






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL), Yıl 2018 Sayı 10</title>
    <link>https://smartofjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1772</link>
    <description>SOCIAL MENTALITY AND RESEARCHER THINKERS JOURNAL (SMART JOURNAL)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Türkiye’de Parasal Aktarım Mekanizmaları ve Döviz Kuru Kanalı Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55854</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55854</guid>
      <author>Celal KIZILDERE,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;2007 yılında başlayıp, 2008 yılında ivme kazanan ve 2009’un sonlarına doğru biten ancak, etkileri küresel boyutta uzun süre devam eden 2008 Küresel Finans Krizi, uygulanan para politikalarının önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Çünkü krizden çıkmak için ilk önce Amerika Birleşik Devletleri (ABD) daha sonra ise diğer başka ülkeler, parasal genişleme yolunu seçmiştir. Bu politika en çok Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilere fayda sağlamıştır. Zira söz konusu ülkelere para akışı olmuştur. Parasal Aktarım Mekanizması (PAM), para politikasının reel ekonomiyi etkileyen kanalları olarak bilinir ve döviz kurlarındaki değişmelerle özellikle istihdam ve üretimin nasıl etkilendiği ile ilgilenir. Türkiye’de uygulanan döviz kuru rejimi göz önüne alındığında, para politikasının yürütülmesinde, parasal aktarım mekanizmaları içinde yer alan döviz kuru kanalının son derece önem arz ettiği görülür. Çünkü döviz kurundaki değişiklikler, üretim ve enflasyon üzerinde farklı etkiler ortaya çıkarabilir. Bu nedenle, son günlerde yükselme trendine giren enflasyon dikkate alındığında para arzı ile faiz oranlarının ve döviz kuru politikalarının, enflasyon hedefi ile uyumlu olması gerekir. Türkiye’de döviz kuru kanalı yanında kullanılan başka parasal aktarım mekanizmaları da vardır. Bunlar arasında faiz kanalı, varlık fiyatları kanalı, kredi kanalı, beklenti kanalı ve diğer varlık fiyatları kanalları sayılabilir. Son zamanlarda yaşanan krizlerle birlikte parasal aktarım mekanizması ile ilgili çalışmaların arttığı görülmüştür. PAM hakkında elde edilen bilgiler arttıkça uygulanan para politikalarının da başarı şansları aynı oranda artmaktadır. İşte bu çalışmanın amacı, parasal aktarım mekanizmaları hakkında literatüre dayalı teorik bilgi vermek ve özellikle kriz dönemlerinde uygulanan para politikalarının etkinliğini artırmak için öneri ve tavsiyelerde bulunmaktır. Ayrıca çalışmada, PAM içinde yer alan döviz kuru kanalına ayrı bir önem verilmiştir. Çünkü çalışmanın odak noktasını döviz kuru kanalı oluşturmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Problems and Prospects for the Development of Cultural Tourism</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55864</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55864</guid>
      <author>Ayan MIRZAYEVA,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;More than a third of a century ago, the International Convention on the Protection of the World Natural and Cultural Heritage was promulgated in Paris, dictated by fear, if not to say, by fear for the preservation of the objects of the material culture of human civilization. They are threatened not so much by natural disasters, natural aging - inevitably a devastating course of time. And not even acts of vandalism or negligence of individual, in general, single unconscious members of society. And much more serious, more destructive forces are a changing mass consciousness in a changing world. Culture is the fundamental basis for the process of development, preservation, strengthening of independence, sovereignty and identity of the people. The identity of the ways of the historical evolution of culture and tourism predetermined the community of new methods of approach to their further development. In most countries of the world there is a process of democratization of culture and tourism, which form an integral part of society. The relevance of the topic is determined by the fact that integration in the pan-European and world cultural processes is necessary, incl. the development of cultural tourism as one of the most promising areas of social and economic cooperation.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sanal Deneyimsel Pazarlamanın Daha Fazla Ödeme Niyeti Ve Şikâyet Niyeti Üzerine Etkisi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55855</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55855</guid>
