyi incelemek için korelasyon analiz testi uygulanmıştır. Proje öncesi ve sonrası alınan puanlar arasındaki farklılık p; ,050 anlamlılık düzeyine göre yorumlanmıştır. Sonuç olarak ilk yardım projesi sürecinde yapılan eğitimin personelim ilk yardım konusunda bilgilendirmeleri düzeyi üzerinde olumlu bir etkisi olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır. İlk yardım projesine katılan personelin son test değerlerinde yaş ve görev süreleri arttıkça paralel olarak sağlıklı yaşamda ilk yardım ilkeleri bilgi düzeyinin de arttığı sonucu bulunmuştur. Özellikle askeri, emniyet ve sağlık gibi insanlarla yakın ilişki içinde olan kurumlarında görev yapan personelin ilk yardım uygulama durumlarıyla karşılaştıklarından dolayı sağlıklı yaşam ve ilk yardım bilgilendirme gibi benzeri eğitimlerin yapılması gerekliliği önem arz etmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİYARBAKIR’DA BİR KÜLTÜREL MİRAS TURİZMİ ÖGESİ: HEVSEL BAHÇELERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56462</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56462</guid>
      <author>Nadire KARADEMİR,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Diyarbakır Surları ile bütünlük oluşturan Hevsel Bahçeleri, Dicle vadisi ile çevrelenmiş olarak sekiz bin yıldır, otuzdan fazla uygarlığın izlerini taşımaktadır. Hem tarımsal, hem tarihi, hem de kültürel anlamda halkın kullanımına açık olan özgün bir değere sahip olarak “Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı” olarak 2015 yılında Unesco kültürel miras listesine alınmıştır. Çalışma Diyarbakır’daki Hevsel bahçeleri kültürel peyzaj alanı mirası hakkında yerel halkın düşüncelerinin tespit edilmesi, destinasyona bakış açılarının analiz edilmesi, yörede yapılacak olan turizm araştırmalarına katkı sağlanması amacıyla yapılmıştır. Bu nedenle araştırmacı tarafından hazırlanan anket uygulaması Diyarbakır’da yerel halkla gerçekleştirilmiştir. Anketlerden elde edilmiş olan verilerin analizi SPSS paket programı ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın hedefleri doğrultusunda elde edilen veriler analiz edilmiştir. Sahada yapılan çalışmalarda yerel halk ile iletişim kurularak görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada yerel halkın Hevsel bahçelerinin tarihi geçmişi hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları, bahçelerin şehrin turizmine katkısı konusunda olumlu düşünceye sahip oldukları, bahçelerin korunması için yeterince önlem alınmadığını düşündükleri belirlenmiştir. Diyarbakır’da yerel halkın ve diğer paydaşların kültür turizminin bir parçası haline getirilmesi konusunda öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HİTİT İMPARATORLUK DÖNEMİ SANATINDA SFENKS TASVİRLERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56453</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56453</guid>
      <author>Ebru ORAL,</author>
      <description>Tarih öncesi dönemlerden itibaren farklı kültür bölgelerinde yaşayan çeşitli toplumların dini inanışlarının şekillenmesinde hayatın ve ölümün çok büyük bir etkisi olduğu bilinmektedir. Doğada ortaya çıkan birtakım anlaşılması güç olaylar, güçler ya da varlıklar insanları manevi düşüncelere sevk etmiştir. Tabiatta ortaya çıkan olayların insanları kimi zaman korkuttuğu, kimi zaman da insanların hayranlığını kazandığı anlaşılmakla birlikte bunun neticesinde ise tanrı ve öbür dünya kavramı ortaya çıkmıştır. Tarihin erken dönemlerinden itibaren, Mezopotamya, Mısır ve Anadolu gibi çeşitli toplumlarda çok tanrılı bir din anlayışının egemen olduğu görülmektedir. Toplumların manevi dünyasında egemen olan çok tanrılı anlayış sistemi zamanla insanların manevi dünyasında doğaüstü güçleri sembolize eden birtakım varlıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Sözkonusu doğaüstü varlıkların, çeşitli tasvirli eserler üzerinde kimi zaman insan-hayvan karışımı varlıklar olarak, kimi zaman da hayvan-hayvan karışımı varlıklar olarak betimlendiği anlaşılmaktadır. Tarihsel ve kültürel gelişimin sonucu olarak, Anadolu, Mezopotamya ve Mısır gibi farklı kültürlerde çok tanrılı dinsel anlayış sisteminin bir yansıması olarak tasvir sanatında