






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL), Yıl 2019 Sayı 23</title>
    <link>https://smartofjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1785</link>
    <description>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>DETERMINATION OF REQUIREMENTS OF FAMILIES OF ATHLETES WITH DISABILITIES AT NATIONAL TEAM LEVEL IN SWIMMING BRANCH</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56090</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56090</guid>
      <author>Fatih KARAHÜSEYİNOĞLU,; Bilal ÇOBAN , Baykal KARATAŞ</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Çalışmamız özel eğitime gereksinimli olan engelli yüzücü ailelerinin ihtiyaçlarının belirlenmesi amacını taşımaktadır. Araştırmanın evrenini Özel Sporcular Spor Federasyonuna bağlı lisanslı yüzücüler oluştururken, örneklemimizi, 2016 tarihinde Türkiye Yüzme şampiyonasına katılan 110 sporcu arasından rastgele seçilen 76 zihinsel (özel) engelli sporcu ailesi oluşturmuştur. Veriler 7 sorudan oluşan kişisel bilgi formu ve 6 alt faktörden oluşan 24 maddeli 3’lü likert “Aile Gereksinimlerini Belirleme Aracı” ile toplandı. Ölçekten alınan puanların artması aile gereksiniminin oluşmasına neden olmaktadır. Verilerin analizinde; yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, One Way Anavo Testi ve Tukey Testi kullanıldı. Sonuçlar % 95’lik güven aralığında, anlamlılık p&lt;0,05 düzeyinde değerlendirildi. Ailelerin “Aile Gereksinimleri” puan ortalamaları incelendiğinde; “toplumsal servisler gereksinimi” puan ortalamasının en yüksek, “maddi gereksinimler” puan ortalamasının ise en düşük olduğu anlaşılmıştır. Ailelerin öğrenim durumu ile aile gereksinimleri puan ortalamalarının karşılaştırılmasında “ailenin işleyişi”, “çocuğun durumunu diğerlerine açıklama”, “destek gereksinimi” ve “bilgi gereksinimi”, ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p&gt;0,05). Fakat toplumsal servisler ile destek gereksinimi (p&lt;0,05) puan ortalamaları istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur (p&lt;0,05). Ailenin mesleği ile aile gereksinimleri alt faktörlerinden olan ailenin işleyişi, çocuğun durumunu diğerlerine açıklama ve destek gereksinimi bilgi gereksinimi, toplumsal servisler, destek gereksinimi puan ortalamalarının karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p&gt;0,05). (bu kısım anlaşılmıyor burayı sadeleştirelim bilmeyen birinin anlayacağı sadelikte olsun) Ailelerin beş temel gereksinimi sorulduğunda 53 aile; zaman, maddi destek, sosyal çevre, eğitim ve psikolojik yardım gibi önemli sorunlara dikkat çekmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HENRY FOX TALBOT’UN FOTOJENİK ÇİZİMLERİNDEN TALBOTYPE’LERİNE.</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56092</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56092</guid>
      <author>Şeniz Kabadayı YUVARLAK,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;1830’lu yıllar fotoğrafta, yüzeyi gümüş ile parlatılmış levhalar üzerine denenen görüntülerin dönemiydi. 1830’larda William Henry Fox Talbot bu denenen benzersiz görüntüleri kâğıt üzerine deneyerek yeni bir dönemi başlatmış oldu. İlk denediği görüntüleri Fotojenik Çizimler olarak adlandırdı. Daha sonra ki fotografik aşaması ise kendi adı ile adlandırdığı Talbotype süreci oldu. Talbotype süreci daguerreotype’lerin kalitesine asla ulaşamazken, bu tekniğin kendi içinde önemli nitelikleri vardı. Aynı negatifin benzerini kopyalamanın ötesinde tek bir negatiften yüzlerce kopya elde etti. Oluşturduğu fotoğraflar gravür baskılarına, albümlere, çerçevelere ve kitaplara basıldı. Pozitif baskıların oluşturduğu görüntülerin dokuları, ışık gölge geçişleri ayrıca sanatsal açıdan önemli özellikler taşımaktaydı</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YOL TRAFİĞİNDE İNSAN FAKTÖRÜ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56093</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56093</guid>