      <author>Hale ÇOLAKOĞLU,, Nilay KÖLEOĞLU</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Günümüz post modern dünyasında tüketiciler ürün ve hizmetlerin artık sadece işlevlerine göre değil, aynı zamanda ürün ve hizmetlerden elde edecekleri deneyimlere göre de karar vermektedirler. Teknolojik ilerlemeler sonucunda sanal dünyanın hayatımıza girmesiyle birlikte sanal mecrada yaşanan tüketici deneyimleri de önem kazanmaktadır Bilgi ve web teknolojilerdeki gelişmeler deneyimsel pazarlama için sayısız fırsatlar sunmaktadır. İnternetin yaygınlığı sanal deneyimsel pazarlamanın hızla ilerlemesine yol açmıştır. Davranışsal niyet ise, müşterinin alışveriş deneyimlerinin geribildirimine ilişkin tutumlarını kapsamaktadır. Bu tutumlar tekrar satın alma niyeti, ağızdan ağza iletişim niyeti, daha fazla ödeme niyeti, şikayet niyeti vb. şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sanal deneyimsel pazarlama ile daha fazla ödeme niyeti ve şikayet niyeti arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Veriler anket yöntemi ile elde edilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda sanal deneyimsel pazarlamanın bazı alt boyutları ile daha fazla ödeme niyeti ve şikayet niyeti arasında anlamlı ve pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Post Imperial Experience Of National Building On The Post-Soviet Territory (An Example Of Kazakhstan)</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55865</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55865</guid>
      <author>Bibigul Iliyasovna IMANBEKOVA,; Zhazira Zhaylaubekovna KUANYSHBAYEVA , Sandugash Zhaynbaykizi IMANBAYEVA</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;This article gives the detailed analysis about the experience of national rebuilding of Kazakhstan after dissolution of the Soviet empire in the Post-Soviet territorial conditions. And it became actual issue in terms of experience of the Republic of Kazakhstan. About the former Soviet republics under the imperial experience of national development, the following phenomena are considered in the article. Firstly, the national policy of the Soviet Union is the continuity of many elements of an ethnic course of Russian empire. Secondly, it was the circumstance which dissolved the Soviet Union and because of opposition of its non-Russian ethnic groups to imperial character of the Soviet national policy, consciousness of Russian ethnic groups, its leadership in social structure of the Soviet there reveled new research aspects. Accordingly, the attempt of designing of the nations is realized by post-imperial experience of national building in article on the post-Soviet territory in conditions of "a post imperial syndrome&amp;raquo; of Russian Diaspora. All these phenomena were most distinctly shown in experience of national building of Kazakhstan after its independence. The purpose of the article is to analyze the post imperial syndrome in the republic of Kazakhstan and Russian influence is one of the primary factors of interfering national consolidation of the Kazakh society for the development in its interethnic harmony.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Knowledge Management Capability, Entrepreneurial Strategy Making Capability and Organizational Effectiveness: Evidence from Turkey</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55858</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55858</guid>