betimlenen insan-hayvan karışımı varlıklar, çeşitli arkeolojik kazı çalışmalarında ortaya çıkartılan buluntulardan bilinmektedir. Çalışma kapsamında Hitit İmparatorluk Dönemi sanatında çeşitli tasvirli eserler üzerinde betimlenen insan-hayvan karışımı doğaüstü varlıklar arasında yer alan sfenks tasvirleri değerlendirilmeye çalışılacaktır. Çalışma kapsamında Hitit İmparatorluk Dönemi’ne tarihlendirilen ve çeşitli mühürler, mühür baskıları ve kurs parçaları gibi farklı tasvirli eserler üzerinde betimlenen insan başlı aslan (sfenks) tasvirleri, ikonografik ve mitolojik açıdan değerlendirilmeye çalışılacaktır. Çalışma kapsamında, Anadolu dışında, Mısır ve Mezopotamya tasvir sanatında betimlenen sfenks tasvirleri de ele alınarak değerlendirilmeye çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İLKOKULLARDA YETİŞTİRME PROGRAMI’NIN YETERLİLİĞİNE DAİR ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ: İSTANBUL-AVCILAR ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56456</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56456</guid>
      <author>Hayati HÖKELEKLİ,, Aleyna ÇELİK</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırmanın amacı, İlkokullarda Yetiştirme Programı’nın (İYEP) yeterliliğine dair öğretmen görüşlerinin alınması ve alınan bu görüşler neticesinde İYEP hakkında çözüm önerileri oluşturmaktır. Bu amaçla öğretmenlerin görüşlerini almaya yönelik oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılında İstanbul ilinin Avcılar ilçesinde ilkokullarda çalışmakta olan 13’ü erkek 7’si kadın toplamda 20 öğretmene uygulanmıştır. Araştırmaya katılım sağlayan öğretmenlerin 5’i rehber öğretmen 15’i sınıf öğretmenidir. Nitel araştırma deseni olan olgu bilim deseninden görüşme tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi sonucunda 2 tema altında toplanmıştır. Bu temalar İYEP programını değerlendiren öğretmenlerin İYEP uygulamasına yönelik olumlu ve olumsuz görüşleridir. Daha sonra İYEP uygulamasına yönelik öneriler ele alınmıştır. İYEP’in olumlu özellikleri kategorisi katılımcılar tarafından; davranış kazandırma, başarı, bilişsel ve psikolojik gelişim, ölçme ve değerlendirme, sistematik ve planlı, eşitlik ve dışlanmayı önleme kodları ile birlikte 7 kod ile tanımlanmıştır. İYEP’in olumsuz özellikleri kategorisi katılımcılar tarafından; plan ve organizasyon yetersizliği, yetersiz ölçme ve değerlendirme, materyal yetersizliği, bilişsel ve psikolojik gelişimi desteklememesi ve eşitsizlik kodları ile birlikte 5 kod ile tanımlanmıştır. İYEP uygulamasına yönelik öneriler teması katılımcılar tarafından; öğretmen görüşlerini önemseme ve planlama, içerik planlaması, kapasite planlaması, bilgilendirme ve izin ve denetim ve süreklilik kodları ile birlikte 5 farklı kod ile tanımlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GİRİŞİMCİ-YENİLİKÇİ ÜNİVERSİTE MODELLERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56465</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56465</guid>
      <author>Deniz KOYUNCUOĞLU,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Üniversitenin tarihsel gelişimini ve öncüllerini anlamadan günümüzdeki üniversiteleri tam olarak anlamak ve üniversite faaliyetleri ile ilgili uygun politikalar geliştirmek ne yazık ki mümkün değildir. Ulusal ve uluslararası düzeyde ekonomik ve toplumsal gelişme büyük oranda girişimcilerin omuzlarında yükselmektedir. Günümüz koşullarında sahip olduğu iş fikrini bir girişime dönüştürmek ve o girişimi yaşatabilmek önemli yetkinlikleri gerektirmektedir. Bu gerekliliklerin kişilik özellikleri, aile, sosyo-ekonomik koşullar gibi kısımları üniversite dışındaki faktörlerce oluşturulurken önemli bir kısmı ise üniversite eğitimi safhasında kazanılabilir. Bu çalışmada, girişimci-yenilikçi üniversite kavramı kuramsal olarak ele alınarak tartışılmıştır. Üniversitelerin evrimsel olarak geçirdiği dönemler incelenmiş, girişimci-yenilikçi üniversite kavramı ve özellikleri ile güncel olarak literatür çerçevesinde girişimci-yenilikçi üniversite modelleri ele alınmıştır. Çalışmanın sonunda gelecek çalışmalar için üniversitelere ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>CAMPUS LANDSCAPES AND CAMPUS MASTER PLANNING PROCESS: A CASE STUDY OF DÜZCE UNIVERSITY KONURALP CAMPUS</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56478</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56478</guid>