      <author>Tufan BAK,;Samiye BAK; Gülhan GÜNER; Gökhan BAK; Oğuzhan BAK; Mihriban GENCER , Alparslan BAK</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin göstergelerinden biri de karayolu ağının kapasitesi, standartları ve trafik güvenliğidir. Trafik; insan, çevre ve araç faktörlerini içinde barındırır. Aynı zamanda, yayaların, insanların, hayvanların, motorlu ve motorsuz taşıtların güvenli hareket etmesini düzenleyen kurallar bütünüdür. Trafik güvenliği ise can ve mal güvenliğinin sağlanması, yaralanmaların, sakatlanmaların ve ölümlerin önlenmesidir. Araştırmada, küçük İstanbul olarak da görülen Çorlu ilçesinde yaşayan, B sınıfı ehliyet sahibi ve hâlihazırda aktif olarak araba kullanan araç sürücüleriyle yüz yüze görüşme yapılmıştır. Basit tesadüfî örnekleme yoluyla seçilen 400 araç sürücüsünün verdikleri cevaplar doğrultusunda, trafik kazalarının neden olduğu faktörler ve bu kazaları azaltmak amacıyla yapılacaklar belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>المسائل النحوية في فتاوى البينجويني الواردة في كتاب جواهر الفتاوى للشيخ عبد الكريم المدرس</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56089</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56089</guid>
      <author>Refaa MALLAİHİ,</author>
      <description>Bu çalışma Şeyh Abdulkerim el-Müderris’e ait olan “Cevâhirü’l-Fetâvâ”, diğer adıyla “Hayrü’z-zâd fi’l-irşâd” isimli eserdeki gramer/nahiv konularını ele almaktadır. Şeyh Abdulkerim söz konusu eserinde birçok alimin fıkhi görüşlerini ele almıştır. Bu alimlerden biri de Allame Molla Abdurrahman el-Bincvînî’dir. Hayatını ilme ve yazmaya adayan büyük bilge el-Bincvînî akli ve nakli ilimlerde yetkin bir şahsiyettir. Çok kıymetli haşiyelerinin yanı sıra özellikle fıkıh, gramer ve akli ilimlerdeki derinliğini gösteren fetvaları bulunmaktadır. Bu çalışmada iki amaca yoğunlaşmıştır. Birincisi el-Bincvînî’nin fetvalarını gün yüzüne çıkarmak, ikincisi ise söz konusu fetvalardaki gramer konularını ve bunun el-Bincvînî’nin fetvalarına yansımasını ortaya koymaktır. Şüphesiz el-Bincvînî’nin fetvalarındaki bu ince ve derin gramer konuları anadilleri Arapça olmayan Kürt alimlerin Arapçaya ve İslam fıkhına verdikleri ehemmiyetin bir göstergesidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>THE URBAN PLANNING PROCESS AND SUSTAINABLE CONSERVATION IN AMASRA</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56094</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56094</guid>
      <author>Seçil Gül MEYDAN YILDIZ,, Gamze SEÇKİN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Urban protected area is a planning region that enables the city to adopt the balance of protection and use and to protect the historical and cultural values. The spatial analysis of the concept of protection is carried out by the local government units through the implementation and programs. However, an effective urban participation and awareness of protection is necessary for the healthy development of this process. The main purpose of this study is to examine the problems encountered in the process of transferring the plan decisions taken in the conservation zones to the space in the case of Amasra settlement texture. Amasra, which has a long history and cosmopolitan cultural diversity, is an important settlement area that must be protected with its natural beauties, urban fabric and identity. In this study, conservation policies and conservation problems of reconstruction plans in the protected areas are examined within the framework of the sustainability principle. In this study, in which original conservation policies are proposed for Amasra identity, in-depth field research, plan analysis, mapping and literature screening method are used.