Bu çalışma, Fasih Arapça ve Ammice tartışmalarını öğrenci ve akademisyen görüşleri üzerinden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, daha ziyade resmî yazışmalarda, dinî ve edebî çerçevede kullanılan Fasih Arapça ile öğrencilerin dinleme ve konuşma becerilerini istenen düzeye getirmenin mümkün olup olmadığını incelemektedir. Bu bağlamda, Arapça eğitimi alan ve veren bireylerin konuya dair algılarını ve deneyimlerini derinlemesine analiz edebilmek amacıyla nitel araştırma deseninden yararlanılarak bireysel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. Katılımcılar arasında, bir vakıf üniversitesinin Yabancı Diller Yüksekokulu Arapça Mütercim ve Tercümanlık Bölümünde görev yapan bölüm başkanı, bir öğretim üyesi ve belirli bir dil seviyesine ulaşmış olan üçüncü sınıf öğrencileri bulunmaktadır. Araştırma etiği gereği, katılımcı isimleri gizli tutulmuş ve akademisyenler “A”, öğrenciler ise “Ö” koduyla sınıflandırılmıştır. Katılımcılar, Fasih Arapçanın öğretimi, Ammicenin gerekliliği, müfredata dair öneriler gibi konularda kişisel deneyimlerini ve gözlemlerini paylaşmışlardır. Görüşmelerden elde edilen veriler, tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, katılımcıların tamamının, Fasih Arapçanın günlük hayatta iletişim kurmak için yetersiz kaldığına inandığını ortaya koymaktadır. Ayrıca mezuniyet sonrası iş ve sosyal yaşamda Ammiceye hâkim olmanın zorunlu hale geldiği belirlenmiştir. Araştırma, Fasih Arapçanın müfredattaki merkezî önemini sarsmadan, Mısır veya Şam gibi yaygın lehçelerin tamamlayıcı bir ders olarak programa sistematik biçimde entegre edilmesini önermektedir. Bu sayede, öğrencilerin hem akademik ve pratik dil becerilerini geliştiren bütüncül bir eğitim modeline ulaşılabilecek hem de mezunların mesleki yetkinlikleri üst seviyeye taşınmış olacaktır.
TThis study aims to evaluate the debates on Modern Standard Arabic (MSA) and dialects through the perspectives of students and academicians. It examines whether it is possible to bring students’ listening and speaking skills to the desired level using MSA, which is primarily used in official, religious, and literary contexts. In this context, individual interviews were conducted using a qualitative research design to deeply analyze the perceptions and experiences of Arabic learners and instructors. Purposive sampling was used to determine the study group. The participants consist of a department head and a faculty member from the Arabic Translation and Interpreting Department of a foundation university, and third-year students selected for their language proficiency. Due to research ethics, names were kept confidential; academicians were coded as “A” and students as “Ö”. Participants shared their experiences and observations regarding the teaching of MSA, the necessity of dialects, and curriculum suggestions. Data obtained from the interviews were analyzed using thematic analysis. Findings reveal that all participants believe MSA is insufficient for daily communication. Additionally, it was determined that mastering a dialect has become essential for post-graduation professional and social life. The study proposes systematically integrating common dialects, such as Egyptian or Levantine, as complementary courses without undermining MSA’s central role. Thus, a holistic educational model developing both academic and practical skills can be achieved, raising the professional competence of graduates to a higher level.