Osmanlı Devleti mali açıdan para, mücevher ve eşyaların depolandığı padişahın özel hazinesi olan iç hazine ve bütün gelirlerin toplandığı dış hazine olmak üzere iki büyük hazineye sahiptir. Hazine kethüdası, Enderun’a bağlı hazine koğuşunun zabitiydi. Bu göreve padişahın en yakınında bulunan hizmet grubuna has odalı ağalar atanmaktadır. On yedinci yüzyılın ortalarında iç hazineyi idare eden personelin başında hazinedar başı ve onun yanında hazinedar başının yardımcısı olarak hazine kethüdası bulunurdu. Daha sonra hazine kethüdası hazinenin başına getirilerek hazine geir giderlerinin tespiti hususunda sorumlu tutulmuştur. Burada bahsi geçen sahibü’l hayrat, ifadesi hayır yapmak amacı ile meydana getirilen vakıf eser sahibi demektir. Vakıflar, dinî, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan farklı türleri bulunmakla beraber bunlar içerisinde yer alan para vakfına dair uygulamada nakit para vakfedilmekte olup bu suretle vakfa konu olan ana sermaye olduğu gibi korunmakta, para çeşitli şekillerde işletilerek vakıf giderleri için gelir elde edilmekte ve bu gelir vakfiyede öngörülen hizmetlerin finansmanında kullanılmaktadır. 17. yüzyılda kurulduğu bilinen bir para vakfı örneği olarak bu çalışmada ele alınan konu, Hazine Ağası Mustafa Ağa’nın kurduğu vakfın nasıl idare edileceği, hademe-i hayrata verilecek yevmiyeler hakkındaki vakıfnâme suretinin tahliline yönelik olacaktır. Bu sayede Osmanlı vakıf kültürü ve vakıf kurucularının sadece belli bir zümreden ibaret olmadığı toplumun farklı kesimleri nezdinde de vakıf kurucularının mevcudiyetine isabet olunabilmektedir.
The Ottoman Empire had two large treasuries: theinnertreasury, which was the private treasury of the sultan where money, jewels, and belonging swerestored, and the outer treasury where all revenues were collected. The treasurer was the officer of the treasury ward connected to the Enderun. Those appointed to this position were the agas with special rooms who served closes tto the sultan. In the mid-17th century, the head of the personel managing the inner treasury was the chief treasurer, followed by the treasurer's assistant. Later, the treasurer became the head of the treasury. Owner of goodness means the owner of a foundation created for the purpose of doing good. Foundations, while having different types from religious, social, cultural, and economic perspectives, in Money foundations that fall under these categories, the principal capital subject to the foundation is preserved, money is operated in various ways to generate income, and this income is used to finance the services envisaged in the foundation deed. The subject of this study, as an example of a Money foundation known to have been established in the 17th century, focuses on the analysis of the text of the foundation regarding how the foundation established byTreasury Ağa Mustafa Ağa will be managed and the daily wages to be given to the servants of charity.