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ŞANLIURFA'NIN KÜLTÜREL MİRASLARINDAN İNANÇ MERKEZLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56095</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56095</guid>
      <author>Mahmut BARAKAZI,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bilgi çağının insan hayatına girmesiyle birlikte farkındalık düzeyinde olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. Turizm tercihlerinde de bu gelişim hissedilmekte ve insanlar klasik turizm hareketlerinin dışında yer alan kültürel seyahatlere önem vermektedirler. Kültürel seyahatlerin oluşumunda rol oynayanların başında kültürel miras zenginlikleri gelmektedir. Bu zenginlikler, turistik bölgenin çekicilik düzeyini arttırmakta ve talep oranlarında yükseliş sağlamaktadır. Somut ve soyut olan kültürel miras değerlerinde dini inanç merkezleri önemli bir yer tutmaktadır. Şanlıurfa, tarih boyunca önemli inanç merkezlerinden biri olmuştur. Bu kapsamda araştırmanın amacı, Kültürel miras ve dini yapılarla ilgili literatüre yer vererek kültürel zenginlik olan ve Şanlıurfa ilinde yer alan dini ibadet yapılarını ortaya koymak ve kavramsal bir bakış açısı ile değerlendirmektir. Şanlıurfa’nın kültürel miras zenginlikleri içerisinde yer alan dini ibadet alanları ile ilgili bilgi eksikliğinin belirli ölçülerde giderilmesi hedeflenmektedir. Elde edilecek sonuçların ilgili literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca dini değerlerin kültürel miras bakımından önemli bir potansiyel taşıdığına vurgu yapılarak Şanlıurfa’nın turizm gelişiminde rol oynayan paydaşlara öneriler yer almaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE’DE MODERN COĞRAFYANIN ÖNCÜLERİNDEN FAİK SABRİ DURAN VE BİR TÜRK KIZININ AMERİKA YOLCULUĞU ADLI ESERİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56091</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56091</guid>
      <author>Mehtap KOCATÜRK,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Faik Sabri Duran, ülkemizde coğrafya biliminin gelişmesinde ve ilerlemesinde büyük rol oynayan öncü isimlerden biridir. Üniversite eğitimi için gittiği Fransa’da önemli coğrafya hocalarından dersler alan Duran, her kesime hitap eden kitaplar kaleme almış, okullarda çeşitli dersler ve halka açık konferanslar vermiştir. Böylelikle coğrafyayı yalnız öğrencilere değil halka da tanıtıp sevdirmiştir. Küçük yaşlardan itibaren birçok seyahate giden Duran, bu sayede görerek öğrenmenin önemini kavramış kitaplarında da görsel unsurlara fazlasıyla yer vererek bu imkânı bulamayan insanlara çeşitli bölgelerin sosyal, kültürel, ekonomik ve coğrafi yapılarını tanıtmıştır. Dolayısıyla kuru bir anlatım ile haritadan yer göstermek ve öğrenciye ezbere isim saydırmak yerine anlatılanların okuyucunun zihninde canlanmasını sağlamaya çalışmıştır. Faik Sabri Duran, böylelikle ülkemizde isim coğrafyası yerine tasviri coğrafya anlayışının yer edinmesine katkı sağlayan önemli isimlerden biri olmuştur. Bu çalışmada Türkiye’de modern coğrafyanın kurucularından Faik Sabri Duran’ı kısaca tanıtmak ve onun tasviri coğrafya anlayışına uygun olarak kaleme aldığı gezi yazıları, bilhassa Bir Türk Kızının Amerika Yolculuğu adlı eseri hakkında bilgi vermek amaçlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DÖNÜŞÜM ÖYKÜSÜ’NDE BABA İZLEĞİNİN VE KAFKAESK ANLATININ ÇEVİRİYE ETKİSİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56097</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56097</guid>