      <author>Cenk TUFAN,, Özlem Yaşar UĞURLU</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı organizasyonlarda bilgi yönetim yeteneği ve organizasyonel etkililik arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkide girişimcilik stratejisi geliştirme yeteneğinin aracılık etkisini araştırmaktır. Türkiye’de mevcut ve faal durumda olan 18 serbest bölgedeki üretim, patent ve Ar-Ge çalışması yaparak hali hazırda faaliyetlerine devam eden inovatif-girişimci işletmeler bu çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 311 işletmeye mail yoluyla anket gönderilmiştir. Elde edilen bu veriler LISREL 8.8. programı kullanılarak yapısal eşitlik modellemesi (YEM) ile analiz edilmiştir. Yapısal Eşitlik Modellemesi sonucunda, organizasyonel etkililik ile bilgi yönetimi arasındaki ilişki ampirik olarak kanıtlanmakla beraber, girişimcilik stratejisi geliştirme yeteneğinin bilgi yönetimi ile organizasyonel etkililik arasında aracılık etkisine sahip olduğu saptanmı</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlk Orta Ve Lise Yöneticilerinin Yönetimde Etkililik Düzeylerinin Öğretmen Bakış Açılarıyla Değerlendirilmesi (Van İli Örneği)</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55853</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55853</guid>
      <author>Ahmet AKBABA,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırmada, ilkokul, ortaokul ve lise yöneticilerinin yönetimde etkililik düzeyleri konusunda öğretmen görüşlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmada “eğitim yöneticilerinin sahip olmaları gereken yeterlikler” konusunda geliştirilen toplamda 66 maddelik anket uygulanmıştır. Betimsel tarama modelindeki bu araştırmanın çalışma evreni, Van il merkezinde bulunan 2017&amp;ndash;2018 öğretim yılı itibariyle 79 ilkokul, 80 ortaokul ve 35 liseden görev yapan 3742 öğretmenden oluşmaktadır. Van il merkezinde bulunan toplam 194 okuldan, Random yöntemiyle seçilen; 10 ilkokul, 10 ortaokul ve 10 lise olarak toplamda 30 okulda görev yapan toplamda 450 öğretmen örneklem olarak alınmış ve anket uygulanmıştır. Araştırmanın analizi SPSS 18,00 istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonucunda, okul yöneticilerinin; insanlarla iletişim kurma ve etkili biçimde çalışmaları ile deneyimlerini paylaşmada yeterli, ödül verme ve farklı görüşlere saygılı olmada kısmen yeterli, okul işlerini düzenli yürütmede çok yeterli, mezunları izlemede yetersiz oldukları gösterdiği gibi bulgulara ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Phillips Eğrisi Yaklaşımı İle Türkiye’de Enflasyon Ve İşsizlik Arasındaki Nedensellik İlişkisi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55856</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55856</guid>
      <author>Rıdvan KARACAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bir ülkeye ait en önemli makroekonomik göstergelerden biride enflasyon ve işsizliktir. Phillips Eğrisi yaklaşımına göre işsizlikle ile enflasyon arasında ters yönlü ilişki vardır. Bu iddiadan hareketle Türkiye’de enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişki araştırılmak istenmiştir. Çalışma genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. İlk olarak giriş bölümünde konuya ilişkin tanımlara yer verilmiştir. İkinci bölüm olan literatür kısmında konuyla ilgili yerli ve yabancı, farklı ülke ve dönemlere ait araştırmalara yer verilmiştir. Ampirik analiz bölümünde ise önce çalışmada kullanılan ekonometrik metodolojiye ilişkin teorik bilgilere değinilmiş, sonrasında ampirik analize ilişkin sonuçlara yer verilmiştir. Çalışma 2005-2018 dönemi için; bir önceki yılın aylık verileri karşılaştırılarak yapılmıştır.Sayısal analizler için Eviews-9 programından faydalanılmıştır. Çalışmaya ait veriler Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK) web sayfasından alınmıştır. “Granger Nedenellik Analizi”, “Eşbütünleşme Testi” ve “Hata Düzetme Modeli” kullanılarak yapılan çalışmada; değişkenler arasında herhangi bir ilişki bulunamamıştır. Bunun sebebi; makroekonomik değişkenlerin tek bir faktöre bağlı olmayıp birden çok faktörün etkileyebileceği gerçeğidir. Bu bağlamda işsizlik ve enflasyon değişkenlerinin adeta birbirlerinin nedeniymiş gibi gösterilmesi çok da doğru olmayacaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Afişte Yer Alan Tipografik Unsurların Zemin Rengi Açısından Okunabilirlik Analizi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55857</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55857</guid>