      <author>Mehmet KARACA,, Elif KARACA</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Üniversite kampüsleri, işlevsel yapıları gereği farklı fonksiyonları iç içe ya da yan yana kapsayan ve fiziksel açıdan büyüme eğiliminde olan eğitim alanlarıdırlar. Ayrıca entelektüel bir ortam sağlamak amacıyla farklı insanları ve onlara ait düşünceleri belli sınırlar içinde bir araya getiren ve sosyal alışverişe zemin sağlayan mekanlar olarak da tanımlanmaktadırlar. Kent peyzajının önemli bir parçasını oluşturan üniversite kampüsleri hem kampüs kullanıcıları hem de kentli için ayrıca bulunduğu kent için sosyal, kültürel, ekolojik ve ekonomik yönden önemli mekanlardır. Dolayısıyla bu mekanların planlanması ve tasarlanmasında alınacak kararlar doğrudan kampüs kullanıcılarını ve kampüsteki mekanları etkilemesinin yanı sıra kent ve kentli için de önemli olmaktadır. Bu çalışma kapsamında kaliteli kampüs peyzajlarının planlanması ve tasarlanması aşamasında göz önünde bulundurulması gereken bazı temel kriterler belirlenmiş ve bu kriterler doğrultusunda planlama ve tasarım hedefleri belirlenerek bunlara yönelik stratejiler geliştirilmiş son olarak bu stratejiler ışığında Düzce Üniversitesi Konuralp Yerleşkesine yönelik bir fikir projesi geliştirilmiştir. Böylece bu kriterlerin nasıl gerçekleştirilebileceğine yönelik ileride yapılacak projelere yol gösterici olabilecek örnek bir model ortaya konulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKUL KÜLTÜRÜ ÜZERİNE YAPILMIŞ LİSANSÜSTÜ ÇALIŞMALARIN İNCELENMESİ: BİR İÇERİK ANALİZİ ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56454</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56454</guid>
      <author>Gülcan DEVİREN,; Azize TUNÇ ACAR; Delal AKIN BARUT; Hanifi ÇAÇAN , Müge SAYLAK AKTAY</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Araştırmanın amacı, Türkiye’de 2010&amp;ndash;2020 yılları arasında eğitim kurumlarında okul kültürü konulu tezleri incelenmesi ve genel eğilimlerini belirlemeyi amaçlamaktır. Nitel araştırma yöntemin kullanıldığı bu çalışmanın veri kaynağı olan tezler genel ağdan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Ulusal Tez Merkezi sitesinden “Okul Kültürü ” anahtar kelimesi üzerinden tarama yapılarak 2010-2020 yıllarını kapsayan 85 tez çalışması üzerinde araştırma yapılmıştır. Yapılan bu araştırmalar doküman incelenmesi yoluyla tezler yayınlandığı yıl, danışmanın unvanı, araştırmacını cinsiyeti, tezlerin türüne, yazıldığı üniversite, araştırmanın yöntemi ve veri toplama araçları, örneklem büyüklüğüne göre dağılımı açısından değerlendirilmiştir. Çalışmadan ulaşılan sonuçlar: Eğitim kurumlarında okul kültürü konulu tezlerin yıllara göre dağılımına bakıldığında en çok tezin 2019, 2017 ve 2015 yılında yayımlanırken 2010, 2011, 2012, 2013 yıllarında en az tez yayımlandığı saptanmıştır. Eğitim kurumlarında okul kültürü konulu çalışmaların sayısı (2010-2020) belirgin bir artış olduğu saptanmıştır. Araştırmaların çoğu yüksek lisans tezidir. Bulgulara göre en fazla kullanılan ölçme aracı ölçektir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre en fazla nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırmaların çoğunda 101-500 aralığı örneklemi kullanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKUL MÜDÜRLERİNİN KAPSAYICI LİDERLİK DAVRANIŞLILARI İLE ÖĞRETMENLERİN MOTİVASYON DÜZEYLERİ ARASINDA İLİŞKİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56479</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56479</guid>
