Bu çalışma, kentlerin mekânsal örgütlenmesinde kamusal ve özel alan arasındaki sınırları bulanıklaştıran “ara mekânlar” olarak pasajları incelemektedir. İlk bölümde, kentsel mekânın gündelik yaşamla kurduğu ilişki tartışılarak, bireylerin kent içindeki deneyimlerini biçimlendiren fiziksel ve toplumsal dinamikler ele alınmıştır. İkinci bölümde ise pasaj kavramı, kamusal dolaşımın özel mülkiyet içinde süreklilik kazandığı, geçiş ve karşılaşma işlevleriyle kent yaşamına farklı bir boyut kazandıran bir ara mekân tipi olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda pasajların, hem ekonomik hem de sosyo-kültürel işlevleriyle kentsel yaşamın yeniden örgütlenmesinde oynadığı rol incelenmiştir. Son bölümde Batı kentlerinde ortaya çıkan pasaj örnekleri ile Türkiye, özellikle de İstanbul’daki 19. yüzyıl pasajları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler, İstanbul pasajlarının Batı’daki örneklerle biçimsel ve işlevsel benzerlikler taşımasına rağmen yerel bağlamın etkisiyle özgün bir kimlik geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, pasajların kent dokusu içinde kamusallık, süreklilik ve toplumsal etkileşim açısından kritik öneme sahip melez mekânlar olduğunu vurgulamaktadır.
This study examines passages as “in-between spaces” that blur the boundaries between public and private areas in the spatial organization of cities. The first section discusses the relationship between urban space and daily life, addressing the physical and social dynamics that shape individuals' experiences within the city. The second section evaluates the concept of the arcade as a type of in-between space where public circulation gains continuity within private property, adding a different dimension to urban life through its functions of transition and encounter. In this context, the role of passages in the reorganization of urban life, both economically and socio-culturally, is examined. The final section comparatively compares examples of passages in Western cities with 19th-century passages in Turkey, particularly Istanbul. The evaluations reveal that while Istanbul passages share formal and functional similarities with Western examples, they have developed a unique identity influenced by the local context. In conclusion, the study emphasizes that passages are hybrid spaces of critical importance within the urban fabric in terms of publicness, continuity, and social interaction.