      <author>Engin UĞUR,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Afiş; çok sayıda insanın görebileceği yerlerde toplumun bilgilendirilmesi, ürün veya hizmetlerin tanıtılması amacıyla hazırlanan görsel iletişim araçlarından birisidir. Afiş çalışmalarının ilk amacı mesajın açık ve anlaşılır bir şekilde kurgulanması gerektiğidir. Afiş tasarımında kullanılan diğer tasarım elemanları gibi tipografik unsurların da algılanabilirlik yani okunabilirlik hedefini sağlayacak şekilde tasarlanması gerekmektedir. Afişteki tipografik mesaj iletimi, yazıları okunur kılan unsurların bir araya getirilmesiyle sağlanır. Tipografik mesaj görsel açıdan ne kadar anlaşılır olursa, hedef kitle anlamak için o kadar az çaba harcayacaktır. Aksi takdirde mesaj hedefine ulaşamamış demektir. Afişte bulunan tipografik unsurların puntosu ne olursa olsun zemin renginden dolayı algı düzeyinde mutlaka bir etkileşim olacaktır. Günümüzde kapalı alanlarda ve açık alanlarda çok fazla sayıda afişle karşılaşıyoruz. Çoğuna kafamızı çevirip bakma zahmeti bile göstermiyoruz. Bu koşullar altında sadece hedef kitlenin bile dikkatini çekmeyi başarabilmek, ciddi bir çalışma yapmayı gerektirmektedir. Bu nedenle afiş tasarımının diğer unsurları gibi tipografik unsurların okunabilirlik ve estetik performansını oluşturan, yazı sitili, punto büyüklüğü ve renginin çok bilinçli seçimlerle yapılması gerekmektedir. Tasarımda Okunabilirliği etkileyen tüm unsurlar göz ününde bulundurulmalıdır. Bu unsurlardan birisi de yazı rengi ile zemin renginin oluşturduğu kombinasyonun, okunabilirliği ne derece etkilediğinin dikkate alınmasıdır. Makalede ülkemizden ve yabancı ülke afişlerinden rastgele seçilen örneklerde yer alan tipografik unsurların zemin rengiyle oluşturduğu kombinasyonun görsel algı(okunabilirlik) kavramları çerçevesinde değerlendirmesi yapılmıştır. Dünyada ve ülkemizde grafik tasarımın diğer ürünlerinde olduğu afiş konusunda da çok güzel tasarımlar yapılmaktadır. Fakat makalede okunabilirlik açısından yanlışlıkları göstermek adına özellikle sorunlu afişler seçilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğrencilerin Teknolojik Araç Gereç Kullanma Sorumluluklarının Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55859</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55859</guid>
      <author>Mevlüt GÜNDÜZ,, Süleyman Erkam SULAK</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Araştırma kapsamında, Isparta il merkezinde bulunan 4 ilköğretim okulundaki 3. Sınıf öğrencilerinden oluşan çalışma gruplarının hayat bilgisi dersinde teknolojik araç gereç kullanma sorumluluğuna karşı davranışları, tutumları incelenmiştir. Yöneltilen sorulara öğrenciler, teknolojik araç gereç kullanım durumlarına göre cevap olarak ‘her zaman’ , ‘hiçbir zaman’, ‘bazen’ seçeneklerinden kendilerine uygun olanı seçmişlerdir. Cinsiyetlere göre sonuçlar karşılaştırılmıştır. Araştırma sonunda yapılan analizler ile çalışma grubunda bulunan öğrencilerin verdikleri cevaplar frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama (x), standart sapma (SS) ve t- testi olarak ifade edilmiştir. Araştırma sonucunda kız öğrencilerin teknolojik araç gereç sorumlulukları konusunda daha hassas ve olumlu davranışlar gerçekleştirdikleri, erkek öğrencilerin ise kız öğrencilere oranla daha duyarsız oldukları sonucuna varılmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde ise çalışma grubunda bulunan öğrencilerin büyük çoğunluğunun teknolojik araç gereç kullanma sorumluluklarının olumlu olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tedarik Zinciri Ağlarında İnformal Koordinasyonun Belirleyicileri: Türk Metal Mutfak Eşyası Üreten Firmalarda Bir Alan Çalışması</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55866</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55866</guid>
      <author>Arif Selim EREN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Küreselleşme ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak işletmeler tedarik zinciri ağlarını yönetmede güçlük yaşamaktadır (Hameri ve Hintsa, 2009). Bu güçlüğü alt etmek kuralların dışında informal koordinasyonla mümkün olmaktadır. Bu nedenle tedarik zinciri ağlarının örgütsel faktörlerle birlikte incelenmesi gerekmektedir (Singh, 2013). &lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırma Türkiye metal mutfak eşyası bağlamında tedarik zinciri ağlarında informal koordinasyonun belirleyicilerini araştırmayı amaçlar. Yapılan yazın taraması ile önceki çalışmaların konu, yöntem ve bulguları incelenmiştir. Bunlardan bir anket uyarlanmış ve rastgele belirlenmiş 240 kişiye uygulanmıştır. Yazındaki yöntemler kullanılarak analiz edilen veriler uygulayıcılar ve araştırmacılar için pek