      <author>Özber CAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışma baba izleği, Kafkaesk anlatım tutumu ve yabancılaştırma efektinin beş çeviri eserde kelime ve cümle aktarımlarına etkisini inceler. Otorite yabancılaşmayı, tepkiyi ve alayı getirmiştir. Edebi eserin dil, biçem, karakter gibi yapı unsurları öyküyü yönlendirir. Onların birbirleri arasındaki ilişki tematiği, anlatının ağırlığını ve olay örgüsünü şekillendirir. Dönüşüm Öyküsü’nün görünmeyen karakteri baba, katı ve sıkı bir model oluşuyla önemli bir izlektir. Onun oğul Samsa üzerindeki hegemonyası, ben-anlatıcının sözleriyle belirgindir. Anlatıcının aşağılanmışlığı ve yabacılaşmışlığı, bastırılmışlığı sürekli hissettiği güce dayanır. Baba oğul arasındaki olumsuz ilişkisi Kafkaesk tavrı güçlendirmiş; baba otoritesinden kaynaklanan eziklik ve ruhsal bozukluk edebi eserin çevirisini zorlaştırmıştır. Öykünün yeni çevirilerinde bu travmaların dikkate alınması gereklidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Akademik Erteleme Davranışlarının Bazı Psiko-Sosyal Değişkenlere Göre İncelenmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56098</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56098</guid>
      <author>Hande MİŞE,, Ahmet Hakan HANÇER</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmanın temel amacı, öğretmen adaylarının akademik erteleme davranışlarının bazı psiko-sosyal değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. İlişkisel tarama modeline uygun olarak düzenlenmiş araştırmanın örneklemini 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında Cumhuriyet Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü, Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı’nda öğrenim gören 257 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada “Kişisel Bilgi Formu”, “Akademik Erteleme Ölçeği”, “Zaman Yönetimi Ölçeği”, “Algılanan Stres Ölçeği” ve “Karar Verme Stilleri Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde t-testi, ANOVA ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, fen bilgisi öğretmen adaylarının; akademik erteleme ölçeğinden aldıkları ortalama puanın ortalama puanın üzerinde olduğu, kızların erkeklere göre daha fazla akademik erteleme davranışı gösterdiği, sınıf düzeyine göre anlamlı bir farkın olmadığı ama akademik başarıya göre farklılık gösterdiği, zaman yönetimi ölçeğinden aldıkları ortalama puanın ölçekten alınabilecek ortalama puanın üzerinde olduğu, kızların erkeklere göre zaman yönetiminde daha başarılı oldukları, sınıf düzeyine göre bir farkın olmadığı ama akademik başarıya göre farklılık gösterdiği, algılanan stres ölçeğinden aldıkları ortalama puanın orta düzeyde olduğu, cinsiyete göre, sınıf düzeyine göre ve akademik başarıya göre anlamlı bir farkın olmadığı, karar verme stilleri ölçeğinden aldıkları ortalama puanın ortalama puanın üzerinde olduğu, cinsiyete göre ve akademik başarıya göre anlamlı bir fark olmadığı fakat sınıf düzeyine göre anlamlı fark olduğu, zamanı verimli kullanma becerileri, algılanan stres düzeyleri ve karar verme stillerinin akademik erteleme davranışları ile düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MECLİS TUTANAKLARINDA KAFKASLARDA SİYASİ DURUM VE TÜRKİYE 1921)</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56099</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56099</guid>