      <author>Bünyamin TOPRAK,; Zühal TOPRAK; Yunus DÜNDAR; Abdulvahap ÇELİK , Aziz ÇİÇEK</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmanın amacı Okul müdürlerinin kapsayıcı liderlik davranışlıları ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili Kayapınar ilçesinde görev yapan 2045 öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle 371 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcıların kapsayıcılık liderlik algılarını ölçmek için “Kapsayıcılık Liderlik Ölçeği”, Öğretmenlerin motivasyonunu ölçmek için “Motivasyon Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçla, okul yöneticilerinin kapsayıcı liderlik alt boyutlardan tanıma ve destekleme, adalet, iletişim ve eylem ile öğretmenlerin içsel, dışsal ve toplam motivasyon düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Kapsayıcı liderlik alt boyutu olan bencillik ve saygısızlık ile içsel, dışsal ve toplam motivasyon arasında negatif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bu araştırmanın sonuçlarını başka kapsamlarıyla görebilmek için hem nitel hem de nicel araştırma yöntemleriyle desteklenen başka bölgelerde ve illerde farklı öğretim kademelerinde benzer araştırmalar yapılabilir. Bu çalışmada bir okul yöneticisinin sahip olması gereken kapsayıcı liderlik özellikleri ile öğretmenlerin motivasyon seviyeleri ile ilgili sadece öğretmen görüşlerine başvurulmuştur. Benzer bir çalışma da öğretmen dışındaki; okul yöneticileri, veli ve öğrenci gibi okulun diğer çalışanlarına yönelik de yapılabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>THE MELODIES IN ADVERTISEMENTS</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56490</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56490</guid>
      <author>Çetin ÇİLDİR,; Cansu BİRİN ATILGAN , H. Seçil FETTAHLIOĞLU</author>
      <description>&lt;p style="margin-left:-5.4pt"&gt;Reklam, günümüzde yaşamımızın her anında karşılaştığımız bir olgu olarak karşımızda durmaktadır. Dahası içinde bulunduğumuz postmodernite de, üst gerçeklik oluşturucu araçlardan biri ve dahası kültür endüstrisinin en büyük çarklarından biridir. Dünyada milyarlarca doların hareket halinde olduğu reklam sektöründe, tüketiciyi ikna etmek için her yöntemin mübah kabul edildiği günümüz vahşi rekabetinde reklamın satışları etkileyecek yegâne araç olduğu inancı da kök salmıştır. Elbette ki reklam bu büyük gücü, kendisine has unsurları ve unsurların kullanımından almaktadır. Reklamlarda kullanılan ses ve müzik gibi unsurların, insanın algısını inşa eden duyularıyla uyum içinde olması gereklidir. Dahası bu uyum istenilen şekliyle sağlandığında, stratejik bir öneme sahip olan markanın da desteklenmesine yardımcı olmaktadır. Özellikle reklamın hedef kitlesine ve onun sosyo-kültürel kodlarına uygun olması da bir diğer önemli noktadır.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;p style="margin-left:-5.4pt"&gt;Basit ve tek yönlü bir mesaj iletimi olmayan reklam, özellikle iletişimin diğer öğeleriyle birlikte tüketiciye seslenmektedir. Bu noktada reklamın ve reklamlarda kullanılan müzik ve sesin duyu ve duyguları harekete geçirici özelliklerini ortaya çıkartmak için bilinçaltı (bilinçöncesi, önbilinç) etkileşiminin de kullanıldığı görülmektedir. Dolayısıyla çalışmanın temel amacı da reklamlarda kullanılan müziğin etkisini ve bu etkinin bilinçaltı ve bilinçdışı düzeylerindeki yansımalarını alan yazın desteğiyle ortaya koymaya çalışmaktır. Bu nedenle çalışmanın ilk bölümünde bilinç, bilinçaltı (önbilinç, bilinçöncesi) ve bilinçdışı kavramları ve bu kavramlar arasındaki nüans tartışılmıştır. Sonraki bölümde ise reklam ve reklamlarda kullanılan müziğin kavramsal çerçevesi çizilmeye, diğer bölümde ise alan yazındaki bilgiler ışığında reklam müziğinin bilinçaltı ve bilinçdışı etkileşimi incelenmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OKUL MÜDÜRLERİNİN ÇATIŞMA YÖNETİM STİLLERİ İLE ÖĞRETMENLERİN ÖRGÜTSEL BAĞLILIK DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56472</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56472</guid>