çok bilgiyi ortaya çıkarmıştır. &lt;p style="text-align:justify"&gt;Araştırma sonuçlarına göre düzenlemeler ve kurallar informal bir koordinasyonun oluşmasını engellemektedir (Ogulin ve Selen, 2005; Ogulin vd., 2012). Ayrıca yetenek bağlılığı ve ilişki düzenlemenin iç etkinliği artırdığı gözlenmiştir (Ogulin vd., 2008; Cox, 2004a; Cox, 2004b). Son olarak tedarik (Bhatnagar ve Sohal, 2005; Hameri ve Hintsa, 2009) ve pazarla ilgili TZY unsurlarının (Zhu ve Sarkis, 2007) dış etkinliği artırdığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencilerinin Üniversite Memnuniyetini Etkileyen Faktörlerin Yapısal Eşitlik Modeli İle İncelenmesi</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55860</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55860</guid>
      <author>Melike ESENTAŞ,, M. Enes IŞIKGÖZ</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışma, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin üniversite memnuniyet düzeyini etkileyen faktörlerin varlığının yapısal eşitlik modeli ile belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu; 2017-2018 öğretim yılı bahar döneminde Batman Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda öğrenim gören ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 307 erkek ve 141 kız öğrenci olmak toplam 448 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, beş alt boyuttan oluşan “Öğrenci Memnuniyet Ölçeği” kullanılmıştır. Çalışmanın yapısal eşitlik modeli sonuçlarına göre; öğrencilerin üniversite memnuniyetlerini en fazla etkileyen faktörün; ölçme ve değerlendirme etkinlikleri, ardından sırasıyla eğitim programları ve öğretim, akademik danışmanlık ve rehberlik, öğrencilere sağlanan hizmetler ve akademik ortam ve öğrenmeyi destekleyici olanaklar olduğu görülmüştür. Modele ilişkin elde edilen değerlerin, tüm faktörlerin üniversite memnuniyet örtük değişkenini açıklamada anlamlı olduğu, modelin uyum indis değerlerinin ise kabul edilebilir değerler içinde kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>CİNSİYETİN SATIN ALMA KARARLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN DAVRANIŞSAL İKTİSAT PERSPEKTİFİNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55861</link>
      <guid isPermaLink="true">https://smartofjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55861</guid>
      <author>Esra KOÇ,, F. Fehime AYDIN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Ana akım iktisat teorisinde tüketiciler, kendi çıkarlarının peşinde koşmaktadır ve karar alırken de akılcı davranmaktadırlar. Yani insani duygulara çoğunlukla yer verilmemektedir. Ana akımın aksine davranışsal iktisat, psikoloji bilimi ve başka bilimlerden de aldığı yardımla yaptığı birçok araştırmada, tüketicilerin karar alma süreçlerinin her zaman rasyonel olmadığını analiz etmekte ve geleneksel iktisat teorisine ters düşen ilginç bulgular elde etmektedir. Tüketicilerin rasyonel karar verememelerinin nedeni birçok faktörün etkisiyle hareket etmek zorunda kalmalarıdır. Bu sebeple davranışsal iktisat, iktisat bilimine yeni bir bakış açısı getirerek, tüketicinin rasyonel kararlar alamayacağını, tüketicinin kararlarında ancak sınırlı rasyonel olabilecekleri görüşünü savunmaktadır. Bilindiği üzere tüketicinin satın alma sürecini etkileyen birçok faktör vardır. Tüketici kararlarlarını rasyonellikten sınırlı rasyonelliğe iten faktörlerin ve bireyi etkileyen psikolojik, sosyolojik, çevresel vb. faktörlerin yanı sıra cinsiyet farlılıklarının da tüketicilerin satın alma kararlarını farklı etkilediğini biliyoruz. Bu çalışmada, davranışsal iktisat ile birlikte sınırlı rasyonellik anlayışının ortaya çıkışını sağlayan şartlardan ve tarihsel süreçten bahsedilmiş ve ayrıca tüketicileri rasyonel davranmaktan alıkoyan bireysel, sosyal ve psikolojik tuzaklar ele alınmıştır. Son olarak, uygulama kısmında yapılan anket çalışmasıyla da Van ilinde cinsiyet farklılığının tüketicilerin satın alma karalarına nasıl yansıdığı davranışsal iktisat bağlamında ele alınacaktır. Van ili bazında uygulanacak olan anket çalışmasıyla, belirlenen değişken faktörlerin ilişki düzeyleri yapılacak analiz sonucunda ortaya konacaktır. Araştırmamızda ağırlıklı olarak kalitatif ve kantitatif araştırma yöntemlerinin kullanılması uygun görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


