Türkçe dersinin en önemli yetkinliklerinden biri olan ve okuma-yazma öğretmeyi amaçlayan temel okuma-yazma eğitimi, öğrencinin yazılı dilin işaretlerini sesli olarak okuyabildiği, anlam çıkarabildiği ve duygu, düşünce ve gözlemlerini yazılı olarak ifade edebildiği süreç olarak ifade edilmektedir. Temel eğitimin ilk aşamasında yer alan okuma-yazma öğretimi, erken çocukluk döneminde başlayan dil becerilerine okuma ve yazma yeteneklerinin eklenmesini sağlayan bir süreçtir. Bu süreç, aile ve okulun iş birliği içinde yürütülen dil eğitimi olarak tanımlanmaktadır. İlkokuma yazma öğretimi sürecinde öğrencilerin başarılı olabilmesinde programın büyük bir rolübulunmaktadır. Bu araştırmanın amacı Maarif Modeli İlkokuma Yazma Öğretim Programı’nda yapılan değişikliklerin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan betimsel model kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2024-2025 eğitim- öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda görev yapan 30 ilkokul sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formuna sınıf öğretmenlerinin vermiş oldukları cevaplardan elde edilmiştir. Araştırmanın amacına uygun bir şekilde araştırmacı tarafından 5 maddeden oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Görüşme formunun hazırlanmasında uzman görüşünden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiş ve veri analizinde istatistiksel işlemlerden yüzde kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin %83’ü programın henüz yeterli iyileştirmeleri sağlayamadığını, %67’si harf gruplarında yapılan değişikliklerin başarılı olduğunu, %87’si harflerin yazılış şekillerinde yapılan değişikliklerin uygun olmadığını ifade etmiştir.
One of the most significant competencies of the Turkish language course is the teaching of reading and writing, which is referred to as basic literacy education. This process involves the student's ability to read aloud written symbols, derive meaning from texts, and express emotions, thoughts, and observations in written form. As a component of early primary education, the teaching of reading and writing adds literacy skills to the language abilities that begin to develop during early childhood. This process is defined as a language education carried out in cooperation between the family and the school. The success of students in the initial literacy instruction process is largely influenced by the structure and content of the educational program. The aim of this research is to examine primary teachers’ views on the changes made in the Initial Literacy Teaching Program within the Maarif Model. A descriptive model, one of the qualitative research methods, was used in the study. The study group consists of 30 primary school primary teachers working in schools affiliated with the Ministry of National Education during the 2024–2025 academic year. The study group was determined using a convenience sampling method. The data were obtained from the responses given by primary teachers to a semi-structured interview form. A semi-structured interview form consisting of five items was prepared by the researcher in line with the purpose of the study, and expert opinions were utilized in its development. The data obtained from the research were analyzed using content analysis, and percentages were used as part of the statistical analysis. As a result of the research, 83% of the primary teachers stated that the program has not yet achieved sufficient improvements, 67% found the changes made in letter groups to be successful, and 87% stated that the changes made in the shapes of letters were not appropriate.