      <author>Mehmet Salih MERCAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Özet: Kafkasya&amp;#39;da bir haftadan beri Azerbaycan ve Ermenistan ve Gürcüler arasında muharebe başlamıştır. Vaziyet bizim için gayet mühimdir. Şimdiye kadar Kafkasya&amp;#39;da sükût etmiş olan İngiliz nüfuzu tekrar tesirini göstermiş ve evvela Kafkasya&amp;#39;da bulunan, Rusya Sovyetleriyle düşman olan hükümetler arasında yeni yeni tesirler ortaya çıkmaya başlamıştır. Mütareke imzalandığı sırada bizim ordumuz Kars, Ardahan ve mütarekenin bir maddesi gereğince buraları biz tahliyeyi taahhüt etmiştik. Bu tetkikatımızı nazarı dikkate almaksızın ordumuzun çekilmesini talep ve icbar ettiler. Burada ordumuz çekildikten sonra Kars&amp;#39;ı Ermenilere, Ardahan&amp;#39;ın bir kısmını Gürcülere bir kısmını Ermenilere teslim ettiler. İngilizlerin takip etmek istedikleri siyaset bizim etrafımızda bir düşman çemberi tesis etmek ve hayatı millîyemizi boğmaktan ibaret idi. Bunu şimalden cenuba doğru belirtmek mümkündür.. Gürcü Hükümeti, Ermeni Hükümeti Nesturilerden yapacakları Hıristiyan bir hükümet, Musul&amp;#39;da İngiliz Hükümeti, Suriye şimalinde ve Adana&amp;#39;da Fransız Hükümeti, Antalya&amp;#39;da İtalya Hükümeti, Marmara ve sahillerinde beynelmilel bir hükümet, bir de şimalde Pontus hükümeti. Biz bu çemberin bir kısmını imha ettik. Fakat İngilizler tekrar bunu ikbal etmek ve İslamların Bolşevikler aleyhinde Balkanlarda zuhura gelen âdemi emniyet ve husumetlerimi daha ziyade körükleyerek İslâmları dahi Rusların aleyhine kullanmak ve Hıristiyanları dahi Rusların ve bizim aleyhimize kullanmak şartıyla orada bir Kafkas konfederasyonu teşkil emelinde uğraşmaya başlamışlardır. Buna karşı bir takım tedbirler alınmaya çalışılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti bugünkü şeraite göre Misakı Millîye muhalif bir sulhu kabul ve imza edemez. Bunda mahzurlar vardır. Çünkü böyle ufak bir mesele için değil; istiklâlimizi temin ve müdafaa için Londra&amp;#39;ya giden murahhaslarımızın elindeki düstur da Misakı Millîdir. Bundan sarfınazar edemeyiz dedik. Onlar da bütün cihana karşı bunu müdafaa edeceklerdir. Binaenaleyh diğer taraftan Gürcülerle sulh yapmak isterken bundan fedakârlık yapmak olmaz. Sonra o düstur duçarı zaaf olur. Şimdi bizim, Gürcü sefareti vasıtasıyla Gürcistan Hükümetine tebliğ ettiğimiz şifahî bir nota ki bugünden Ardahan livasını ve Artvin kazasını ihtiva eder. Buraları bize iade ve teslim edecekler. Diğer taraftan Batum limanı ve şehri için ahalisinin reyine müracaatla vaziyeti tespit olunacaktır.. Yani orada da Misakı Millînin emrettiği kaydı ifade ediyoruz. Şimdi bu esas dairesinde ve Misakı Millînin emrettiği bir sulh yapmak isterlerse onu imza edebiliriz. Bu düşünce ile Misakı Milliyi tecelli ettirmek için, Kars&amp;raquo; işgal ettik, Gümrü&amp;#39;yü işgal ettik ve daha birçok yerleri işgal ettik. Bu sırada Ermenistan komünizme olmuştur ve komünist bir Ermeni Hükümeti ortaya çıkmıştır. İtilaf Devletleri ve bu ittifaka dahil olmayan ülkeler, Evliye i selâseye dâhil olan yerlerden çekiliniz demediler; yalnız Gümrü&amp;#39;yü tahliye ediniz dediler. Kars&amp;#39;ın şarkından, şimalinden çekilmesini bize teklif ettiler. Biz bu teklife riayet etmedik ve etmediğimizden dolayı da onlar bizimle muharebe etmediler ve edemediler.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DIANE ARBUS: CENTRAL PARKTAKİ OYUNCAK EL BOMBALI ÇOCUK</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56100</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56100</guid>