      <author>Abdullah ADMIŞ,; Bilal ŞEN; Gülcan DEVİREN , Suat AĞAÇHANLI</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırmanın amacı okul müdürlerinin çatışma yönetim stilleri ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Nicel araştırma deseninde kurgulanan araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada evreni Diyarbakır ilinin Kayapınar ilçesi sınırları içerisinde yer alan kamu ortaokullarında görev yapan 1114 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmaya basit seçkisiz örneklem yöntemiyle 278 öğretmen katılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma testi, pearson momentler korelasyon katsayıları ve regresyon analizi yapılmıştır. Korelasyon sonucuna göre, duygusal bağlılık algıları ile çatışma yönetme stillerinden tümleştirme, ödün verme ve uzlaşma stil türleri aralarında olumlu doğrultuda ve orta seviyede, kaçınma stili ile olumlu doğrultuda ve düşük seviyede, hükmetme stiliyle ise de olumsuz doğrultuda ve orta seviyede bir bağlantı saptanmıştır. Öğretmenlerin devam bağlılık algıları ile çatışma yönetme stillerinden tümleştirme, ödün verme ve uzlaşma stili türleri aralarında olumlu doğrultuda ve orta seviyede, kaçınma stili ile aralarında olumlu doğrultuda ve düşük seviyede, hükmetme stiliyle ise de olumsuz doğrultuda ve düşük seviyede bir bağlantı saptanmıştır. Öğretmenlerinin normatif bağlılık algıları ile çatışma yönetme stillerinden tümleştirme, ödün verme kaçınma ve uzlaşma stili türleri aralarında olumlu doğrultuda ve orta seviyede, hükmetme stiliyle ise de olumsuz doğrultuda ve orta seviyede bir bağlantı saptanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE’DE SOSYAL GÜVENLİK REFORMUNUN NEDENLERİNE VE YAPILIŞ BİÇİMİNE İLİŞKİN BİR DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56473</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56473</guid>
      <author>Cihan Serhat KART,</author>
      <description>Sosyal güvenlik reformu Türkiye’de 1990’lı yılların ortasından itibaren gündeme gelmeye başlamıştır. Reform için farklı nedenler ortaya konmuştur. Bu nedenlerin bir kısmı parametrik değişkenlere ilişkinken bir kısmı paradigma değişimine ilişkindir. Özellikle daha önce sıklıkla başvurulan erken emeklilik uygulamaları, idari işleyişe ilişkin problemler reform için temel nedenler olarak sayılmıştır. Bununla birlikte reform konusunda Türkiye’nin 1980’den sonra gösterdiği uluslar arası ekonomiye entegrasyon yolundaki sistemli değişiminin de etkisi olmuştur. Bu çalışmada Türkiye’de sosyal güvenlik reformlarının nedenleri ve yapılış yöntemlerine ilişkin tartışmalara yer verilmiştir. Özellikle bir politika yapım aracı olarak sosyal diyalogun ne oranda kullanıldığı değerlendirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMENLERİN ÖRGÜTSEL KRONİZM ALGILARININLARININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ: ADIYAMAN İLİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56474</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56474</guid>
      <author>Habib KAVAK,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin örgütsel kronizm algılarının çeşitli değişkenler -cinsiyet, medeni durum, sendika üyelik durumu, eğitim durumu, çalışma süresi- açısından incelenmesidir. Araştırma, Adıyaman İli Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ortaöğretim kurumlarında görevli 350 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Veriler; iç grup yanlığı, karşılıklı çıkar ilişkili ve paternal kronizm boyutları olmak üzere 13 ifadeden oluşan örgütsel kronizm ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak tanımlayıcı istatistikler, parametrik testlerden bağımsız örneklem t-testi ve varyans analizinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçları, öğretmenlerin algıladıkları kronizm düzeylerine bakıldığında ortalama fark testlerinin uygulandığı değişkenler arasında sırasıyla en yüksek düzeyde iç grup yanlığı, sonrasında paternal kronizmi ve en düşük düzeyde de karşılıklı çıkar ilişkili kronizmi algıladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca cinsiyete göre erkeklerin paternal ve karşılıklı çıkar ilişkisini; lisansüstü eğitim düzeyine sahip olan öğretmenlerin okul ortamında örgütsel kronizmi daha yüksek düzeyde algıladıkları ortaya çıkmıştır. Sonuçlar, araştırmanın gerçekleştirildiği ilde öğretmenlerin hissettikleri örgütsel kronizm algılarının düşük düzeyde olduğunu, görev yaptıkları okullarda öğretmenlerin kayırmacı davranışlara çok şahit olmadıklarını göstermiştir. Bu durum, kurumların kayırmacı politika ve davranışlardan uzak ve demokratik bir yapıda olduğu şeklinde açıklanabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