      <author>Mahpeyker YÖNSEL,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bireysel kimlik meselesinde toplum, sosyal yaşamda çağdaşlaşmaya ve bilimsel gelişmelere rağmen, bugün halen belirlenen normlar dışında kalanları “öteki” olarak ayrıştırmaktadır. “Öteki” ve “Aynı” kavramları davranış bozukluğunun yanı sıra görünüşte sıra dışı olma ile ilişkilendirilmiştir. Normal fizyolojisinin dışındaki insan bedenine sahip olan kişi, bir hastalığa yakalanmış gibi muamele görmektedir. Bireysel kimlik meselesi, günlük yaşantı içinde insanlar arasında yapılan hiyerarşikleştirme ve ötekileştirme ile günümüz sanatının içinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu konu, sanatçının da ilgisini çekmiş ve sanatçının algısında gelişerek ortaya çıkardığı eserleriyle toplumda tabuları yıkmıştır. Amerikalı fotoğrafçı Diane Arbus, cüceler, eşcinseller, fahişeler, çirkinler, şişmanlar, yaralılar, travestiler, sakatlar, ucubeler, deliler, down sendromlular gibi alt kimlik sahibi modellerinin yanı sıra sirkler, çıplaklar kampı, parklar, akıl hastaneleri, ucuz otel odaları gibi sıradan tematik konularla günlük yaşamın yalın gerçekliğini gözler önüne sermiştir. İlgi çekici modeller ve konular kullanan Arbus, bu özelliği nedeni ile gazete-magazin fotoğrafçısı gibi algılansa da sanat tarihinin önemli ustaları gibi eserlerinde görselliği ön plana çıkaran kompozisyonlarını sanat eseri kurgusu ile inşa eden bir sanatçıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>NEW PUBLIC ADMINISTRATION AND THE PROCESS OF CHANGE IN ETHICAL UNDERSTANDING</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56103</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56103</guid>
      <author>Bekir TAVAS,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmada kamu yönetiminde etik problem tarihsel bir perspektiften incelenmiş ve kamu yönetiminde etik dışı davranışların her dönemde yaygın olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, modern kamu yönetim sistemlerinin kurulması sürecinde gelişen kamu yararı kavramının kamu yönetimi etiğinin gelişimine katkıda bulunduğu anlaşılmaktadır. Yirminci yüzyılda, bazı ülkeler kamu yönetim sistemlerinde etik kodların geliştirildiği ve kamu çalışanlarının davranışları saptırmadan kamu yararına hareket edeceği fikrini benimsemiştir. Bu kabulün merkezi, kamu çalışanlarının davranışlarının dışarıdan belirlenebilmesidir. Ancak, tüm etik kodlama ve yasal yaptırımlara rağmen, kamu idaresindeki etik dışı davranışlar 1970&amp;#39;lerde hızla artmaya başladı. Bu, kamu yönetimi etiği alanındaki akademik merakın artmasına neden olmuştur. Çalışmanın sonunda, kamu yönetiminde etik değerlere duyarlılığın ulusal sınırları geçtiği ve uluslararası bir nitelik kazandığı ve devletlerin kamu yönetiminde etik dışı davranışları önlemek için büyük çaba sarf ettiği görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÜÇ FARKLI DAVRANIŞSAL FİNANS MODELİNİN BİREYSEL YATIRIMCI GETİRİLERİ ÜZERİNE ETKİSİ: BORSA İSTANBUL ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56111</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=56111</guid>
      <author>Hakan YILDIRIM,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırma ile davranışsal finansın üç önemli modelinde yer alan davranış özelliklerinin, bireysel yatırımcıların getirilerine etki edip etmediği ölçülecektir. Davranışsal finans menkul kıymet piyasaların da işlem yapan bireysel yatırımcıların tamamının rasyonel davranmadığını iddia etmektedir. İrrasyonel davranan bireysel yatırımcılar hem menkul kıymet piyasasını hem de kendi getirilerini olumsuz yönde etkilemektedirler. Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul’da işlem yapan bireysel yatırımcıların, davranışsal finansın üç önemli modelinde yer alan ön yargıların elde ettikleri getiriler üzerinde etkilerinin olup olmadığını lojistik regresyon yöntemi yardımı ile gözler önüne sermektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


